Yazdır Arkadaşına gönder
Hediye Selda YılmazGülümse

Hadi gülümse bulutlar gitsin
İşçiler iyi çalışsın, gülümse
Yoksa ben nasıl yenilenirim
Belki şehre bir film gelir
Bir güzel orman olur yazılarda
İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Sazlarım vardı, ırmaklarım vardı çok
Çakıl taşlarım vardı benim
Ama sen başkasın anlıyor musun?
Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm
Tüm şehir bana küskün
Bir kedim bile yok anlıyor musun?

İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse.

Kemal Burkay


Yıllar önce Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan Almanya gezisi yapmıştım. Yaşamımdaki ilk yurt dışı gezimdi. Benim iklimim üç saatlik bir uçak yolculuğu ile değişivermişti. İzmir'in ılık ve güneşli günlerinden kuzey Almanya'nın soğuk ve yağışlı baharına ulaşmıştım. Bir yılda ikinci kez baharı yaşayacaktım. Bu çok güzel bir ayrıcalıktı. İzmir'de bahar kısacıktır, bilirsiniz. Bir ay bile sürmez, hemen yaza geçilir. Daha sonra başka ülkelere gidince İzmir'in iki mevsimi olduğunu anladım. Bahar ve yaz.

Almanya gezisi bol yağmurlu, az güneşliydi. Buna karşın doğanın güzelliği ve Almanlar'ın doğa sevgisi beni büyülemişti. Güneşli günlerde Almanlar'ın parklarda mayo giyip güneşlenmesini görünce çok şaşırmıştım. Güneş özlemi ve gereksinimi insanlara böyle çözümler ürettirmişti.

Bir akşam yeğenimle varyete gösterisine gitmiştik. Salonun açık olan yan kapılarından gelen hafif serinlik beni üşütmüştü. Yeğenim salondaki bir görevliye kapının kapatılması rica etmişti. Kapıyı kapatan müdür gülümseyerek bize yaklaşıp; "Hanginiz Akdenizli?" diye sormuş ve bütün gözle bana dönmüştü. Yeğenim İzmir'den konuk geldiğimi ve üşüdüğümü belirtmiş, bu esintide üşüyen birinin olsa olsa Akdenizli olacağını düşünen müdür gülümseyerek yanımızdan uzaklaşmıştı. Böylece Akdenizli olduğum Almanya'da onaylanmıştı.

O ana kadar ?Akdenizli Olmak" veya ?Akdenizlilik" kavramlarını hiç düşünmemiştim. Benim önceliğim hep Anadolulu olmaktı. O günden sonra çok düşündüm. Akdeniz ikliminde yaşıyor ve bu kültürle iç içeydim. Bana yakıştırılan bu ünümü çok sevdim ve hemen benimsedim. Akdenizliliğimi daha sonra gittiğim soğuk ülkelerde de üşüyerek ve güneşi özleyerek sık sık anımsadım. Gerçekten nedir bu Akdenizli Olmak? Önce bu ünüme kaynaklık eden Akdeniz adlı denize bir bakalım:

İngilizce adı Mediterranean Sea. Bu da Latincedeki Mediterraneustan (Medi: Orta + terra: Toprak, yer) gelmektedir. Yunancada Mesogeios. Arapça'daki karşılığı ????? ?????? ??????? (El Bahre-l Ebyedu'l-Mutavassit) ?ortada yer alan beyaz deniz" anlamındadır. Romalılar da Mare Nostrum derler ki bu da  "Bizim Deniz" anlamına geliyor.

Halikarnas Balıkçısı "Hey Koca Yurt" adlı eserinde Akdeniz'i şöyle anlatır:

Akdeniz, kimi gece plankton denilen mikroskobik yaratıkların suda yüzerek sevişip çoğalmasıyla öylesine uyanıp aydınlanır ki suyun her damlası, zindan karanlığında bir elektrik ışığı damlacığı kesilir.

...

Aşkla çakan küçük yaratıklardan dolayı, karanlıkta Akdeniz boylu boyunca ışıklı bir can engini, yüzlerce kulaç derinliğince de bir can uçurumu olur. Yaşamın ışıklar içinde titreşimidir, hayatın ağaran şafağıdır bu.

...

Akdeniz'de de enginin ışığı göklere vurur da sanki" Gece" uykusunda uyurken hayatın düşünü nur içinde görür de hayatı sayıklar. İşte bu yüzden Akdeniz, Akdeniz (Bahr-i Sefid) adını alır.

Akdeniz'in kapısı olan Akdeniz Boğazları, efsanesel ve tarihsel anılarla yüklüdür. Yüklü de ne demek? Adeta çınlar!

...

Akdeniz, binlerce yıldır Asya, Avrupa ve Afrika kültürlerinin ortasında bir buluşma, kaynaşma yeri olmuştur. Savaşlar, göçler, çekişmeler, söylenceler denizidir aynı zamanda. Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerin yaşamını ve kültürel özelliklerini benzeştirir. Bu gün "Akdeniz kültürü" kavramından söz edebilir miyiz? Ne dersiniz? Çok katmanlı, çok kültürlü benzer yönleri olan bir "Akdenizlilik"tir bu. Benim de en çok sevdiğim bu olsa gerek. Aynı denizin farklı ama birbirini besleyen ve zenginleştiren kültürler sofrası diyebilir miyiz?

Bu sofrada kime sorsak herkesin kendine göre bir "Akdenizlilik" tanımlaması olacaktır.

Akdenizli olmak; benim için öncelikli olan güneşli günlerin çokluğudur. Akdenizli, soğuğu, bulutlu havayı sevmez. Güneş ve ılık havalar onun iklimidir. Yağmur, kış mevsiminin konuğudur. O da arada bir gelir. Kar ise on yılda bir yağar ve herkes şaşırtır. Çocuklar ?kar görme" keyfini bu on yıllarda yaşarlar. Göremeyenler karlı yerlere gezmeye götürülür.

Beslenmenin Akdenizli olma durumuna bir göz atalım: Sebze ve meyvesiz gün geçiremez bir Akdenizli. Sebzede ve meyvede güneş kokusu arar Akdenizli. Sebze ve meyvede bu koku yoksa turfandadır ve dudak bükülür, pek yenmez. Yenirse de zoraki olur.

Bu gün "Akdeniz mutfağı" adıyla anılan bir mutfak kültürü en sağlıklı beslenme yöntemi olarak benimsenmektedir. Zeytinyağı mutfağın demirbaşıdır İncir, zeytin ve üzümdür Akdeniz. Ocak sonundan haziran başına kadar bir enginar şölenidir. Bir tutku durumunu alır enginar buralarda. Enginarla yatılır, enginarla kalkılır. Bu konu uzar gider, burada keselim.

Hep dışarıda olabilme özgürlüğüdür. Hatta yazları yıldızlara bakarak balkonlarda yatabilme keyfidir. Sokaktır, parktır, pikniktir, kapı önü sohbettir. Deniz, güneş, kum üçlüsünün altı ay süren keyfinden hiç söz etmeyelim isterseniz.

Yaz akşamları imbatı balkonda beklemektir. Yanında kavun, peynir bir de rakı olursa tamamdır keyifler. Keyfine düşkündür Akdenizli. Her fırsatı değerlendirir. Bütün yaz bir kutlama ve şölen havasında geçirilir.

Akdenizli; neşeli ve yaşam severdir. Dostlarıyla birlikte, olmayı eğlenmeyi sever. Konukseverdir. Düğünde ve cenazede birlik oluverir. Tasada ve kıvançta bazen aşırılıklar da sergiler. Yaşam dertlerini pek kafaya takmaz, taksa da kendine göre takar. Yaz yağmuru gibi gelip geçici tasalardır onunkisi.

Sokrates'e sorarlarmış nerelisin diye. O da dünyalıyım dermiş. Ben Anadolu'da doğdum onun çamuruyla yoğruldum. Akdeniz'de büyüdüm ve yaşıyorum. Ancak kalbim Dünya'da atıyor. Yani Anadolulu, Akdenizli ve dünyalıyım.

Ben çok sevdim Akdenizli olmayı. Sahi siz ne kadar Akdenizlisiniz?

Tarih: 22/10/2017
379 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri