Yazdır Arkadaşına gönder
Ağır itham...
Ayşe Başak Kaban
Ayşe Başak Kabanİtham çok ağır... Ben onun yerinde olsaydım o günün gecesinde uzun uzun düşünürdüm. Kalabalığın ortasında gencecik bir öğrenci başına gelebileceklerden hiç çekinmeden çıkıp bağırdı; “ Cumhuriyet yok edicilerini üniversitemizde istemiyoruz!”

İtham çok ağır işte... Öğrenciler AKP Hükümetinin, o hükümetin başında olan Recep Tayyip Erdoğan’ı Türkiye Cumhuriyeti için bir tehdit olarak görüyorlar. Demokrasinin beşiği kentlerine gelmesinden rahatsız oluyor, bu rahatsızlığı da basın açıklaması yaparak, pankart açarak, arkasından bağırarak gösteriyorlar. O genç insanlar için bu hükümet ve hükümetin başı laik cumhuriyet için ciddi bir tehdit. Bir hükümet "yok edicilik" ile suçlanıyorsa bu ciddi bir iştir. Oturup düşünülmesi gerekiyordur. Demek ki bu ülkede taze yandaş liberallerden, yandaş medyadan, çıkar amaçlı günlük siyasetlerden hoşlanmayan tüm bunlara karşı dimdik ayakta durabilen onurlu ve yürekli genç insanlar var.

Bu ülke insanları çok uzun zamandır "eğitimsizleştir, fakirleştir, yönet!" siyaseti üzerinden yönetiliyor. Bakın okullar açıldı. Devlet okullarına bedava ders kitabı dağıtmakla övünen AKP Hükümeti Milli Eğitim’den birkaç müfettişi okullarda gerçekleştirilen sınıf toplantılarına yollasınlar. Kaç okulda o dağıtılan kitaplar okutuluyor? 100 lira ile 250 lira arasında değişen rakamlarda özel kitap parası toplanıyor velilerden. Öğretmenler Milli Eğitim'in dağıttığı kitapları yetersiz buluyor, dağıtılan binlerce kitap kapağı açılmadan çöpe atılıyor.

Kurs, dershane ve özel öğretmen tasasına çoktan düştü veliler. Getirilen yeni sistemde başarılı olup sınav kazanmanın tek yolu bu çünkü... Okul sadece bir tefferruat... Bu ülkede paran varsa çocuk okutabiliyorsun. Çocuğun senin paranın değeri oranında okul kazanabiliyor. Milyonda bir çıkan fakir ama başarılı çocuklar sadece bir masal kahramanı.

50 kişilik sınıflarda çocuklar, eğitim görmüyor, boş vakitlerini değerlendiriyorlar. Genel kültür yoksunu, yakın tarihten bihaber, matematik özürlü bir nesil yetişiyor. Zaten amaç da bu... “Cehalet mutluluk getirir”... Hem yönetenler, hem yöneticiler açısından halkın cahil olması iyidir. Arada bir seçim yapıp; “Sen seçtin bak... Aferin sana, biz senin temsilciniz, al şu bulguru git, sonra yine görüşürüz...” diyorlar. Halk memnun... Allah inancı olan sözde "halk çocuğu" temsilcileri ile gurur duyuyor...

Oysa bu halk hak ettiği eğitimi almış, geçim sıkıntısı derdinde olmayan bir millet olabilseydi; 1994 yılında belediye başkanlığına başlarken tüm serveti yalnızca 5 bin 110 lira olan Tayyip Erdoğan’ın servetini 2005 yılına kadar nasıl olur da 355 kat arttırdığını sorgulayabilirdi. Ve dünyaca ünlü Forbes Dergisi’nin en zengin liderler sıralamasında 8. olmasını hayretle karşılardı. Çünkü bilirdi ki bu ülke dünyanın en zengin ülkeleri arasında 55. sırada... Komşu Yunanistan 27...

O nedenle ben buradan tek başına dimdik durup da AKP Genel Başkanı'nı protesto eden genci kutluyorum. Her anlamda yok edici olan bir hükümetin sistemine dahil olmadığı için. Belki, birilerinin kulağına bir küçük uyarı olmuştur.

Tarih: 1/10/2009
9371 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri