Yazdır Arkadaşına gönder
A'dan Z'ye Mısır ve Nil gezisinden notlar - 3
Hediye Selda Yılmaz
Hediye Selda YılmazA'dan Z'ye Mısır ve Nil gezisinden notlarımı paylaşmayı sürdürüyorum...

Cam: Bazı araştırmacılar, cam üretiminin Antik Mısır'da başladığını, önceden düşünüldüğü gibi Yakın Doğu'da başlamadığını iddia ediyor. Bazı araştırmacılar tersini düşünüyor. Cam üretimini ilk kez kimlerin yaptığı kesin değil. Ancak eski Mısırlılar da üfleme cam eşya yapımında oldukça başarılılar. Müzelerde gördüğüm cam eserler bunun en güzel kanıtıdır. Mısırlı rehberimiz camın Eski Mısır buluşu olduğunu söyledi.

Eski Mısırlılar camdan çok çeşitli eşyalar üretebildiler. Fakat işlemin tüm üretim süreci boyunca bağımsız olarak yürütülüp yürütülmediği çok net değildir. Ham camı kendilerinin üretip üretmediği de bilinmiyor. Külçe halinde dışarıdan getirmiş, işlemiş de olabilecekleri düşünülüyor. Eski Mısırlılar'ın her zaman Yakın Doğu uygarlıkları ile ticari ilişkileri vardı.

Cam eşyalar yapma konusunda teknik ustalıkları olduğu gibi, tamamlanmış camın rengini belirlemek için eklenecek mineraller konusuna da yabancı değillerdi. Sarı, kırmızı, yeşil, mavi, pembe ve beyaz renkleri elde edebiliyorlardı ve camı, şeffaf ya da opak olarak yapabiliyorlardı.

Cam, Eski Mısır'da Firavunların ve seçkin sınıfın kullanabildiği lüks eşyalar arasındaydı.

Günümüzde camdan üfleme tekniği ile parfüm şişesi, koku tedavisi kandilleri ve süs eşyaları üretilmektedir.

Çay: Mısırlılar çayı çok seviyorlar. Mısır'da çay yetişmiyor. İngiliz yönetimi döneminde Mısırlılar İngilizler'den çayı öğrenmişler.

Çay demleme yöntemleri bizden farklı. Büyük cam fincanlarına bir kaşık toz çay atıp üstüne kaynar suyu ekliyorlar. Birkaç dakika sonra da içiyorlar. Ayrıca demlikte de çay demleniyor. Ferahlatıcı etkisinden dolayı naneli çay tüketimi yaygın.

Carter, Howard: Howard Carter 1874 yılında İngiltere'nin başkenti Londra'da, Kensington semtinde dünyaya geldi. Mısır'da arkeoloji çalışmaları yapıp, Sir F.Petrie'nin Tell el-Amarna kazılarına katılan (1892) Howard Carter, Mısır hükümeti tarafından Eski Yapıtlar Müdürlüğüne atandı. Teb kazılarına katılıp (1910) Mısır kraliçesi Hatşepsut'un mezarının bulunmasında önemli rol oynadıktan sonra Lord Carnarvon'la iş birliği yaparak Teb'de Krallar Vadisi'nde araştırmalara başladı. Tutankhamun'un mezarını keşfetti (1922). Fakat bu keşiften sonra talihsizlikler yaşadı. Mısır Antik Çağ Servisi  ile çok ters düştü. Times gazetesine verdiği bilgiler yüzünden Mısır basını onu hiç sevmedi. Yaşamının son yıllarında yoksulluk çekti.

Mısır Bilimine en büyük katkısı yeri bilinen ancak bir türlü bulunup soyulamayan Tutankamon'un mezarını bulması ve araştırmalar yapmasıdır. En önemli iki eseri:

- IV. Thutmosis'in Mezarı (1904)
- Tutankamon'un Mezarı (ilk iki cilt 1923; 3.cilt 1933)

Champollion, Jean - François: (Doğumu:23 Kasım 1790 Figeac-Fransa, Ölümü:4 Mart 1832 Paris Fransa) Champollion öğrenme konusunda üstün yeteneklere sahipti. On bir yaşında Latince, Yunanca ve İbraniceyi öğrendi. On üç yaşında Arapça, Süryanice, Geldanice ve Koptça'yı öğrendi. Neye el atsa karşısına Eski Mısır çıkıyordu. On yedi yaşında Eski Mısır'ın tarih haritası taslağını hazırladı. Yirmi yaşında anadili hariç 20 dili biliyordu. Champollion'un eski Mısır yazısına olan merakı çocukken Rosetta Taşı* hakkında bir şeyler öğrendiğinde başladı. Bir gün "Ben hiyeroglifleri çözeceğim. İyi biliyorum bunu" dedi. Rosetta Taşı üç dilli krallık bildirisi olan bu taş Napolyon birlikleri tarafından Reşadiye'de bulunmuştu. Hiyerogliflerin deşifre edilmesinde kilit rol oynadı.Champollion1824 yılında Rosetta Taşını çözümleyerek hiyerogliflerin önce Fransızca 'ya sonra da diğer dillere çevrilmesinin yoluna açtı.1828-1829 yılları arasında Mısır'da yoğun bir hiyeroglif inceleme ve araştırmaları gerçekleştirdi. Ölümünden sonra kardeşi tarafından basılan Eski Mısır dili ve yaşamı üzerine iki kitap yayınlandı.

*Rosetta Taşı daha sonra ayrıntılı şekilde anlatılacaktır.

Çelebi, Evliya: 25 Mart 1611'de İstanbul'da doğdu.1682 yılında öldü. İyi bir eğitim almış, edebiyat ve müzikle ilgilenmiş, hoş sohbet ve nüktedan bir kişidir. Yaşamının 42 yılını gezilere ve gezi yazılarına ayıran Evliya Çelebi, Seyahatnâme'nin onuncu cildinde Mısır ve Sudan'ı (Nübye) anlattı. Bu eserinde Kahire ve Nil üzerine de oldukça ayrıntılı bilgiler vermiştir. Ayrıca Nil ve çevresinin bir haritasını çıkardı.

Bu harita 18. Yüzyıl'dan bu yana Vatikan'da Biblioteca Apostolica Vaticana'da korunmaktadır. Eski Türkçe hazırlanan Nil haritası, iki bilim insanı Robert Dankoff ve Nuran Tezcan, Dürr-i bî-misîl în ahbâr-ı Nîl (Nil'in Bilgileri Üzerine Benzersiz İnci) adıyla yayına hazırladı. Evliyâ Çelebi'nin Nil Haritası, Seyahatnâme'nin onuncu cildini daha iyi anlamak, Osmanlı haritacılığının bilinmeyen bir ürününü ortaya çıkarmak ve doğumunun 400. yılında Evliyâ Çelebi'ye sunulmuş hoş bir armağan olmak adına 2011 yılında yayımlandı.

Kişiliği, cesareti ve eserleri ile hayran olduğum gezgin ve yazar Evliya Çelebi'nin izinde kısa süreliğine de olsa Mısır ve Nil'de gezmek benim için özel bir anlam içerir. Bu nedenle burada anmaktan mutluluk duyuyorum.

Tarih: 9/5/2019
947 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri