Yazdır Arkadaşına gönder
9 Eylül'de İzmir'e bayrağımızın ilk çekildiği nokta
Alahattin Gürırmak
Alahattin Gürırmak9 Eylül'de İzmir'e bayrağımızın ilk çekildiği nokta

Kadifekale Yangın Kulesi

Bugünkü idari bölünüşe göre Konak ilçesi sınırlarında büyüdüm. 1984 yılında Konak ilçesi kurulmadan önce bu kesim has İzmir, Öz İzmir'dir. Bugün Agora ören yerinin doğu sınırında 1980'de teröristlerin yaktığı Misak-ı Milli İlkokulu'nda okudum. Sonra İzmir Ticaret Lisesi'nde öğrenim gördüm, ki Konak ilçesi sınırlarındadır. Dolayısıyla İzmir doğduğum yer değil, ama doyduğum, eğitildiğim yer olarak vefa borçluyum.

Ziyaret ettiğim İzmir'i Sevenler Platformu Başkanı değerli Sancar Maruflu ağabeyimin kütüphanesinden okumak için bir kitap aldım... Büyüdüğüm sokakları yazan bir İzmirli öğretmenin “Günler boyunca hatıralar” ismini verdiği, 1955 yılında basılan bu kitapta semtimizle ilgili ilginç ayrıntılar gözüme çarpıverdi... Kendi kendime, “Alaattin, bunu herkesin bilmesi gerekir, özellikle de yerel yöneticilerimiz... Belediye Başkanları, sonra da Milli Eğitim müdürlerimiz, sonrada tabii ki her İzmir'in kurtuluş günü 9 Eylül'ü yazan, dizi yazısı yapan gazeteci meslektaşlarım” dedim...

Uzatmayayım, üç yıl önce Kadifekale yamaçlarının batı aşağısındaki Ballıkuyu Mahallesi'nin bazı sokakları malum heyelan nedeniyle çöküyordu. Ben de her gazeteci gibi Temmuz ayının 40 kusur derece sıcağında oraya fotoğraf çekmekle görevlendirildim çalıştığım gazetede... Bazı evlerinin kentsel dönüşüm projesiyle boşaltılan bu kesimde fotoğraflamayı bitirdikten sonra hemen yakınındaki Kadifekale Yangın Gözetleme Kulesi personeline sığındım... Neden mi? hem gölgelik oluşu, hem de bir bardak su içebilir miyim diye...

İçerideki itfaiye erlerini pişti oynarken buldum... Can sıkıntısından öyle vakit geçiriyorlardı... Allah razı olsun, itfaiye erlerinden suyumu içtim, gölgede soluklandım... Sonra bir baktım yangın kulesi yüz yıldan önce inşa edilmiş... Hemen bir iki kare fotoğrafını çektim... Öyle ya, “Ne olur olmaz, yarın bir gün yıkarlar... Elimizde ecdadımız Osmanlı'nın mimari estetik açısından özenle inşa edip diktiği yangın kulesinin görüntüsü bari bulunsun” dedim...

İşte 87 yıl önce Konak İlçesi İkiçeşmelik Caddesi, meşhur Mumcu Kahvesi sokağında oturan ve 9 Eylül 1922 günü henüz 16 yaşındaki İzmirli öğretmen Naci Gündem, kaleme alıp yazdığı hatıralarıyla dolu kitabının 71, 72 ve 73. sayfalarında şöyle diyor:

“Gün 9 Eylül; sabah saat 08.00... Sinirler adamakıllı gergin, sanki evlerimiz birer kafes ve biz de onların içinde kuşlar gibiyiz. Evimizin penceresinden, Kadifekalesi'ne doğru göz gezdiriyorum... Tam İnkilap Okulu'nun hizasındaki küçük yangın kulesine baktığım zaman, hasreti bütün bir milleti yakan ve ebediyete kadar bir daha göremeyeceğimizi söyledikleri ay yıldızlı bayrağımızı ilk olarak çekilmiş görüyorum... Bu inanılmayacak büyük hadise karşısında birdenbire şuurumu kaybetmiş gibiydim...

Saat 10.00 : Ay yıldızlı kalpaklarıyla öncüler Halkapınar'ı geçtiler... Kordon'u nal seslerine boğarak yıldırım gibi geçiyorlardı..
Konak önünde: Süvariler bu tarihi meydana geldikleri zaman içlerinden bir yüzbaşı koşarak evvela kışlaya, oradan da Hükümet Konağı'na şerefli bayrağımızı çekiyor... ”


Yine kurtuluş gününe ait, başka bir kaynak kitapta gördüğüm bilgilerin ışığında yangın kulesine Türk bayrağını çekenler olduğunu tahmin ettiğim kumandan ve askerleri hakkındaki bir kaydı sizlere sunuyorum:
“...Şehrin emniyet ve inzibatını sağlamak, Yunan’ın kaçış yönlerini kontrol altına almak amacıyla Kadifekalesi’ne göderilen Binbaşı Reşat komutasındaki 4. Süvari Alayı birlikleri Kale’ye Türk Bayrağı'nı dikiyorlar.”

Bu yazılandan anladığıma göre, Kale yolundaki yangın kulesine bayrağımızı çekenler Binbaşı Reşat Bey ve süvarileri olmalı. [*]

Söylemek istediğim şu: Madem ki gören gözlere göre 9 Eylül sabahı ilk bayrak çekilen yer, günümüzdeki tarihi Kadifekale Yangın Kulesidir... Sonra Konak Meydanı'ndaki 1950'li yıllarda yıkılan askeri meşhur Sarı Kışla, en sonda Hükümet Konağı'mızdır... Niçin bir törende tarihi Kadifekale yangın kulemizde yapmıyoruz?... Çok mu zor, çok mu masraflı olur? Hem 24 saat şehrimizi bekleyen bu itfaiye erlerine hem de İzmir'in unutulmuş yüzünde ikamet eden mahalle sakinlerine bir moral motivasyon olmaz mı?..

Sağlıcakla kalın...

Kaynakça:

- Günler boyunca hatıralar, Naci Gündem, İzmir, İhsan Gümüşkaynak Matbaası, 1955, Sayfa 71, 72, 73
- Dumlupınar’dan İzmir’e esen kasırga, Aslan Tufan Yazman,Yörük Basımevi, 1971, Sayfa 79

Tarih: 21/9/2009
7594 kez okundu
   Yazdır Arkadaşına gönder
YAZARIN DİĞER YAZILARI
İzmir Kent Haritası İzmir Nöbetçi Eczaneleri