Ana Sayfa Kent-Yaşam yazıları Neslihan Perşembe Kulakoğlu 3. İzmir Sefarad Kültür Festivali sizleri bekliyor

3. İzmir Sefarad Kültür Festivali sizleri bekliyor

İzmirli olup Havra Sokağı’ndan geçmediyseniz bu kenti tam anlamıyla tanımıyorsunuzdur. Bu sokakta canınız balık çeker, turşu çeker, peynir çeker, helva çeker. Bir anlamda kutsal lezzetler barınağıdır. Kemeraltı’nın üç semavi dinle ilgili tarihi ibadet yerlerinin güzelliği ayrıdır. Konak’ta üç semavi dinin sembolünün yer aldığı mermer taş da bunun göstergesidir. Benim kuşağımda, çocukluğumuzda ailelerimiz genelde mahallesindeki ibadet yerini tercih ettiği için, Kemeraltı’na alışveriş ya da gezmek için gelirdi. 

Çocukken sokak isimlerini de pek düşünmezdik. Oysa ki özellikle eski dönemlerde genelde bir sokağın ismi, o sokağın tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneğini de ele verirdi. Havra Sokağı’nın da adıyla kendini ele veren bir yanı vardır. Buradaki sinagogların varlığından 90’lı yılların sonuna doğru haberdar oldum. Gazeteci-yazar-şair Yaşar Aksoy’un düzenlediği İzmir turunda bu sinagogları gezdim. Etkilenmiştim. Çocukluğumdan bu yana alışveriş için geldiğimiz sokakta, meğerse 10’a yakın sinagog varmış. Bizans Dönemi’nden beri var olan İzmir’in en eski, tarihi sinagogu Etz Hayim Sinagogu, bu sinagoglardan biri. 29 Kasım akşamı eşimle iki açılışa; Etz Hayim Sinagogu ve 6 Aralık’a kadar sürecek olan 3. İzmir Sefarad Kültür Festivali’nin açılışına katıldık. 

Kemeraltı turizmine katkı

İzmir Sefarad Kültür Festivali Kurucu Direktörü Nesim Bencoya, gecede yaptığı konuşmada bu iki açılışın birbirinden bağımsız olmadığını, birbirleriyle iç içe geçmiş iki olayın bir bütünü olduğuna dikkat çekti. Sinagog turları, konferanslar, Sefarad müziği, Türk Sefarad müziğinden dinletilerle festivalin, Sefarad kültürünü korumak, tanıtmak için yapıldığını, tarihi sinagogların da bu amaca hizmet ettiğini söyledi. Festivalin üçüncü yaşında sadece İzmir’de İzmirliler tarafından değil yabancı temsilcilikler tarafından da önemsenmesinin, tüm Akdeniz Havzası’nda sadece İzmir’de var olan Sefarad Kültür Festivali’ne artı değer de kattığını belirterek, “Bu festivalin İzmir’in, Kemeraltı’nın turizmine de, dünyadaki yerine de çok büyük katkısı olacağını düşünüyoruz” dedi. 

Hanuka Bayramı/Işıklar Bayramı

İzmir Musevi Cemaati Vakfı Başkanı Avram Sevinti, açılışta yaptığı konuşmada “sefarad” kelimesi üzerinde durdu. “Sefarad”ın İbranice’den gelen bir kelime olduğunu söyledi. Kelime anlamının İspanya olduğunu belirterek, “Sefaradi de İspanya’dan gelenler, yani bizler. Bizler hepimizin bildiği gibi 1492’de Sultan II. Bayezid’in kabul etmesiyle buralara geldik ve 500 küsur senedir buradayız” dedi. Avram Sevinti, 500 küsur senenin içerisinde son 15 yıla kadar genelde Yahudi toplumunun biraz içine kapanık, dışa çok açık olmayan bir hayat sürdüregeldiğine dikkat çekerek, “Bundan 15 yıl önce çok ciddi kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalarda baktık ki, geniş toplum üyeleri, Yahudiler hakkında çok da olumlu şeyler düşünmüyorlar. İşin enteresan tarafı bunu düşünen insanların büyük çoğunluğu hayatlarında hiç Yahudiler ile karşılaşmamışlar. ‘Bu kadar içimize kapanık yaşıyorsak belki bir yanlış yapıyoruz’ diyerek dışa açılmak istedik. Gerek İstanbul’da gerek İzmir’de bu tür festivaller, tanıtımlar yapıyoruz” diye konuşmasını sürdürdü. Avram Sevinti, akşamın bir başka özelliğinin de “Hanuka Bayramı” olduğunu, bu bayramda bir mucizenin gerçekleştiğini, “Işıklar Bayramı” olarak da bilindiğine değindi. “Bir ay sonra da yeni bir yıla gireceğimizi düşünerek yeni yılın hepimize, milletimize ve bütün dünyada ışıklar içinde geçirmesini, ışıklar getirmesini diliyorum” diyerek Etz Hayim Sinagogu’nun restorasyonunda katkıda bulunan, yardımcı olan İzmir Kalkınma Ajansı’na, Amerikan Büyükelçiliği’ne, Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ve Büyükelçiliği’ne, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Konak Belediyesi’ne ve Natan Hayim’e teşekkür etti. 

Festivale uluslararası boyut

Abdül Batur, Tunç Soyer, Avram Sevinti

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, Etz Hayim Sinagogu’nun restorasyonunda büyük bir emek olduğunu söyledi. Geçen yıl pandemi nedeniyle festivalin yapılamadığını belirten Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, bu yıl pandemiye rağmen gerçekleştirilebilen festivalin çok renkli olduğunu, sergiler, konserler, film gösterimleri, araştırmacıların ağırlanacağı etkinliklerde “Tüm İzmirli hemşehrilerimizi aramızda görmek istiyoruz” diye davet etti. Emeği geçen herkese teşekkür etti. Konak’ın tarihi zenginliklerini hatırlatan Başkan Abdül Batur, “Bu toprakları 1492’den beri vatan bilen Sefaradların da kültür hazinemize katkıları çok büyük” dedi. Sanat ve edebiyata yansımaları, mutfağıyla Sefarad Kültürü’nün İzmir denilince ilk akla gelen boyozundan da söz açarak, “Kültürümüzün bu zenginliğini hem tanıtmak hem de yaşatmak görevimizdir” diye sözlerini sürdürdü. Bundan sonraki hedeflerinin festivale uluslararası bir nitelik ve nicelik katmanın en büyük hedefleri olduğuna dikkat çeken Batur, “Ayrıca festivalimiz bizim tarihten ince ince süzüp kazandığımız, birlikte yaşama kültürümüzün de en önemli göstergelerinden biri haline gelecek. Tüm farklılıklarla birlikte, uyum içinde, dost ve kardeşçe yaşamaktan daha büyük bir zenginlik olabilir mi?” dedi.

Bir kişinin bile İzmir’den ayrılmaması

Festival etkinliğine “Gerçekten heyecan verici bir an” diye söz eden İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, kişisel tarihinde bu havraların çok önemli bir yeri olduğunu belirtti. Ahmet Piriştina’ya danışmanlık yaparken, bu bölgelerdeki havraların restorasyonu için çabalarına değindi. İzmir’in diğer kentlerden farklı özelliğinin birlikte yaşama kültürü kapsamında başarısı olduğunu vurguladı. Soyer de birlikte yaşama kültürünün en güçlü biçimde var olma nedeninin çok renkli, çok nefesli bir toplum oluşundan ileri geldiğini belirterek, “Musevi Cemaati’nin de bu hamurda çok ciddi bir payı var” dedi. Tunç Soyer, “Toz kondurmamak, bu erozyonu durdurmak, bir kişinin bile daha İzmir’den ayrılmaması için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Bu festivalin de buna vesile olmasını diliyorum” çağrısıyla festivalin daha geniş kitlelere duyurulması için ellerinden geleni yapacaklarını belirtti. Soyer, “Avram Bey’in sözleriyle konuşmamı bitireyim: Bu karanlık, kasvetli günler inşallah yeni yılda son bulur ve Işıklar Bayramı tüm topluma hakim olur” diye konuştu. 

Konak Belediyesi ve İzmir Musevi Cemaati Vakfı’nın ana sponsor olduğu, Almanya Federal Cumhuriyeti Başkonsolosluğu, Fransız Kültür Merkezi, Yunanistan Başkonsolosluğu, İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı, Kentimiz İzmir Derneği, Dostlar Fırını, Hezarfen Film Galeri’nin katkı koyduğu 3. İzmir Sefarad Kültür Festivali, canlı bir performans ile sürdü. Sefarad Müziği dinletisiyle birlikte dansçılar da izleyenleri büyüledi. Hevra Sinagogu’ndaki kokteyldeki ikramların başında boyoz yer aldı. 

Bat-mitsva fotoğraf sergisi

Festival açılışı öncesi Etz Hayim Sinagogu girişinde gezdiğimiz Barbara Yoaf’ın “Bat-Mitsva” adlı fotoğraf sergisi etkileyiciydi. Yahudi geleneğinde 12 yaşına basan kız çocuklarının “Bat-Mitsva” adındaki dini törenle yetişkinliğe geçtiklerinin kabul edildiğini öğrendik.

Sergide okuduğumuz yazıda bu törenler sonrasında kız çocuklarının dini sorumlulukları olduğunu “Bat-Mitsva” fotoğraf serisinin de bu ritüele hazırlanan kız çocuklarının, çocukluk ve ergenlik arasında, arafta kalma hallerini yansıttığı bilgisini edindik. Ustaca çekilmiş fotoğraflar da bunun göstergesiydi. Eşimin yaptığı araştırmada “Bar- Mitsva”nın da Yahudi geleneğinde 13 yaşına gelen oğlan çocukları için aynı amaçla yapılan dini tören olduğunu da öğrendik.

Hezarfen Film Galeri 

Nihan Bencoya-Nesim Bencoya (Nesim Bencoya’nın Facebook sayfasından alınmıştır)

3. İzmir Sefarad Kültür Festivali’nin açılışındaki bu güzel etkinliklere aynı fakültede okuduğum, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Film Tasarım Bölümü Kurgu Ses ve Görüntü Yönetmeni Anasanat Dalı Öğretim Görevlisi Nihan Bencoya’nın davetiyle gittik. Nihan DEÜ GSF’de öğretim görevlisi olarak yaptığı güzel çalışmaların yanı sıra Nesim Bencoya ile Hezarfen Film Galeri çatısında da güzel projelere imza atıyorlar. Cannes, Hamburg gibi festivallerden kişilerin yer aldığı bir danışma kurullarının olması, İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında Sinema Burada Festivali’nin danışmanlığı, Uluslararası Antalya Film Festivali’nin uluslararası program direktörlüğü, İzmir’de Avrupa Filmleri Haftası, Bağımsız Türkiye Sinemaları İzmir Buluşmaları, Konak Belediyesi ile işbirliğinde bağımsız yabancı filmleri izleyici ile buluşturma gibi önemli etkinlikler bunlar arasında… Kısacası İzmir’de sinemaya can veren kişiler arasında başı çekiyorlar. 

3. İzmir Sefarad Kültür Festivali’nin güzel açılış gecesi sonunda geçmişe gittim. Ortaokul yıllarımdaki iki sevdiğim arkadaşımı Lilian ve Selma’yı hatırladım. Din dersine girmiyorlardı çünkü inançları farklıydı. İnançları farklı olabilirdi ama birbirimizden hiç farkımız yoktu. Bunu çocuk yaşta iyi bilir, birbirimize önyargısız, sevgiyle, neşeyle yaklaşırdık. Hepimiz; tüm çocuklar gibi tertemizdik. Bu nedenle çocuklardan öğreneceğimiz çok şey var. Yıkımların, acıların, savaşların hüküm sürdüğü zamanlarda en başta çocuklara bakalım. Baktığımızda göreceğiz ki Yusuf, Yasef, Joseph aynı bahçenin, tek dünyanın çocukları. Bilime, sanata, barışa el veren her inanç da, özgünlüğüyle satın alınamayacak bir zenginliğin mirası.

Fotoğraflar: Hasan Kulakoğlu – Neslihan Perşembe Kulakoğlu

3. İzmir Sefarad Kültür Festivali ile ilgili etkinlik programına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz…

RELATED ARTICLES
- Advertisment -
 

EN ÇOK OKUNANLAR