Politi Şaraphanesi’nden Akın Pasajı’na

Havra Sokağı, Kaşer (Helal) gıda üretiminin yapıldığı ve satıldığı hareketli bir alışveriş merkeziydi. İzmir Yahudileri inançları gereği et, balık, tavuk, yoğurt, peynir, yumurta gibi benzeri gıda ihtiyaçlarının önemli bir kısmını Havra Sokağı’ndan temin ederlerdi. Diğer yiyeceklerde olduğu gibi şarap üretimi de Kaşer kurallarına uygun olarak bu sokak ve civarında üretilirdi. 

Şaraplık üzümün bağda dikiminden toplanıp sıkılması, mayalanıp şarap yapılması ve şişelenmesi Kaşer kurallarına göre kentlerde yapılırdı. Şarap üretim yerleri, üzümün geldiği bağlar, şarap üretiminde çalışanlar hahamlar ve gözetmenler tarafından denetlenirdi. 19. Yüzyıl’da kırk yıl İzmir Yahudi cemaatinin hukuki ve dini liderliğini üstlenen (1788-1869) Rav Hayim Palaçi’nin verdiği fetvalar bu kuralları doğrulamaktadır. 

“Köylerde meyhane açmak ve şarap üreterek kentlerde satmak yasaktır. Çünkü köylerde şarap üretimine nezaret edebilecek uzmanlar mevcut değildir. Şarap kentlerde Hahambaşılık yetkilileri tarafından Kaşerut kurallarına uygun olarak üretildikten sonra köylere gönderilmelidir. Yahudi olmayan gıda üreticisi ile ortak olmak ve ticari ilişki kurmak yasaktır. Pesah’ta tüketilen siyah üzümler, asla tüccarlardan satın alınmamalıdır. Kullanılacak üzümlerin dalından toplandıktan sonra doğal şartlarda kurutulup temiz (yeni) çuvallara doldurulmasına nezaret edilmelidir.”(1) “Museviler Hıristiyanlar’ın ürettiği şarabı içmezler, çünkü bizzat kendilerinin yapması gerekir.”(2) 

Tarihçi Dr. Siren Bora’ya 19. Yüzyıl’da Havra Sokağı’nda faaliyet gösteren esnafları ve içki imalathanelerini sordum, şu bilgileri verdi:

1- Politi Şaraphanesi 2- Etz Hayim Sinagogu 3- Aslan Yasef’in Meyhanesi

 “Havra Sokağı’nda 1855 yılında Kasap Rahami’nin iki adet kasap bir adet tahinci dükkânı, 1895 yılında Samuel Alazdraki’ye ait şarap üretim yeri, yine aynı yıllarda Devita Kori, Elya Politi, 1896 yılında Avram Alazdraki, Samuel Kori ‘nin işlettiği üzüm damıtma imalathanesi, 1910 yılında Nesim Levi’ye ait meyhane bulunmaktaydı. Elimizdeki belgeden, o alanda okula ait vakıf arazisinin yer aldığı anlaşılmaktadır. 

1895 tarihinde ise günümüzdeki Akın Pasajı’nın bulunduğu yapıda Halifa Politi’ye ait şarap fabrikası kurulmuştur. 1871 tarihli belge, Akın Pasajı arazisinin okula ait vakıf arazisi olduğu bilgisini vermektedir. O halde arazi 1895 yılında Politi’ye kiralanmış ya da satılmış olmalıdır. Pasajın girişinde yer alan üzüm salkımı figürü ve İbrani takvimiyle yazılı olan 5660 (1900) tarihi de sözünü ettiğimiz şarap fabrikasına aittir. İzmir Yahudi Cemaati için kaşer şarap üretimi önemlidir. Şarap Fabrikası, aynı zamanda cemaatin kaşer şarap gereksinimini karşılamaktadır. 

Bu yapı, 1968 tarihinde Kunduracılar Pasajı’na dönüştürülmüştür. Yine Havra Sokağı üzerinde yer alan Albayrak Pasajı’nın yeri ise, Hevra (Talmud Tora) Sinagogu’nun hemen arkasına denk gelmektedir. Hevra Sinagogu’nun arkasındaki bahçe, 20. Yüzyıl’ın ilk çeyreğine değin, Havra Sokağı’na açılmaktadır. Anlaşıldığına göre, Cumhuriyet döneminde bu arazi satılmış ve üzerine Albayrak Pasajı inşa edilmiştir. 

Havra Sokağı dediğimiz Pazar yerinde 1940’lı ve 1950’li yıllarda tütün, incir ve üzüm mağazaları vardır. En ünlü mekânlardan biri ise Akın Pasajı’nın yanında yer alan Aslan Yasef’in Meyhanesi’dir. Bu sokak o dönemde, aynı zamanda meyhaneler sokağı olarak da tanınmaktadır. 1871 tarihinde Haci İbrahim’e ait olan meyhanenin yeri, Havra Sokağı’nda ve Etz Hayim Sinagogu ile Popularya Okulu’nun arkasındadır. Bu yer tahminen, bugünkü Akın Pasajı’nın bulunduğu yere oldukça yakın olmalıdır.” (3)

 Politi Şaraphanesi’nin pasaja dönüşmesi

Germencik esnaflarından Mehmet -İbrahim Helvacı Kardeşler 1928-1929 yıllarında Basmane’de Anafartalar Caddesi ve 1272 Sokak’a cephesi olan eski bir handa helva imalathanesi açarlar. Kardeşlerden İbrahim Helvacı 1940‘lı yılların ortasında ortaklıktan ayrılıp, Havra Sokağı’nda kemerli kapısının kilit taşında üzüm salkımı bulunan, şarap fabrikası olarak bilinen dikdörtgen planlı ahşap çatılı duvarları kaba taş ve tuğla örülü binayı helva imalatı yapmak için satın alır. 

İbrahim Helvacı tarafından işletilen helva fabrikası bir müddet sonra oğlu Ahmet Helvacı tarafından bisküvi fabrikasına dönüştürülür. 1950 yılında dünyaya gelen oğlu Akın Helvacı’nın adıyla üretime geçen bisküvi fabrikası bir süre sonra Balıkesir’e taşınır. Arkasından boşaltılan eski şaraphane binası küçük hacimli dükkânlara bölünüp ayakkabıcı esnafının yoğunlaştığı pasaja çevrilir. 

Şarap fabrikası olarak tasarlanan tarihi yapının dış duvarları kısmen özgünlüğünü korusa da iç mekânda şarap imalatından kalan üzüm sıkma ve depolama ve şişeleme birimleri iş değişikliği nedeniyle yapılan tadilatlarla kaldırılır. Politi Şaraphanesi batı yönünde Etz Hayim Sinagogu, Aslan Yasef’in meyhanesi ile bitişik durumdadır. Etz Hayim Sinagogu ile Politi Şaraphanesi’ni bir birinden ayıran dar koridorun, güneyde Havra Sokağı’na, batıda Aslan Yasef’in meyhanesine, kuzey yönünde 927 Sokağa geçit verdiği düşünülebilir… 

Şaraphanenin Etz Hayim Sinagogu’na bakan ve özgünlüğünü koruyan tuğla örülü kemerli pencereleri batı duvarında günümüzde de belirgindir. İzmir’de aynı avluya açılan dünyada ikinci örneği olmayan sinagoglar örmeğinde olduğu gibi, sinagog ve şaraphanenin yan yana olması bu mimari birlikteliği önemli kılmaktadır… Özetle, Havra Sokağı’nda bulunan ve her gün önünden binlerce insanın geçtiği şaraphane binasının tarihini Akın Pasajı’yla başlatmanın doğru olmayacağını, binanın öyküsüne şaraphaneyi de ilave edip hanın girişine “Halifa Politi Şaraphanesi” levhasının çakılmasının doğru olacağını düşünüyorum.

Havra Sokağı düzenlenmesi sırasında bina cephelerinin önünü kapatan elektrik ve üst örtü direklerinin ve tarihsel görüntüyü bozan eklentilerinin kaldırılmasını umut ediyorum. Havra Sokağı’nda zamana yenik düşen yıkılsa da kurtulsak denilen ve onarım bekleyen yapıların öyküleri araştırılıp özgün değerleriyle korunursa tarihi sokağa ve kentin belleğine hareket ve zenginlik kazandırır. Restorasyon sırasında Şaraphane’den kalma izlerin ortaya çıkması sürpriz olmayacaktır… 

Not: Değerli araştırmalarını benimle paylaşan tarihçi Dr. Siren Bora’ya teşekkür ederim.

Kaynaklar:

(1) Dr. Siren Bora. “Hahambaşı Hayim Palaçi (1788-1868) ve İzmir Yahudileri.” İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent kitaplığı
(2) İzmir gezisi Antoine Galland’ınbir elyazması (1678) Çeviren Erol Üyepazarcı.İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayını.
(3) Dr. Siren Bora belgeliği.

Fotoğraf: Atilla Özdemir
Arşiv fotoğraf: Sertaç Sezer arşivi
Hava fotoğrafı: Nesim Bencoya