Ali Var’ın Gözleri

Emekli Tanrı *
bende derinde
her yere uzanan bir kök
var

bende insandan
daha derin bir şey

kalbim emekli bir tanrı
unutmuş hükmetmeyi

bende bu dünya
bende ötesi

kaybeden aklın
savuruyor kendisini boşlukta

daha fazlasıyım insanın

Fotoğrafla yoğun ilgilendiğim 2013-2014 yıllarında sergileri de izliyordum. Bir gün sosyal medyada bir fotoğraf sergisi duyurusu gördüm. Sıra dışı bir afiş ve duyuruydu. Afişte “1+40 “Ali” Fotoğraf Sergisi / Tahir ÜN, Ali VAR” yazıyordu. Açıklamada Ali Var’ın bedeninin yüzde 85’ini kullanamayan ALS hastası olduğunu ve bu fotoğraf sergisini engellilik ve ALS hastalığı ile ilgili bir farkındalık yaratmak için açtıklarını yazıyordu.

Ali Var’ın afişteki fotoğrafına baktım, kaldım. Afişte, Ali Var gözlerini yukarıya çevirmiş sevgiyle bakıyordu. O gözler ışıl ışıldı. Yaşama sevinci taşıyordu. Bana sözcüklerin ötesinde bir şey anlatıyordu. Epey bir düşündüm. Beynimde fırtınalar esti. Bir ALS hastası ortak bir fotoğraf sergisi açıyordu. Bu sergi yalnızca bir sergi değil, bir sosyal sorumluluk projesi, bir farkındalık etkinliği amacını taşıyordu. Böyle bir duyuruyu ilk kez görüyordum. Neden, nasıl, niçin, ne zaman soru sözcükleri kafamın içinde dönüp duruyordu. Sorularımın yanıtlarını sergiye giderek bulacağımı düşündüm. Bu sergiye mutlaka gitmeliydim. Ancak ben bu sergiye bir türlü gidemedim. Gidemediğim için çok üzüldüm. Neler kaçırdığımı düşünerek hayıflandım.

Hayat hep sürprizlerle doludur. Ummadığın anlarda insanı gülümsetir, şaşırtır. Ali Var ile 6 ay sonra İnciraltı Kent Ormanı’nda uygulamalı fotoğraf eğitiminde karşılaştım. Nasıl sevindiğimi ve şaşırdığımı anlatamam. Sergisine gidemediğim Ali ile birlikte fotoğraflar çektik. Arkadaş olduk. Daha sonra da sosyal medya üzerinden Ali Var’ı izledim.

Hiç durmadı Ali Var. Neler yaptı neler, kısaca özetleyeyim:

Türkiyeli ve Ermenistanlı gençler arasında barış köprüsü oluşturmayı amaçlayan “Aynı Gökyüzünün Altında” adlı projede birlikte yer aldık. Ali Var bu projeye hem mektubu, hem de video filmi ile katkı koydu.

Çeşitli illerde fotoğraf sergileri gerçekleştirdi. Fotoğraf sevdası sürüyor. Salgın bitince hâlihazırda bekleyen bir nü fotoğraf sergisi açacak. Online gerçekleşen bir söyleşide yeni projesinin manzara fotoğrafları çekmek ve bir sergi açmak olduğunu açıkladı.

Ali Var, 2019 yılında Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu tarafından “Yaşama Fotoğraf İle Tutunanlar“ kategorisinde ödül aldı.

Fotoğrafçı, aktivist ve video sanatçısı Tahir Ün, 2016 yılında Ali Var’ın kızıyla olan diyalog sürecinin duygusal bir dille anlatıldığı kısa video çalışması hazırladı. “Baba Dili” adı verilen bu film, uluslararası düzenlenen çeşitli film festivallerinde gösterildi. Bu film, 2017 yılında Sırbistan’da düzenlenen 15. Uhvati Film Festivali’nin 8 ödülünden biri olan “En Güçlü Mesaj Ödülü “ne değer görüldü.

Ali Var şu an ALS-MNH Derneği İzmir Şubesi’nde yönetim kurulu üyesi olarak çalışıyor. ALS hastalığı ile ilgili farkındalık yaratmak için çeşitli etkinliklere katılıyor. Her yıl dernek bünyesinde düzenlenen pikniklerde yer alıyor. Senaryolarını yazdığı kısa oyunlar bu pikniklerde oynanıyor.

6 Mayıs 2019’da Gediz Deltası semalarında sulak alanların korunmasının gerekliliği, engellilik ve ALS-MNH hastalığı ile ilgili farkındalık yaratmak için motorlu yamaç paraşüt ile uçtu. Böylece çocukluk hayalini gerçekleştirme mutluluğunu da yaşadı.

Benim bilemediğim, izleyemediğim daha nice etkinlikte yer aldı. Üretti, paylaştı, katkı koydu. Özetle Ali Var fotoğrafçı, aktivist, oyun yazarı, dernek yönetim kurulu üyesi.

Ali Var şu an tıbbi olarak yüzde 98 engelli. Engelleri yaşama inadı, aklı ve azmiyle aştı, aşmaya sürdürüyor. Soluk aldıkça daha neler yapacak, izleyip göreceğiz.

Dünyaya Ali Var’ın gözleriyle ve gönlüyle bakabilenler O’ndan çok şey öğrenebilirler. Ben o şanslılardan biriyim. Ne mutlu bana. İyi ki Ali Var ile tanışmışım.

Ali Var, ben bu yazıyı beynimde mayalarken sosyal medyada bir şirini yayınladı. Böylece Ali Var’ın şair yönünü de keşfetmiş oldum. Sözlerimi bu şiiri ile bitiyorum.

KAYBOLUYORUM

Gördüklerim anlamını yitiriyor yokluğunda,
Kör kütük sarhoş oluyorum, bomboş sokaklarda,
Susmaya bile mecalim yokken,
Kayboluyorum, yağmura hasret topraklarda…
Ah, hele o duyduklarım yok mu? O duyduklarım.
Ağır geliyor aciz bedenime,
Her sözün bir ok misali saplanırken yüreğime,
Kayboluyorum, sabahı olmayan gecelerde…
Ne garip değil mi? Ne acı,
Ne seninle mutluyum, ne de sensiz huzurlu
Neler saçmalıyorum yine, ne bu halim derken,
Kayboluyorum, gözlerindeki sevgisiz bakışlarda…
Renklerim birer birer soluyor hayatımda,
Siyah esir alıyor ruhumu, hissizleşiyorum,
Hırçınlaşıyorum, öfkeme yenik düşüyorum,
Ve ben kayboluyorum. Ben kayboluyorum…

Ali VAR
07.02.2014

(*) Sevgiliyle Daimi Konuşma/Müesser YENİAY-Şiirden Yayınları 2017

RELATED ARTICLES
- Advertisment -
 

Most Popular

Recent Comments