Karidi Efendi Kimdir?

İzmir basın tarihi araştırmaları yapmasaydım bu soruyla ilgilenmezdim. Karidi Efendi’yi, 1868-1881 yıllarında İzmir’de Rumca ve Türkçe yayımladığı süreli yayınlarıyla biliyoruz.[1] Ancak, Kara Sinan dergisi üstüne bir incelemeye girişip yazıların birçoğundaki tartışmaları değerlendirince, özellikle kimliğine ilişkin sataşmaları okuyunca Karidi Efendi’yi [Grigorios Karydis- Grégoire Carydis] daha yakından tanımak /tanıtmak için yeni bir araştırmaya giriştim.

Karidi Efendi’nin çıkardığı, İzmir’de Türkçe yayımlanan ilk eğlence ve karikatür dergimiz olan Kara Sinan’da [No.1-34, 3 Haziran 1875 – 16 Mart 1876] [2], İzmir’in   ilk Müslüman/Türk gazetecisi, Devir (6 Eylül 1872/19 Nisan 1873) ile İntibâh (-?-Haziran 1875/-?-Mart 1876) gazetelerinin yaratıcısı Mehmet Salim Bey [3] ile aralarındaki tartışmalar hemen dikkatleri çeker. Bu tartışmalara, Tanzimat dönemi basınımızın önemli adı,  yayımladığı gülmece ve karikatür dergileriyle basın tarihimizde özel bir yeri olan Teodor Kasap’ın [4] dergisi Hayâl’de, Karidi Efendi’nin yaşamına, kimliğine ilişkin oldukça sert eleştirileriyle katıldığını görürüz. Çalışmamızda örnekleyeceğimiz bu eleştirilerinde, Yunanistan’da bir manastırda papaz olan Karidi’nin, İzmir’e neden geldiğini anlayamadığını, gazetecilik yapan papazın bu işi de eline yüzüne bulaştırdığını, yaşamındaki bilinmezlikleri, karanlık noktaları kimi açık kimi kapalı aktarımlarla anlatmaya çalışır. 

Karidi, bu eleştirilere Kara Sinan’da, doğrudan, açık bir yanıt vermez. Çoğu hakaret içeren tümcelerle, kendince Teodor Kasap ile alay etmeye, onu karalamaya çalışır. Sonuçta, Karidi Efendi’nin, İzmir günlerine ve basın tarihimizde etkin olduğu 1869-1881 yıllarına ilişkin karanlık noktaların olduğu bugün biliniyor. Yaşadığımız pandemi günlerini, Kara Sinan incelememle geçirdim. Elinizdeki makale, bu incelememin bir parçası. Ayrıca sürdürdüğüm İzmir basın tarihi araştırmalarım için Başbakanlık / Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nden edinip okuduğum yüzlerce belgeden, yaşam öyküsü üstüne çok az bilgimiz olan Karidi Efendi’ye ilişkin olanları burada değerlendirerek Grigorios Karydis’in  [Karidis-Karidi] yaşamını, İzmir günlerini bir parça olsun aydınlatacağımızı düşünüyorum.

Papaz Gazeteci Karidi Efendi İzmir’de / 1864 – Temmuz 1881 

Eleni Gara, yararlandığımız makalesinde,  Karidi’nin gazetesi Nea Smyrni‘nin [Yeni İzmir] 5 Temmuz 1876 günlü sayısında,  “yazdığı küçük bir yorumda, oniki yıldır Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşadığını, sekiz yıldır da gazeteci olduğu” [5]  bilgisini verdiğini aktarır. [6] Bu bilgiye göre Karidi Efendi’nin 1864 yılında İzmir’e geldiğini, gazeteciliğe de 1868’de (?) başladığını söyleyebiliriz. Ancak Karidi’nin, Yunanistan’dan İzmir’e neden geldiği, gazeteciliğe başlamadan önce İzmir’de nelerle uğraştığına ilişkin -şimdilik- doyurucu bir bilgimiz yok. 1864’den Neologos Gazetesi’nde çalışmak üzere Temmuz 1881’de İstanbul’a gidişine [7] değin İzmir’de 17 yıl yaşayan, 13 yıl da gazetecilik yapan Karidi’nin, Osmanlı Arşivi’ndeki izini belgelerle, gazete ve dergilerdeki tartışma yazılarıyla değerlendirelim.

Osmanlı Arşivi’ndeki Grigorios Karydis / Karidi Belgeleri

Osmanlı Arşivinde gördüğümüz Karidi Efendi’ye ilişkin ilk belge, 17 / 29 Aralık 1869 tarihli, imzasını taşıyan Fransızca bir mektup.[8] Dönemin padişahı Sultan Abdülaziz’e övgülerle seslenen, uzun, ağdalı giriş bölümüyle dikkatleri çeken, gereğinin yapılması için Aydın Valisi Veli Paşa’ya [ Veliyy-üd-dîn Rıf’at Paşa – Temmuz 1869 – Ekim 1870 -?-] [9] sunduğu mektubunda, “Grégoire Carydis”, Rumca yayımlayacağı, “haftada iki kere çıkacak” Ionie / İonia / İyoni / İyonya Gazetesi için izin ve destek istemektedir:

“Ekselans 
Aşağıda  imzası bulunan, saygıdeğer Hükümdarımız İmparatorluk Majestelerimizin iyilik ve aydınlık talepleriyle dolu niyetlerinin ve ayrıca özgürlük ve eşitlik ilkelerine vermeyi bildiği dikkate değer önemin hevesli bir hayranı olan ben, ekselanslarının asil ve cömert arzularının takdirine, soluk ışığımca, katkıda bulunmak amacıyla, İmparatorluk Hükümeti’nin basın hakkındaki yönergelerine uygun şekilde, bu şehirde, ‘Ionie’  başlığı altında, Yunanca yayınlanacak ve Majesteleri Sultan’ın cömert girişimi sayesinde yürürlüğe konulan toplumsal refah ilkelerini açıklayarak, Osmanlı İmparatorluğu’nda oturanları bilgilendirecek olan, siyasî bir gazete kurmaya karar vermiş  bulunuyorum. 
‘Ionie’ haftada iki kere çıkacak olup, geçici olarak P. Marcopulo’nun matbaasından basılacaktır. 
Dolayısıyla, işbu dilekçemi Ekselanslarına takdim ederken, kendilerinden bu gibi durumlarda gereken yetkiyi elde edebilmek için gerekli işlemleri yapmasını rica ediyorum. 
İşbu dilekçemi takip edeceğinden emin olarak, şükran ve minnettarlık dolu duygularımı da peşinen kabul etmelerini Ekselanslarından rica ediyor ve Ekselanslarının en alçakgönüllü ve en itâatkâr hizmetkârı olmaktan onur duyuyorum. 

İzmir, 17/29 Aralık 1869
Grégoire Carydis

Aydın Vilayeti Genel Valisi Ekselans Veli Paşa’ya”

Aydın Valisi Veliyy-üd-dîn Rıf’at, Karidi’nin, dönemin resmi yazışma diline hemen hiç uymayan, neden Fransızca yazıldığına ilişkin sorularla(!) bütünlenen dilekçesini iki ay kadar sonra, “Hariciyye Nezâretine” gönderir. 12 Mart 1870 günlü, “hiçbir değeri olmayan kulunuzun dileğidir” başlıklı bilgi yazısındaki açıklamalarından, İzmir’de oldukça iyi tanındığı anlaşılan Karidi Efendi’nin, kimliği, kişiliği üstüne ilginç bilgiler ediniyoruz:   

“Hariciyye Nezâret-i Celîle-yi Cânib-i Âliyesine  /  Numero: 76

Ma’rûz-ı Çâker-i Kemîneleridir ki 

Yunan Devleti teb’âsından Grigor Karidi nâm kimesnenin Matbûât Nizâm-nâmesine tevfîk-i hareket etmek üzere İzmir’de İyoni nâmile bir gazete tab’ ve neşr eylemek arzûsunda / bulunduğundan usûlü ve emsâli vechle ruhsat i’tâsını bâ varaka istid’â eylemesini ve egerçe kendüsü de zâten Yunanî olması ve pek de emniyyet olunur takımdan bulunmaması cihetle öyle / gazete tab’ ve neşrine ruhsat i’tâsı mahzûrdan gayr-i sâlim gibi görünüyor ise de varakasının makâm-ı celîl-i cenâb-ı nezâret-penâhîlerine takdîmini musırren istid’â etmekle bu bâbda müteallik / buyurulacak irâde-i âlîye-yi hıdîvîlerine tevfîk-i hareket olunmak üzere varaka-i mezkûresi lafzen arz ve takdîm kılınmağla ol bâbda emr  ü fermân hazret-i men lehü’l-emrindir.

Fî 9 Zi-l-hicce sene 286 / Fî 28 Şubat sene 285 [12 Mart 1870, Cumartesi]
Mühür: Veliyy-üd-dîn Rıf’at”
 [10]

1869-1870 yılı İzmir’i… Dönemin resmi yazışma dili diyelim… Ancak Türkçemize hiç benzemeyen, yapıntı bir dilin aktarımıyla,  “Yunan Devleti teb’âsından Grigor Karidi, Basın Tüzüğüne uyarak… usulüne uygun verdiği dilekçesiyle İzmir’de İyoni adında bir gazete basıp yaymak arzusunda… gerçi kendisinin de zâten Yunanlı olması ve pek de güvenilir takımdan bulunmaması yönüyle öyle  gazete basıp yaymaya ruhsat / izin belgesi verilmesi, sakıncalı olacak gibi görünüyor ise de dilekçesinin bakanlığınıza sunulmasını ısrarla, yalvararak istemekle…” tümcesi, Rum “milletinden”  olmayan / Osmanlı yurttaşı sayılmayan Karidi’ye, Bâb-ı Âlî’nin de aynı yargılarla baktığını ve İyoni Gazetesi’nin yayımlanması için  Osmanlı Arşivi’ndeki belgelere göre,  “ruhsat” verilmediğini görüyoruz:

“Bi-mennihi Teâlâ [Tanrının yardımıyla]

Hariciyye Nezâret-i Celîlesi Cânib-i Âliyesine     /  Numero 76

Arîza-yı Çâker-ânemdir 

Adem-i müsâadeyi şâmil cevâb.  

Fî 17 Zi-l-hicce sene 86″ [20 Mart 1870, Pazar] [11]  

“Fî 21 Zi-l-hicce sene 86 [24 Mart 1870, Perşembe]

Aydın Vilâyetine Emr-nâme-yi Sâmî

Yunanlı Grigor Karidi’nin İzmir’de tab’ ve neşr edeceği gazeteye müsâade olunmamasına dâir cevâben.  

Aydın Vilâyetine Cevâb-nâme-yi Sâmî

Yunanlı Grigor Karidi’nin İyoni [İonie] nâmıyle İzmir’de tab’ ve neşr etmek arzusunda bulunduğu gazete hakkında ruhsat i’tâsını hâvî / takdîm eylediği varakasının irsâl olunduğu ifâdesine dâir 9 Zi-l-hicce sene 86 târîhi ve yetmişaltı numerosu ile mirkamen vârid olan / tahrîrât-ı devletleri ile mezkûr varaka mütâlaa kılındı. Bu adamın zâten Yunanlı olması ve pek de emniyyet olunur takımdan bulunmadığı / sûret-i iş’âr vâlâlarından müstebân olarak şu hâlde istid’âsına müsâade olunması mahzûrdan sâlim olamayacağından kendisine cevâb / i’tâsı lâzım geleceği beyânile cevâb-nâme-yi senâ-verâne terkîm kılındı efendim.” [12]

Sadrazamlık makamı, Hariciyye Nezâreti ve Aydın Vilâyeti arasındaki yazışmalar, Osmanlı yönetimince İyoni Gazetesi’nin çıkışına ilişkin “ruhsat” / yayın belgesi verilmediğini gösterse de Osmanlı arşivindeki belgelerden, Karidi’nin, Haziran 1870’de, ilginç bir biçimde İyoni’yi, yayımladığını anlıyoruz. 

2 Temmuz 1870 günlü, İzmir Valisi Veliyy-üd-dîn Rıf’at’ın, Dışişleri Bakanlığına yazdığı belgedeki bilgilere göre, Karidi ve gazetesi İyoni için, “dilekçesindeki isteklere uygun koşulları taşımadığı, hükümete başvurmadan izinsiz gazete çıkaramayacağı bildirildiği, yayınladığı yalan yanlış haberlerin yanında bu cesareti nereden bulduğu sorulduğunda”, ilginç bir durumla karşılaşırız. “Karidi’nin elinde, sadrazamlığa ait,  elden verilmiş bir “ruhsat-nâme” olduğu görülür!… Gazeteyi de bu belgeyle yayımladığını bildirmesi üzerine,  bundan böyle basın yasasına uygun davranması kendisinden istenmişse de Karidi’nin bu uyarılara uymadığı, hem Yunanlı oluşu hem de “komitelerle” işbirliği içinde olması nedeniyle yüce hükümetimiz aleyhinde aklına gelenleri yazıp yaymaktan geri durmadığına ilişkin jandarmanın jurnalinde de görüleceği üzere İyoni Gazetesi’nin yayını yasaklanmazsa, hükümetin nüfuzu, gücü üzerinde kötü etkisi  olacağı” vurgulanır. Bu nedenle de en doğru karar için emir verme yetkisinin [Dışişleri] Bakanında olduğuna güvenle inanılır:

“Hariciyye Nezâret-i Celîlesi Cânib-i Âliyesine
Numero: 21
Ma’rûze    
Çâker-i Kemîneleridir ki 

Yunanî  Grigo Karidi nâm kimesnenin İyoni nâmile İzmir’de tab’ ve neşrine ruhsat i’tâsını istid’a etdiği gazete hakkında mesbûk olan arz ve iş’âra cevâben / fî 21 Zi-l-hicce 286 tarihli ve yüzotuzdört numerolu şeref-vârid olan emir-nâme-yi sâmî-yi cenâb-ı sadâret-penâhîleri mûcibince is’âf-ı istid’âsı uyamayacağı cevâbı / merkûma  i’tâ kılınmış idi. Muahharen merkûm kat’en hükûmete mürâcaat etmeyerek gazete-yi mezkûreyi tab’ ve neşre mübâşeret ve bir takım türrehâtın neşr ü işâ’ına mübâderet / etmesi üzerine kendüsi celb ile böyle hod-be-hod gazete ihrâcile o makûle-i muzır bendlerin derc ve neşrine sûret-i cesâreti suâl olundukda bâ irâde-yi alîye-yi / hıdiv-i a’zamîleri i’tâ olunub bir kıt’a sûreti manzûr-ı mekârim-nüşûr-ı cenâb-ı sadâret-penâhîleri buyurulmak üzere leffen arz ve takdîm kılınan ruhsat-nâmeyi / ibrâz ile mezkûr gazeteyi buna müsteniden tab’ ve neşr etmekde olduğunu beyân ve ifâde etmesi cihetle ba’d-ezîn ber mûcib-i ruhsat-nâme matbûât nizâmâtına kemâliyle / riâyet ederek vazîfesinin hâricine çıkmaması keyfiyyeti kendüsine beyân ve tenbîh olunmuş ise de bu tenbîhât merkûmun cibilliyyet-i zâtiyyesini icrâdan men’ edemeyüb / evvelce dahi arz olunduğu vechle merkûm zâten Yunanî olması ve komitelerile dahi müttefik bulunması hasebile hükûmet-i seniyye aleyhinde aklına gelen şeyleri / neşr ve tahrîrden geri durmadığına ve merkûm hakkında zâbıtadan i’tâ olunub kezâlik matlûben takdîm kılınan jurnal meâline nazaran merkûm mezkûr gazeteyi / tab’dan men’ olunmaz ise nüfûz-ı hükûmetçe sû-i te’sîri olacağı anlaşıldığına binâen bu bâbda re’y-i zerîn-i isâbet-kârin-i cenâb-ı vekâlet-penâhîlerin istîzânına / mücâseret kılınmağın ol  bâbda emr ü fermân hazret-i men lehü’l-emrindir. Fî 2 Rebî-ül-âhıre sene 287 ve Fî 20 Haziran sene 286. [ 2 Temmuz 1870, Cumartesi ]

Mühür: Veliyy-üd-dîn Rıf’at”[13]

“Asâkir-i Zabtiyye Alay Beyi”nin Karidi İçin Düzenlediği Jurnal:

“Huzûr-ı Âlî-yi Vilâyet-penâhîye 

Tahkîk ve tenmîk-ı ahvâli emr ü fermân buyurulan Yunanî Grigor Karidi nâm kimesnenin evvel ve âhır harekât-ı vâkıa-yı muzırdan (…-?-…) arz ve beyânına / ibtidâ (…-?-…) merkûm zâten Atina’ya altı saat mesâfede olan Fane (?) Rumini (?) nâm kilîsanın papası olduğu halde firârî Yunan kralına taraf peydâ ile / kral-ı mûmâ-ileyhenin Yunanistan  ahâlisi cânibinden hücûm olunarak zıddân-ı kraliyyetden ıs’âr ile def’ etdikleri sırada merkûm başına bin kadar avane /  toplayarak ahâlî aleyhinde bulunmak istemiş ise de muvaffak olamayarak Triste’ye gelmiş ve oradan dahi kral cânibine giderek muahharen İzmir’e / gelip burada dahi  (-?- –celik)  ve bazı tüccârân yanında yazıcılık hizmetlerinde bulunmuş olduğu gibi geçen sene Rûm Hastahânesinden milletce def’-i ikza (-?-) / Mazgana nâm tabîbe dahi sahâbet ve bir mikdâr hem-pâ  tedârükle  hasta-hâne-yi mezkûreye hücûm sıralarında bulunduysa da  hükûmet cânibinden cezâlanarak derhal iş  / basdırılmış  ve bu sene dahi yine bu fesâda hibe atan (-?-) bulunduğu halde der-akab cezâlanarak önü alınmışdır merkûmun nefsden -?-) defter-i muharrer  /  vesâiresinden dolayı zâbıta hiçbir deftere kendisinden emin olduğundan icrâsı icâbı her halde mütevâfık-ı re’y ve irâdet-i vilâyet-penâhîlerine ol bâbda /  emr ü fermân hazret-i men lehü’l-emrindir. 

Fî 2 Rebî-ül-ahır sene 87 ve fî 20 Haziran sene 86 [ 2 Temmuz 1870,Cumartesi ]
(Mühür )Aydın Vilâyeti Asâkir-i Zabtiyye Alay Beği  / 1286″ [14]

Jandarmanın istihbaratıyla oluşturduğu rapordan, yaşam öyküsü üstüne (E. Gara-!-) hemen hiç bir şey bilmediğimiz Karidi’yi yakından tanıyor, Yunanistan’daki yaşamına ilişkin bilgiler ediniyoruz. Atina’ya altı saat uzaklıkta bir kilisede papaz olan, Karidi’nin, Yunanistan’ın ilk kralı, Alman asıllı Otto’nun (6 Şubat 1833-23 Ekim 1862) bir isyanla tahttan indirilmesi sonrasında ortaya çıkan karışıklıkta, etrafına topladığı bin kadar “avane” ile devrik kralı desteklemiş ancak başarılı olamayınca da Roma’ya kaçan kralın ardından İtalya’ya gitmiştir. Jurnalden, kesin olarak ne zaman geldiğini öğrenemediğimiz Karidi’nin, 1864 yılında İzmir’e olduğunu, gazetesi Nea Smyrne‘de yazdıklarından öğreniyoruz. Tüccarların yanında yazıcılık yapan, Rum Hastaha-nesi’nin yönetimine ilişkin tartışmalara katılan Karidi’nin, İzmir’de,  “Rum milleti” arasında bir din adamı kimliğiyle de kendisini kabul ettirmeye çalıştığı günlerde, protestan ve katolik misyonerlerin ortodoks inanışına yönelik propagandalarına karşı, yayın savaşına giriştiğini biliyoruz. İzmir ortodoks kilisesinin yayın organı niteliğindeki Efseveia [ 9 Şubat 1861-17 Nisan 1870] [15] Gazetesi’nin yönetimine [ No:217, 24 Ekim 1869 – No: 242, 17 Nisan 1870]  geçişiyle, Karidi’yi birbiri ardına yayımlayacağı gazeteleriyle, dergileriyle İzmir basın dünyasında görüyoruz. 

İyoni Gazetesi’nin ruhsatsız yayınına ilişkin yazışmalar sürerken insanı şaşkına çeviren bir karışıklık içinde, Osmanlı  yurttaşı sayılmayan, Yunan uyruğundan da olup olmadığını çözemediğimiz, Fransız yurttaşı olabileceğinden kuşkulandığımız, bütün yazışmaları Dışişleri Bakanlığı’nca yürütülen, “pek de emniyyet olunur takımdan bulunmayan” Karidi, neredeyse birebir aynı günlerde, Rumca, Smyrni [İzmir] (24 Nisan 1870 – 6 Şubat 1876) Gazetesi’ni yayımlar.“Mahzûrdan sâlim olamayacağı” vurgulanan Karidi’nin  “makbul bir yurttaş” dönüşüp 1873-1875 yıllarında, vilayet gazetemiz Aydın‘ın yönetimini üstlendiğini görürüz. İzmir yayın dünyasının Karidi Efendisi olarak Rumca gülmece gazetesi/dergisi Velos’u [Ok] (16.03.1874 – 08.12.1888), kısa bir süre sonra, Velos‘un kardeş dergisi, İzmir’in ilk gülmece dergimiz Kara Sinan’ı (3 Haziran 1875 – 30 Mart 1876), Nea  Smyrni’yi [Yeni İzmir] (14 Şubat 1876 – 1898) ve Türkçe,  İzmir (29 Mart 1877 – 17 Aralık 1878) Gazetesi’ni çıkardığını biliyoruz.

Karidi’nin / İyoni’nin Basımevi’nin Kapatılışı

Burada değerlendirdiğimiz bilgilere / belgelere göre, 1870 yılı Mayıs-Haziran (?) aylarında yayımlanan, varlığını yeni öğrendiğimiz İyoni’nin üstüne -şimdilik-  başka bilgimiz yok. İzmir basın tarihinde varlığı bilinen İonia / İyonya Gazetesi’nin ise, dönemin ünlü ozanı, yazarı Miltiadis Seizanis’in yönetiminde, 1 Mayıs 1874 – 11 Haziran 1877 yılları arasında çıktığını da anımsatalım.[16]

İzmir Valisi Veliyy-üd-dîn Rıf’at’ın Dışişleri Bakanlığına gönderdiği bilgi yazısı ile jurnalin yanıtı, “Aydın Vilayetine Gizli Emir” olarak kısa sürede gelir:

“15 Rebî-ül-âhır sene 87 ve Fî 2 Temmuz sene 86 [15 Temmuz 1870, Cuma]
Aydın Vilâyetine emr-nâme-yi sâmî

İzmir’de tab’ edilen İyoni nâm gazetenin muzır bendler neşr etdirmesinden dolayı matbaasının kapatdırılmasına dâir cevâbı hâvîdir.

Aydın Vilâyetine Havâle-nâme-yi Sâmî

Yunanî  Grigo Karidi’nin İzmir’de İyoni nâmile tab’ etdiği gazeteye hükûmet aleyhinde muzır bendler derc ve neşr etmekde bulunduğu ifâdesine dâir 2 Rebî-ül-evvel sene 87 / tarihi ve 21 numerosu ile murakkamen vârid olan tahrîrât-ı behiyyelerile melfûf jurnal mütâlaa-güzâr-ı senâverde olarak siyâk-ı iş’âr-ı devletlerine nazaran merkûm / bu gazeteyi yeddinde bulunan ruhsat-nâmeye istinâden ihrâc etmekde ise de kendüsi zâten ashâb-ı fesâd ve garazdan bulunduğu ve böyle hilâf-ı nizâm-nâme muzır / bendler neşr etmemesi resmen ve mükerreren kendüsine tenbîh olunmuş iken ısga etmeyerek meslek-i nâ-becâsında ısrâr etdiği anlaşılmağla şu hâlde / mezkûr gazetenin devâma ihrâcı uyamayacağından matbaasının kapatdırılması karârıma geleceği beyânile  cevâbdır.”[17]

Elindeki yayın belgesine göre İyoni Gazetesi’ni çıkarırken Rumca Smyrni [İzmir] (24 Nisan 1870 – 6 Şubat 1876) Gazetesi için de ruhsat almış olması gereken Karidi’nin,  Osmanlı yönetimince “komitelerle”  bağlantısı nedeniyle  “ashâb-ı fesâd ve garaz” takımından sayılan, Osmanlı basın tüzüğüne aykırı yazılar yayınlamaması için yöneticilerce, tekrar tekrar uyarılan, ancak söz dinlemeyerek yanlış yapmakta ısrar ettiği, adı geçen gazetenin çıkış / basım kurallarına uyamayacağı anlaşıldığı için basımevinin kapattırılmasına   karar verilir…

İzmir Basın Tarihi (2019) kitabımda kullanamadığım, birçoğunu da sürdürdüğüm basın tarihi araştırmalarında edindiğim [18] belgeler içinden Karidi Efendi’ye ilişkin, 29 Aralık 1869’dan 15 Temmuz 1870’e, altıbuçuk aylık bir dönemi kapsayanlar belgeler şimdilik bunlar. Temmuz 1881’de, Neologos‘ta çalışmak üzere İstanbul’a giden Karidi’nin İzmir basın tarihindeki önemini, yerini belirleyen belgeler eşliğinde çalışmamı sürdüreceğim. Gün gün büyüyen Osmanlı Arşivimiz,  bize yardımcı olurken yazılarını okuyamadığım (!) için kimi “kâtiplere” Fuzûlî gibi kızamıyorum [19]

Dipnotlar

[1] Eleni Gara, “The Greek Newspapers of İzmir and The Eastern Crisis of 1875-1878“, Son Yüzyıllarda İzmir ve Batı Anadolu / Uluslararası Sempozyumu Tebliğleri, Haz. : Prof. Dr. T. Baykara, İzmir, Akademi Kitabevi, 1994, ss.111-122.

Ömer Faruk Huyugüzel, “Grigorios Karydis”, İzmir Fikir Ve Sanat Adamları (1850 -1950), Ankara, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000, ss.163-166.

[2]Kara Sinan: “İşbu gazete beher pencşenbih günü tab’ ve neşr olunur / Mahall-i İdâresi: İzmir’de Baltacı Frenk-hânesinde İzmirni Matbaasındadır / Garazla karışık olmayan ve Kara Sinan’ın mesleğine dokunmayan her nev’ evrâk kabûl ve meccânen tab’ olunur / Seneliği 2 sîm mecîdiyye – Altı aylığı 1 sîm mecîdiyye / Taşralar için bu fîâta posta ücreti zamm olunur /  Bir nüshası 40 paradır / İ’lânât fîâtının sohbeti başkaca  edilir.”

Efdal Sevinçli, İzmir Basın Tarihi / Gazeteler, Dergiler, İzmir, İBB Kent Kitaplığı, 2019, ss.84-86.

[3] Ö. Faruk Huyugüzel,“Vilâyet Gazeteciliğinde Önemli Bir İsim: Mehmet Salim”, İzmir’de Edebiyat ve Fikir Hareketleri Üzerine Araştırmalar, İzmir, İBB Kent Kitaplığı, 2004, ss.133-139.

Gülşah Özalkan, Devir Gazetesi’nin Transkripsiyonu ve Türk Kültür Tarihi Açısından Değerlendirilmesi, Yüksek Lisans Tezi, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 2020.

[4] Turgut Çeviker, Gelişim Sürecinde Türk Karikatürü-I- (Tanzimat ve İstibdat Dönemi – 1867-1878 / 1878 -1908), İstanbul, Adam Yayınları, 1986. 

Turgut Kut, “Teodor Kasap (1835-1897)”, İstanbul, TDV İslâm Ansiklopedisi, cilt 40, 2011, ss.473-475.

Alparslan Oymak, Osmanlı Mizahında Teodor Kasap (Diyojen, Çıngıraklı Tatar ve Hayâl Gazetesi Üzerine Bir İnceleme), Doktora Tezi, İstanbul, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, 2013.

[5] Eleni Gara, “The Greek Newspapers of İzmir and The Eastern Crisis of 1875-1878″, s.121:

“On Grigorios Karydis unfortunately we don’t have – as far as I know of- any biographical data (45) although he seems to have been one of the most active journalists of the 1870 s in İzmir. In the issue of Nea Smyrni on 5 July 1876 (46) Karydis, in a small comment written on the occasion of the newspaper’s republication, mentions that he has been living in the Ottoman Empire for twelve years and has been a journalist for eight ….”

[6] Ö. Faruk Huyugüzel, G. Karydis’i  tanıtırken,  “Eleni Gara’nın bildirisinden alıntıladığı tümcede, bir çeviri dalgınlığıyla , “20 yıldan beri Osmanlı ülkesinde yaşadığını….” yazar. Bkz:  İzmir Fikir Ve Sanat Adamları (1850 – 1950), s.163.

[7] Eleni Gara, “The Greek Newspapers of İzmir and The Eastern Crisis of 1875-1878″, s.122.

[8] [BOA-682-40-4-] Grégoire Carydis’in Fransızca mektubunun çevirisini yapan değerli kardeşim Nuri Pınar’a, çok teşekkür ediyorum. 

[9Velîyeddin Rifat  Paşa (1821 – 1891) : Bosna vâlisi Eylül 1851 – Temmuz 1852; Paris büyükelçisi Ekim 1852 – Haziran 1855; Hüdavendigar vâlisi Ocak – Mart 1855; Girit vâlisi Mart 1855 – Haziran 1858; Edime vâlisi Ağustos 1860 – 0cak 1861; Paris büyükelçisi Ocak 1861 – Mayıs 1862; Konya vâlisi Ocak 1864 – Ağustos 1865; Aydın vâlisi Temmuz 1869 – Kasım 1870. Hüdavendigar vâlisi Mayıs 1876 – Ekim 1877. Bkz.: Sinan Kuneralp, Son Dönem Osmanlı Erkân Ve Ricali (1839- 1922),          Prosopografik Rehber, İstanbul, İsis,1999, s.125.

[10] [BOA-682-40-3]

[11] [BOA-682-40-2]

[12] [BOA-682-40-1]

[13] [BOA – 690-25-3]

[14] [BOA – 690-25-4] Osmanlıca metinlerin denetimindeki katkıları için değerli Yusuf Azmun ağabeyime ne denli teşekkür etsem az…

[15]Karidi’nin, Efseveia Gazetesi’nde, [No.217, 24 Ekim 1869 –No.242, 17 Nisan 1870] tarihleri arasında,  yayın sorumlusu olarak çalıştığını ve gazetenin yayınını da sonlandırdığını biliyoruz. 

Bkz.: https://srvweb1.parliament.gr/display_doc.asp?item=39786

Yunan Basını Ansiklopedisi – 1784-1974 / Gazeteler, Dergiler, Gazeteciler, Yayıncılar, II. cilt, Haz.: Loukia Droulia- Yulla Koutsopanagou, Atina, Ulusal Araştırma Vakfı (EİE), Neohellenic Araştırma Enstitüsü , 2008, ss.287-288.

[16] Ali Arslan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Rum Basını, İstanbul, Truva Yayınları, 2005,s.94.

İonia; Yunan Basını Ansiklopedisi – 1784-1974 / Gazeteler, Dergiler, Gazeteciler, Yayıncılar, II. cilt, ss. 470-471.

Efdal Sevinçli, yagy, s.47.

İonia: http://srv.web1.parliament.gr/library.asp?item=38588.

[17]  [BOA – 690-25-1]

[18] İzmir basın tarihimize ilişkin elindeki Osmanlı Arşivi belgelerini, güzel bir dayanışma örneği göstererek bana ileten değerli kardeşim Yaşar Ürük’e, çok teşekkür ediyorum.

[19] M. Öztürk, “Klasik Türk Şiirinde Kâtip ve Müstensih Hicivleri”, Türük / Uluslararası Dil, Edebiyat ve Halkbilimi Araştırmaları Dergisi,   2019, Yıl: 7, Sayı:19, ss.73-95. 


Kent ve Bellek Dergisi, Sayı: 3, Kasım 2020