İzmir’imize geçmiş olsun

Bundan 21 yıl önce, 17 Ağustos 1999 günü meydana gelen 7. 4 büyüklüğündeki Kocaeli/Gölcük merkezli deprem binlerce insanın hayatına kaybetmesine ya da yaralanmasına, yıkımlara yol açtı. Bütün Türkiye’yi derin üzüntüye boğan deprem ülkenin en önemli gündem maddesiydi. 

Büyük Marmara depreminin yaşandığı sırada Sabah Gazetesi’nin İzmir bürosunda muhabirdim. Haber müdürümüz, deprem konusunda bilim insanlarıyla röportaj yapmakla görevlendirmişti. Ben de görüşlerine başvurmak üzere Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’ne bağlı Jeoloji Mühendisliği Bölümü’ne gitmiştim. 

Görüştüğüm bilim insanları, eski çağlarda denizin Bornova-Kemalpaşa arasındaki Belkahve geçidinin alt kısmına, Ambarlar, Naldöken mahallelerine kadar uzandığını söylemişlerdi. Neolitik Çağ’da İzmir Körfezi çevresindeki yerleşimlerin izlerinin Bayraklı civarında görüldüğünü belirtmişlerdi. 

Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’nin Salhane semtindeki Tepekule Kongre Merkezi’nin yapılacağı alana gitmiştim. İzmir’de temeli güçlendirmek üzere fore kazık çakılması uygulamalarının ilki orada yapılmıştı. Temel atılacak zeminin balçık halde olduğunu görmüş, fore kazık çakılması çalışmalarını fotoğraflamıştım.

***

Gölcük merkezli depreminden kısa bir süre önce Yamanlar Dağı yamaçlarında, Bornova Atatürk Mahallesi’nde bir müteahhitle görüşmek ve yaptığı evlerin fotoğraflamak üzere görevlendirilmiştim. Site içindeki evlerin bir kısmını tamamlayamayan müteahhit, tamamladıklarını satışa çıkarmıştı. Evlerin her birini o günün fiyatlandırmasıyla 18 bin 500 lira bedelle, hem de taksitle satmaya çalışıyordu.

1999 Ağustos’unda yaşanan, büyük kayıplara yol açan Gölcük depremi tüm yurt genelinde üzüntü ve endişe yarattığı gibi uyarıcı ve etkili de olmuştu. İzmir’in depremselliği tartışılmaya başladı. hangi yerleşim yerlerinin zeminlerinin sağlam olduğu tartışılmaya başlamıştı. Gazetelerde deprem haritalarıyla birlikte hangi semtlerin ne tür zeminlere sahip olduğuna dair bilgiler paylaşılmıştı.

Bazı gazetelerde Atatürk Mahallesi’nin zemin açısından daha güvenli olduğu, olası depremlerde en az hasar alacak semtlerin başında yer aldığı haberleri yer almıştı. Bu haberler üzerine, tamamladığı evlere daha önce taksitle müşteri arayan müteahhitin yaptığı daireleri 60 bin bedelle, hem de peşin sattığını duymuştum.

***

Bayraklı, Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun uyarınca 2008 yılında ilçe olmuştu. Bornova’nın Manavkuyu, Mansuroğlu, Osmangazi mahalleleri ile Karşıyaka’nın 75. Yıl, Alpaslan, Cengizhan, Refik Şevket İnce, Muhittin Erener, Fuat Edip Baksı, Çiçek, Tepekule, Bayraklı, Çay, Adalet, Turan, Postacılar, Soğukkuyu, Onur, Yamanlar, Nafiz Gürman, Gümüşpala, Emek, Doğançay mahalleleri Bayraklı ilçesini oluşturmuştu.

30 Ekim 2020 günü meydana gelen deprem, Bayraklı ilçemizin Adalet, Manavkuyu ve Mansuroğlu mahallelerinde yıkımlara ve 114 vatandaşımızın hayatını kaybetmesine, yüzlercesinin de yaralanmasına neden oldu. Depremden sonra yıkımların olduğu bölgeyi ziyaret ettim. Yıkımların yaşandığı mahallelerden Manavkuyu’da az katlı yapılarda daha az hasar oluştuğunu gördüm. 

Manavkuyu’nun 30 yıl kadar öncesini bilirim. O bölgede oturan bir arkadaşıma gider gelirdim. Yörenin eskiden bağ bahçe içindeki hallerini çok iyi hatırlarım. Daha sonra imara açılan yöreyi çok katlı yapılar çepeçevre sardı. 

Çok katlı yapıların yıkılmasıyla oluşan can kayıplarından, yaralanmalardan ben de büyük üzüntü duydum. Depremde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar, yaralananlara acil şifalar diliyorum. Tüm İzmir’imize gelmiş geçmiş, yaşananlar hepimize bir defa daha ders olsun.