Ülkemizde bisiklet ve motosikletin ilk seri imalatı İzmir’de yapıldı

Günümüzde kullanılan pedallı bisikletin ilk seri üretimini Fransız vatandaşı Pierre ve Ernest Michaux, 1864’te “Velo” adını verdikleri fabrikada yapmışlardı. “Velo” adı kısa bir sürede marka olmuş bu araç Vélocipède” (velespit) veya “Bicyclette” (iki teker) olarak tanınmıştı. Fransa Savunma Bakanlığı bisiklet üretimine destek vermiş, 1871’de bisikletler savaşlarda kullanılmaya başlamıştı. 

Motoru insan gücü olan bisikletin seri üretimi çok kısa sürede okyanusu aşarak tüm dünyaya yayılmıştı. 1899’da Nichibei Fuji tarafından Japonya’da kurulan Fuji bisiklet firması 1950 yılında Amerika’ya ihracata başlamıştı. 3-5 yıl sonra Fuji Dağı armalı bu bisikletler ülkemizde de tanınan bir marka olmuş, önemli bir taşıt aracı haline gelmişti. 

Fuji bisiklet

Göztepe kulübünde forma giyen futbolculardan biri antrenmanlara bu bisikletle gelip gittiğinden “Fuji Mehmet” lakabıyla anılıyordu. Bisiklet, gezmeyi sevenler yanında, banliyöden işine giden işçi sınıfının hareket kabiliyetini arttıran, ucuz bir araçtı. Tütün fabrikalarında çalışan, komünist rejimli Balkan ülkelerinden göçmüş soydaşlarımızın beraberlerinde getirdikleri bisikletler İzmir’in yollarında görülmeye başlamıştı. 

Balkan ülkelerinden gelen bisikletler sağlam olmalarına karşın gösterişsizdi. Özellikle delikanlılar arasında “Fuji” bisiklet modası hızla yayılmaktaydı. Çankaya’da bitpazarında esnaflık yapan Muzaffer Onay, Japonya’dan parça olarak ithal ettiği Fuji bisikletleri monte ederek satmaya başlamıştı. 

İzmir’de bisiklet sanayi (Bisan)

1960 yılından başlayan “ithal ikameci sanayileşme” hamlesi sonucu, ithal edilen tüketim mallarının ülkemizde üretimi ön plana çıkmıştı. Montaj ve tamirat yapan iş insanları yerli üretime yönelmişlerdi. Bisikletçi Muzaffer Onay ile motor yenileme ve döküm işi yapan Hulusi Şenkaya, Karabağlar semtinde “Şenonay” isimli bisiklet imalat şirketini oluşturmuşlardı. Tüccar Leon Alaluf ise Büyük Leblebici Han’da bisiklet, motor, radyo, dikiş makinası, buzdolabı ticareti yapmaktaydı. 1963 yılında bu üç iş insanı bir araya gelerek Bornova Ağaçlı Yol’da “Bisan” (Bisiklet Sanayi) isimli Türkiye’nin ilk bisiklet fabrikasını kurmuşlardı. Bisan, 1971’de yılda 30 bin adet bisikleti yüzde 70 yerli malzemeyle üretir hale gelmişti.

Bisan modellerinin isimleri o günlerin ünlü simgeleriydi. “Hüdaverdi” modeli ismini, Sezgin Burak’ın 1964’de yarattığı, çok sevilen, uzun yıllar günlük olarak Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanmış bir çizgi karakterden alırdı. 1970’li yıllarda Bisan’ın katlanır ve sabit kadrolu modelleri olan “Hüdaverdi” ile “Kaptan” çocukların ve gençlerin hayallerini süslerdi. “BMX” gösteri yapanlara, “Sindrella” kız çocuklarına, kalın tekerli “Road Star” işçilere, ince tekerli “Viking” memurlara, “Racing” hız sevenlere, “Rambo” ise doğa tutkunlarına hitap ederdi.

(Türkiye Cyclist web sitesinden alınmıştır. www.cyclistmag.com.tr)

1974 yılında Bisan bisiklet bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk motosiklet fabrikası “Egemosan” daha sonra Kemalpaşa üretim tesislerine taşınmıştı. 19 Temmuz 1988 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde Bisan’ın 57 işçisinin işine son verildiği haberi vardı. Şirket zor durumdaydı. Bisan bisikletleri üretimi 1989’da konkordato ilan edilmesine kadar Bornova Ağaçlı Yol’da devam etmiş, şirket el değiştirdikten sonra bisiklet bölümü de Kemalpaşa tesislerine nakledilmişti. İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde 50 bin metrekare alanda kurulu bisiklet, motosiklet ve jant fabrikalarında üretim halen sürmektedir.

Ülkemizde bisiklet ve motosikletin seri üretimi ilk olarak İzmir’de yapılmıştır. Danimarka gibi ülkeler motorlu araçlar yerine bisiklet kullanımını önemsemekle yakıt tasarrufu yapmakta, çevrenin kirlenmesini önlenmekte, halk sağlığına katkı sağlamaktadırlar. Kalabalık nüfuslu Çin, Hindistan gibi ülkelerde bisiklet önemli bir taşıt aracıdır. Ülkemizde de bisiklet üretimi ve kullanımı teşvik edilerek çevre korunmalı, dünya çapında markalar yaratılarak ekonomiye katkı sağlanmalıdır.