30 Eylül Çeviri Günü’nde çevirmenlere birlik çağrısı

Uluslararası Çeviri Federasyonu 30 Eylül gününü 1953 yılından başlayarak “Dünya Çeviri Günü” olarak kutlamaya başlamış. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 24 Mayıs 2017 günü alınan kararla 30 Eylül “Uluslararası Çeviri Günü” olarak ilan edilmiş. 

“Çeviri” sözcüğü bir dildeki metnin başka bir dile aktarılması işlemini ve bu süreç sonucunda elde edilen ürünü anlatmak için kullanılıyor. Ben oldukça geniş kapsamlı bu dünyanın emektarlarından kitap çevirmenlerini, onların çevirilerini konu etmek istiyorum.

Edebiyat dünyasının ünlü eserlerini bizler için Türkçe’ye çeviren kitap çevirmenleri, bana göre kitap dünyasının vitrininde görünmeyen aktörleri. Çok farkında olmasak da dünyaca ünlü yazarların eserlerini dilimize ve dolayısıyla kitaplığımıza kazandıran, yer yer gönlümüzde taht kurmasını sağlayan kişiler. 

Çevirmenlerin çalışma koşullarını iyileştirmek ve haklarını korumak için kurulmuş bir meslek örgütü var.  Çevirmenler Meslek Birliği (ÇEVBİR) 2006 yılında kurulmuş. Çevirmen Savaş Kılıç‘ın başkanlığını yaptığı ÇEVBİR’in 470 üyesi var. Bugün Türkiye genelinde yaklaşık 5 bin kitap çevirmeni olduğu tahmin ediliyor. 

ÇEVBİR Başkanı Kılıç, başka dillerden Türkçe’ye çevirilerin sayısının azımsanacak gibi olmadığını söylüyor. Savaş Kılıç, “Kültür olarak çeviriye açığız, dünyayı takip etmeye çalışıyoruz. Türkiye’de ayda 600, yılda 7 bin 200 kadar yeni çeviri kitap çıkıyor, her ay da 1200 kadar çeviri kitap tekrar baskı yapıyor” diyor.

Kılıç, kitap çevirilerinde başat dilin İngilizce olduğunu, ardından Fransızca, Almanca ve Arapça’nın geldiğini belirtiyor. Kitap türlerini sorduğumda, “Edebiyat ağır basıyor, ama kurmaca dışı denen yayınların da çocuk kitaplarının da oranı artıyor. Edebiyat çevirisinde ağırlık romanlarda” yanıtını veriyor.

Türkiye’de nadir dillerden çevirilerin de yaygın olduğunu öğreniyorum. “Rusça için durum biraz daha iyi, genellikle birinci dilden yapılıyor çeviriler” diyor Savaş Kılıç. Japonca’dan da doğrudan yapılan çeviriler olduğunu, artık İsveççe ve Danca gibi az bilinen dillerden de doğrudan çeviri yapılabildiğini söylüyor. Az bilinen dillerden genellikle İngilizce üzerinden çeviri yapıldığını anlatıyor.

ÇEVBİR’e üye çevirmenlerin yüzde 40’ı tam zamanlı kitap çevirmeni olarak çalışıyor. Çevirmenler için “bandrol” konusu oldukça önemli. Meslek birliği, üyelerinin haklarını korumak için sözleşme örneği hazırlıyor, yaşadıkları sorunlara ilişkin hukuki süreci izleyor. “Bandrol çevirmenler için hakkını almak demek, önemi bundan kaynaklanıyor” diyen ÇEVBİR Başkanı Savaş Kılıç, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“ÇEVBİR’in önerdiği tip sözleşmeye göre kitap çevirmenleri ilk baskıdan olduğu gibi sonraki baskılardan da telif hakkı almalı. Nitekim çoğunlukla alıyorlar da. Ama kurnazlığa başvurup sonraki baskılardan hakkını vermeyenler az da olsa çıkıyor. ÇEVBİR talep eden üyelerinin ilgili kitapları için bandrol bilgilerine ulaşabiliyor, bu şekilde usulsüzlük yapanlar saptanıyor ve gerektiğinde hukuki yollara başvurarak üyelerimizin haklarını tahsil ve takip ediyoruz.”

Şu anda kitap çevirmenlerinin haklarını alabilmesi ve mesleğin ekonomik koşullarının yerleşmesi için mücadele eden tek kurumun ÇEVBİR olduğunu söylüyor Kılıç. Bu konuda başka kurumlardan yeterince destek alamadıklarını söyleyen Savaş Kılıç, “Bu nedenle kitap çevirmenlerini, ama onların yanı sıra altyazı ve seslendirme çevirmenlerini de birliğimize üye olmaya ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” diyor. 

Türk edebiyatındaki ünlü çevirmenleri soruyoruz ÇEVBİR Başkanı Kılıç’a. “Pek çok çevirmen var elbette. Hangisinin adını saysak bir diğerinin hatırı kalır” yanıtını veriyor. Hem yazan hem de çeviren yazarları sorduğumda şunları söylüyor: 

“Kurmaca eser yazanlardan Aslı Biçen ve Mahir Ünsal Eriş, çocuk edebiyatında Saliha Nilüfer, kurmaca dışında Tuncay Birkan, Kıvanç Tanrıyar, hem kurmaca hem kurmaca dışı eserleri olan Fuat Sevimay, çocuklar için bilim alanında Barış Gönülşen üyelerimizden ilk aklıma gelenler. Edebiyatımızda büyük yazarlar içinde çeviri yapan çok. Tanzimat’tan bu yana yazarlarımızın ikinci uğraşı çevirmenlik olmuştur, daha yakın dönemden ilk aklıma gelenler Cemal Süreya, Behçet Necatigil, Bilge Karasu, Tahsin Yücel, Tomris Uyar, Attila İlhan. Bunun dışında çevirileriyle edebiyat dünyamıza katkıda bulunmuş çevirmenler de çok. Özellikle Kafka çevirileriyle Kâmuran Şipal, Rusça’dan yaptığı çevirilerle Mehmet Özgül, İspanyolca ve Fransızca’dan yaptığı çevirilerle Roza Hakmen ilk aklıma gelenler.” 

Savaş Kılıç, okurların çevirmenleri artık daha çok izlediğini ve kitabı kimin çevirdiğine baktığını ve güvendiği isimleri aradığını belirtiyor. Kılıç, 30 Eylül Uluslararası Çeviri Günü’ne ilişkin görüşlerini, “Bu tür günlerin mesleki sorunları gündeme getirmek, meslektaşlar arasındaki iletişimi artırmak ve çeviriyi alımlayanların, yani okurların, izleyicilerin kameranın veya sahnenin önünde durmayanları görmesi açısından yararlı olduğunu söyleyebiliriz” sözcükleriyle dile getiriyor.

Bu özel günde farklı dillerden eserleri güzel Türkçe’mize kazandıran tüm çevirmenleri ve TCDD İzmir Müzesi Müdürlüğü sırasında tanıştığımız, Rus ve Sovyet edebiyatından dilimize kazandırdığı eserlerle tanınan, değerli çevirmen Mazlum Beyhan‘ı da saygıyla selamlarım…