Alzheimer farkındalığı için çevrim içi etkinlik

Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi’nin her yıl Eylül ayında “Unutanları unutmuyoruz” söylemiyle düzenlediği “Alzheimer farkındalık günleri” bu yıl koronavirüs küresel salgını nedeniyle internet üzerinden çevrim içi gerçekleşti. 20-21 Eylül 2020 günlerinde gerçekleştirilen “Covid – 19 Pandemisinde İzmir Alzheimer Şubesi” etkinliği büyük ilgi gördü.

İki gün boyunca üçer oturum olarak Zoom uygulaması aracılığıyla gerçekleştirilen panellerde Covid-19 sürecinin alzheimer’lı hastalar, hasta yakınları, hekimler ve çözüm üreten kurumlar üzerindeki etkileri, bu etkilerin yol açtığı sorunlar ve çözüm önerileri görüşüldü. Etkinlikte derneğin küresel salgın sürecinde büyük ses getiren “dijital torun” projesi de tanıtıldı. Projede görev alan öğrenciler, gençler deneyimlerini paylaştı. Yerel yöneticiler ise ilçelerinde gerçekleştirdikleri çalışmaları aktardı.

Karavaş: Gündüz bakım evlerini artırmayı hedefliyoruz

Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi Başkanı Belgin Karavaş, bu yıl küresel salgın nedeniyle çevrim içi gerçekleştirdikleri panellere yalnızca İzmir’den değil Türkiye’nin dört bir yanından çok sayıda izleyicinin katıldığını ve çok güzel geri bildirimler aldıklarını söyledi. Hedeflerinin İzmir’de gündüz bakım evlerinin sayısını artırmak olduğunu anlatan Karavaş, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü’nde yaptıkları panele katılan Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın çok yakında ilçede açılacak gündüz bakım evinin müjdesini verdiğini belirtti.

Belgin Karavaş, pandemi sürecinde görüşemedikleri hasta ve hasta yakınlarını sık sık telefonla aradıklarını ve yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalıştıklarını, bu süreçte gelişen “dijital torunum” projesinin ise çok büyük ilgi gördüğünü söyledi. Projenin Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri ve Yamanlar Leo Kulüp gençleriyle yürütüldüğünü anlatan Karavaş, gönüllü gençlerin hastaları, hasta yakınlarını arayarak onlarla sohbet ettiğini anlattı.

“Dijital torun” projesinin Dünya Alzheimer Federasyonu’nda tanıtıldığını belirten Belgin Karavaş, Türkiye Alzhemir Derneği’nin yaygınlaştırmak üzere projeyi geliştirdiğini dile getirdi. Karavaş, alzheimer hastaları ve hasta yakınlarının buluştuğu, deneyimlerini paylaşıp deşarj oldukları dernekteki salı toplantılarının pandemi nedeniyle bu yıl çevrim içi sürdürüleceğini sözlerine ekledi. 

Karşıyaka’ya gündüz bakım evi müjdesi

Karşıyaka Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, katıldığı panelde hastalığın saptanması açısından envanter çalışmasının çok önemli olduğunu belirterek, “Envanter olmayınca sahip olduğumuz sorunun boyutunu anlayamıyoruz” dedi. Karşıyaka’da yaşayan yaşlı nüfusun Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu anlatan Dr. Tugay, ilçede 65 yaş üzeri 53 bin, 60 yaş üzerinde olanlarla birlikte 73 bin dolayında yaşlı vatandaş bulunduğunu, bu kesimin daha çok sahile yakın bölgelerde yaşadığını dile getirdi. 

Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi’nin ve İstanbul’da da Kadıköy Belediyesi’nin alzheimer hastaları için yaptığı evleri ziyaret ettiğini ve çok etkilendiğini kaydeden Dr. Cemil Tugay, Karşıyaka’da da benzer bir projeyi yaşama geçireceklerini söyledi. Karşıyaka’da Bahriye Üçok Mahallesi’nde beş katlı bir Alzheimer Evi açacaklarını belirtti.

Gaziemirliler şanslı

Gaziemir’de alzheimer hastaları için yaptıkları çalışmaları anlatan Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, “Sadece hastaları değil, onların yakınlarını da düşünmemiz gerekiyor” dedi. İlçedeki 20 kişi kapasiteli Alzheimer Demans Danışma ve Dayanışma Merkezi’nin haftada 100 kişiyi ağırlayabildiğini belirten Arda, bu tür merkezlerin sayısının artırılması gerektiğine dikkat çekti.

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda, Ege Serbest Bölge AŞ’nin (ESBAŞ) katkısıyla hazırladıkları Sağlık Köyü’nün bir bölümünde “Alzheimer ve Demans Merkezi” oluşturulduğunu belirtti. Arda, kurum çalışanlarının da sosyal sorumluluk projesi kapsamında her gün merkezi ziyaret ettiğini, bu ziyaretlerin hastaları çok mutlu ettiğini söyledi. 150 bin kişinin yaşadığı Gaziemir’de haftada 100 kişi kapasiteli bir tesise şimdilik 13 kişi geldiğini söyleyen Arda, “Bizim ev ev çalışıp hastaları bulup sahip çıkmamız gerekiyor. Yerel yönetimler olarak bu işe daha fazla bütçe ayırmamız, Bilge Çınarlar, Ata Evi gibi sağlıklı yaş alma merkezlerini artırmamız gerekiyor” dedi.

Hasta yakınlarına dikkat 

Türkiye Alzheimer Derneği İzmir Şubesi’nin çevrim içi gerçekleştirdiği panele katılan uzman hekimler ise bu süreçteki gözlemlerini paylaştı. Demansın dünyada yaklaşık 50 milyon Türkiye’de ise 800 bin kişiyi etkilediğini söyleyen Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Nil Tekin, demansın koronavirüsün neden olduğu Covid-19 enfeksiyonu riskini doğrudan artırmadığını, ancak hastanın davranışlarının riski artırmada etkili olduğunu belirtti. 

Demans hastalarının özellikle ellerini yıkamayı ya da Covid-19 için önerilen diğer önlemleri almayı unutabileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Tekin, bakım verenlerin bu konuda daha hassas olması gerektiğini söyledi. Pandemi sürecinde hastayla birebir ilgilenmek zorunda kalan ve dışarıdan destek alamayan bakım verenlerdeki tükenmişliğe de değinen Doç. Dr. Nil Tekin, “Oksijeni önce kendimize bağlamamız gerektiğini unutmayalım” diye konuştu.

Prof. Dr. Yaprak Seçil, pandemi sürecinde hastalığı fark edilen hastaların doktora getirilmesinde sıkıntılar yaşandığını bir süre polikliniklerde hasta bakılamadığını anlattı. Prof. Dr. Seçil, “Akut döneminde mart ayından itibaren hastaneye başvurularda çok ciddi azalma oldu, sıfıra düştüğümüz dönemler oldu. Herkes olayın ne olduğunu öğrenmeye başladıktan sonra, bulaşma şekilleri netleşince, önce hasta yakınları gelmeye başladı” dedi. 

65 yaş üstü çok sıkı korunmalı

Bu süreçte tanı konulması geciken hastalarla çok karşılaştıklarını söyleyen Prof. Dr. Seçil, sosyal izolasyonun ne kadar süreceğinin belli olmadığını, bu süreçte özellikle 65 yaş üstünün çok sıkı korunması gerektiğini anlattı. Hastaların bakım aşamasında çocuklarıyla olan ilişkilerine de değinen Prof. Dr. Yaprak Seçil, şunları söyledi:

“Çocuklar çoğu zaman paylaşıyorlar hastayı aralarında. Bakım verenler hastayı daha çok kendi evlerinde bakmak istiyor. Bu bakım süresinin 15 gün, 10 gün gibi kısa tutulması hastalık üzerinde kötü etki gösteriyor. Adaptasyon tamamlanmadan değişiklik olması olumsuzluk yaratıyor. Gidilen yere hastanın adaptasyonunu sağlamak için tanıtıcı özelliklerin öğretilmesi, tanıdık yüzlerin olması önemli.”

Yer değişikliği olumsuz etkiliyor

Sosyal izolasyonun hastaları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Doç. Dr. Özge Yılmaz Küspeci de “Bu süreçte biz de neler yapmamız gerektiğini zaman içinde öğreniyoruz. Orta ve ileri evredeki hastaların sorunlarını paylaşacağımız toplantılar devam edecek, yapılacaklar, hasta ve yakınlarının talepleri doğrultusunda gelişecek” dedi. Alzheimer hastalarında yazlığa gidip gelmenin bile bazen soruna yol açabildiğini söyleyen Doç. Dr. Küspeci, yer değişikliği ve pandemiden dolayı sosyal izolasyonun hastaları olumsuz etkilediğine dikkat çekti. 

Erken evrede olup hafif unutkanlık düzeyinde olan hastalarda hastalığın ilerlediğinin görüldüğünü anlatan Doç. Dr. Özge Yılmaz Küspeci, şu görüşleri dile getirdi:

“Bugüne kadar daha eğitimli olup, sosyal çevresi olan hastalar da ilerledi. Hasta grubunda bir artış da bekleyeceğiz. Bu tarz hastalarımızda artış oldu. Aile yakınlarıyla böyle bir şey varsa iletişime geçip bu hastaları görmemiz önemli. Bazı hastaların mutlaka hastaneye gelmesi lazım, ama önümüzde ne kadar süreceğini bilmediğimiz bir dönem var. Bu hastalar için bir sene boyunca tedavinin başlamaması da problem olacak. Belki kasım da üzerine inlfluenza eklenecek, daha zor günler başlayacak.” 

Bakım verenler de korunmalı

Bakım verenlerin korunmasının da bu dönemde çok önemli olduğuna değinen Doç. Dr. Küspeci, “Sadece kendi zevk alacağınız bir şey yapmanız gerek ki, hayattan kopmayın. Hasta yakınlarımız hastalarımızdan daha çok yıprandı. Biz alzheimerli hastayla inatlaşmayın diyoruz bakım verenlere. Çünkü mücadele edeceğiniz zaman baştan kaybedeceksiniz demektir. Siz mücadeleyi devam ettirseniz o sinirle devam edemezsiniz” dedi. 65 yaş üstü kişilere her sene grip ve zatürre aşısı önerdiklerini söyleyen Doç. Dr. Sevnaz Şahin ise “Bu Covid’den korumuyor ama Covid’le zatürrenin durumu birlikte ağır seyrediyor. Mutlaka grip aşısı yaptırsınlar. Herkese değil ama riskli guruplara mutlaka öneriyoruz” diye konuştu.