İzmir’de bir kitap fuarı neden olmasın?

Kitap dostlarının Nisan ayında buluşmaya alıştığı Kitap Fuarı koronavirüs salgını nedeniyle iptal edildi ve bu yıl düzenlenemedi. Kültürpark’ta bu yıl 25. kez düzenlenecek fuarın 28 Kasım – 6 Aralık 2020 tarihinde kapılarını açması planlanıyor. TÜYAP tarafından düzenlenen fuar, İzmirli kitap dostları kadar, kentin yayıncıları, kitapevleri, medya kuruluşları ve sahafları için de büyük önem taşıyor. 

İzmirli yayıncılar fuardaki stant kiralarının yüksekliğinden, bu yüzden fuara istenilen düzeyde katılım olamadığından ve yerel yayıncıların yeterince temsil edilemediğinden yakınıyor. Yayıncılar, bu sorunun TÜYAP’tan bağımsız bir kitap fuarı düzenlenmesiyle aşılabileceğini belirtiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi katılımı fuarcılık kuruluşu İZFAŞ’ın bunu başarıyla yapabilecek kapasiteye sahip olduğuna dikkat çekiyor.

Görüşlerine başvurduğum sektör temsilcileri, TÜYAP’tan bağımsız kitap fuarının Kültürpark’ta sonbaharda ya da Aralık ayında düzenlenebileceğini belirtiyor. Bağımsız bir kitap fuarı düzenlenemezse, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kitap Fuarı içinde bir alanı “makul bir bedelle” tahsis etmesinin İzmirli yayıncılara, fuara katılmak isteyen tüm kitapevlerine önemli bir destek olacağı dile getiriliyor.

Berkan Balpetek (Duvar Kitabevi): Şu anda kitap fuarları satış yapmak ve daha çok satış yapmak mantığıyla ilerliyor. İzmirli yayıncılar için “Biz de bu kulvarda varız, biz de İzmir’den her zor koşula rağmen yayıncılık yapmaya çalışıyoruz” mesajını vermek için ideal bir platform. Fuarda İzmirli okurun da beklentisi daha uygun fiyata kitap almak ve yazarlarla tanışmak. Biz kurum olarak 13 yıldır katılıyoruz fuara ancak ücretler kesinlikle çok yüksek. İzmir’de ulusal ölçekte katılımın olacağı bağımsız bir kitap fuarı düzenleyebilir İZFAŞ.

Aydın Şimşek (Kanguru Yayınları): Kapitalizmin tüm kuralları ne yazık ki adı “Kitap Fuarı” olan, kültür alanını da belirliyor. Ekonomik gücünüz büyükse fuar alanında hem yatay hem de dikey olarak görünürlüğünüz artıyor, sektördeki belirleyiciliğiniz ve pazardaki payınız artıyor. Fuar maliyetleri birçok yayınevinin karşılayamayacağı kadar yüksek. Bu fuara 17 yıldır katılıyoruz. Bağımsız bir kitap fuarı sektörün hem estetik olarak hem de ekonomik olarak beklentisini karşılayabilecekse yapılmalıdır. Yoksa, zaten bir ana fuar ve birden çok da tali kitap günleri-buluşması yapılıyor İzmir’de. Ulusal yayınevlerinin katılmadığı bir girişim adını fuar olarak tanımlasa da çoğu, sıradan kitap günleri olarak kalır.

Sinan Çam (TUDEM Yayın Gurubu): Fuarın çok büyük bölümünü İstanbul ve Ankaralı yayıncılar kaplıyor. Temel sebebi İzmir’de pek yayıncı bulunmaması. Diğer sebebi de bulunan yayıncıların ya da kitapçıların bütçelerinin çok üstünde bir maliyet söz konusu. Temelde İzmir kültür iklimini sömüren bir sistem. Pandemi koşulları ortadan kalkarsa, İzmir’de Nisan ayına ek olarak Kasım’da da ikinci bir fuar yapılabilir. İZFAŞ böyle bir fuarı; yazarlar, çizerler kent geneline yayılmış bir kitap festivalini kendi başına yapabilir. İZFAŞ’ın yayıncılara erişmek için başka bir şirkete ihtiyacı yok bence. Yalnızca Büyükşehir Belediyesi değil, tüm ilçe belediyelerinden de fuar, kitap alımı dağıtımı, kütüphane kurulumu gibi beklentilerimiz var. İzmir’in kültür dünyasını zenginleştirme zamanı geldi diye düşünüyorum.

Mehmet Nusreddin Özbay (Varyant Yayıncılık): Kitap fuarı adı altında yapılan organizasyonlara “kitaplı günler, festival, kitap şenliği ya da panayırları” demek daha uygun olur diye düşünüyorum. Bir iki yayınevi dışında İzmirli yayınevleri için kitap fuarları çok da fazla bir şey ifade etmiyor. Fiyat genel manada İzmirli ya da İstanbullu yayınevi ayrımı yapmadan üç beş yayınevi hariç diğer katılımcıların çoğu için çok yüksek maliyet. Ayrılan yerler konusunda daimi katılımcı olan ve güçlü yayınevlerine yer tahsisinde her zaman ayrımcılık gözetiliyor. Pek çok kentte olduğu gibi İzmir’de de yerel yönetimlerin öncülüğünde bağımsız bir etkinlik düzenlenebilir. Satışın olmadığı, yayınevlerinin yayınlarını teşhir ettiği, okur yazar sohbetlerinin yapıldığı etkinliklerin olduğu, yazarların yayıncılarla buluştuğu, kitapevlerinin veya dağıtım firmalarının yayıncılarla yayınların dağıtımı ve sergilenmesi konusunda anlaşmaların yapıldığı, ajans temsilcilerin davet edildiği, uzun vadeli ticari ilişkilerin günlük kazançların önüne geçtiği, ulusal ve uluslararası bir fuar olmasını arzu ederim. 

Levent Salıcı (Yakın Kitabevi): TÜYAP özel sektör kuruluşu, düzenlediği etkinliklerden kar elde etmek istemesi doğal. Ancak son yıllarda ülkemizdeki ekonomik durum ortada, fuara katılımın maliyeti yüksek. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu fuarın yer sağlayıcısı olarak, bizleri korumak için “Onları bir çatı altında birleştiriyorum” diyerek indirim sağlayabilir. İzmirli yayıncıyı TÜYAP’a ezdirmemek için herkesi büyüklüğüne göre değerlendirip yer verebilir. İzmir’de düzenleyeceği fuara katılmak isteyen yayıncıların bir İzmirli yayıncının ortaklığıyla yer alabilmesi koşulunu getirebilir. İZFAŞ Kültürpark’ta böyle bir fuar düzenleyebilecek profesyonelliğe sahip bir kurum. İzmir’de bağımsız bir fuar yapılabilirse Aralık ayında yapılmalı, çünkü bu ay bizlerin iade ayıdır. Kitabevleri, dünyanın kargo parasını ödeyerek yayıncısına iade edeceği kitapları okuruna indirimli sunabilir bu süreçte.

İskender Dereli (Yeşilyurt Yayınevi): İzmirli yayıncılar için İzmir Kitap Fuarı İzmirli okuyucu ile birebir buluşma imkanı demek. Kitap fuarında maddi olarak İzmirli yayıncılara özel bir indirim yapıldığını düşünmüyorum. İstanbullu yayıncılarla kıyaslandığında, İzmirli yayıncıların oranı çok az. Fuar ücretleri yüksek. TÜYAP arkasında büyük sermayenin olduğu Türkiye çapındaki yayıncılar ile ufak, kendi halinde yayıncılar için farklı fiyat politikası belirlemiyor. İzmir’de belediyenin desteğiyle bir kitap fuarı düzenlenebilir. Bu fuar öncelikle izmirli yayıncılar, kitapçılar ile bir ülkenin ve kentin belleği olan sahafları kapsamalı. İzmir özelinde Kültürpark’ta, ilçe belediyeleri dışında, Büyükşehir’in öncülüğünde düzenlenen organizasyonların daha çok ses getireceğine inanıyorum. 

***

Tarık Dursun K. Hikaye Ödülü sonuçlandı

Karşıyaka’da yaşamış ve üretmiş, Türk edebiyatına damgasını vurmuş İzmirli yazarlarından Tarık Dursun K.’nın adını yaşatmak amacıyla düzenlenen kısa öykü yarışmasını “Gecenin Döndüğü Yerde” adlı öyküsüyle Zeynep Kurada kazandı. sonuçlandı. Homeros Edebiyat Ödülleri kapsamında düzenlenen yarışmada ikinciliği “Üç Moira” adlı öyküsüyle Esra Kara ve “Dönüş” adlı öyküsüyle Fazlı Yalçın paylaştı. Yarışmanın üçüncülük ödülünü ise Gamze Efe “Ray Tıkırtıları”, Murat Yurdakul da “Yas” adlı öyküleriyle paylaştı. Yarışmanın anısına bastırılacak ortak kitapta dereceye girenlerle birlikte Figen Savi, Serkan Yıldırım, Sevim Sezgin, Yasemin Oluk, Yayla Boztaş, Mehmet Ali Bulazar, Merih Nesrin Yalçın, İbrahim Halil Çelik, Şadıman Şenbalkan, Gizem Pınar Karaboğa, M. Ufuk Tekin, Nazlı Akçura, Zekeriya Şimşek, Pelin Kıvrak, Ümit Çelik, Hatice Sönmez Kaya’nın öyküleri yayımlanacak. 

***

Yeni Çıktı:

Dr. Hüseyin Aşkın / Terör ve Algı Yönetimi / Yayın B

İzmir’de 2016 yılından bu yana İl Emniyet Müdürü olarak görev yapan Dr Hüseyin Aşkın, Ocak ayında yayımlanan “Terör ve Algı Yönetimi” adlı kitabıyla tüm ülkeleri ilgilendiren en önemli sorunlar arasında yer alan “terör” konusuna dikkat çekiyor. Kitap, 30 yılı aşan meslek yaşamı boyunca yurt içinde ve yurt dışında terör dahil çok farklı alanlarda çalışan, eğitim gören Dr. Aşkın’ın mesleki deneyimlerinden süzülen bilgilerin de bir yansıması.

Dr. Hüseyin Aşkın’ın kitabına “Bölücü Terörle Mücadele ve Toplumsal Duyarlılık Oluşturmada Sosyal Medya Faktörü: İzmir Polisi Üzerine Bir Araştırma” başlıklı doktora tezi kaynaklık ediyor. Aşkın, eserinin önsözünde kitabın ana amacının terörle mücadelede stratejik iletişimin katkısını ortaya çıkarmak olduğuna dikkat çekiyor. Stratejik iletişim çalışmalarının, terörle mücadelede başarılı ve kalıcı sonuçlar elde edilmesine katkılı olacağını öngören kitap iki ana bölümden oluşuyor. “Terör Kavramı ve Terörün Türkiye’deki Süreci” başlıklı ilk bölümde teröre ilişkin kavramsal bir çerçeve çiziliyor. “Terörle Mücadelede Toplumsal Duyarlılık ve Farkındalık Yaratmada İletişim ve Sosyal Medya” başlıklı ikinci bölümde bu konuda başarıya ulaşan ülkelerdeki çalışmalar anlatılıyor.

Amerika, İngiltere, İspanya, Fransa ve Almanya’nın terörle mücadelelerinde izledikleri iletişim stratejilerinden örnekler verilen kitabın bu bölümünde sosyal medyanın terörle mücadeledeki sorumluluğu da irdelenmiş. İnternet teknolojileri, basılı ve elektronik kitle iletişim araçlarının etkisi, terörle mücadelede sosyal medya kullanımı ele alınmış. Sosyal medyada terör propogandasına karşı hukuki önlemler ve bu mücadelede dijital medya okur yazarlığının önemine de değinilmiş. İzmir İl Emniyet Müdürü Dr. Hüseyin Aşkın’ın kitabının son bölümünde 1976 yılından günümüze Türkiye’deki terör eylemlerinin yıllara göre dağılımını gösteren grafiklere yer verilmiş.

***

Çok satanlar

Delibo – Murat Uyurkulak – Can
Asla Vazgeçme Asla – Ali Türkerşen – Kırmızı Kedi
Ben Kazanmadan Bitmez – Bircan Yıldırım – Destek
Asla Vazgeçme Asla – Ali Türkerşen – Kırmızı Kedi
Kral Kaybederse – Gülseren Budayıcıoğlu – Remzi
Ben Kirke – Madeline Miller – İthaki
Balkon Sefası – İsmail Saymaz – İletişim
Sarmal – Murat Agirel – Kırmızı Kedi Yayınevi
Kararı Ben Veririm – Esra Ezmeci – Destek
Uygarlıkların Batışı – Amin Maalof – Yapı Kredi Yayınları

Bu liste Kırmızı Kedi, Pan Kitabevi, Remzi Kitabevi ve Yakın Kitabevi katkılarıyla hazırlanmıştır.