“Punta’dan Alsancak’a” kitabındaki anılardan

İzmir’de 35 yıllık muhabirliğim sırasında işim gereği birçok kişi ile tanıştım, arkadaş oldum. İşte bu tanıdığım İzmirliler’den birisi de Alsancak semtinin renkli simalarından, “Punta’dan Alsancak’a (Alsancak Tarihine Kısa Bir Bakış)” kitabının yazarı merhum Bülent Moralı’dır. Onunla rahmetli Şeref Üsküp ağabeyimin Kemeraltı Çarşısı’ndaki Hür Efe Gazete ve Matbaası’nda basılan “Simav’daki Yaren Geleneği” kitabımı yayımladığım günlerde tanışmıştık. 20 yıl kadar önce, ona her rastladığımda doğup büyüdüğü, yaşamını sürdürdüğü Alsancak semti anılarına dair kitap hazırladığını söyler, benden bir gazeteci olarak yardımcı olmamı isterdi. Kitap yazıp yayımlama konusunda az çok tecrübem olduğundan, ara sıra kitabı için hazırladığı notları okutur, görüşümü alırdı. 

Bu arkadaşımız maalesef genç sayılabilecek bir yaşta vefat etti. Hazırlık aşamasına tanık olduğum Alsancak kitabının basılıp basılmadığını bilmiyordum. Bir buçuk yıl önce eski bir kitapçıya uğradığımda rahmetli arkadaşım Bülent Moralı’nın kitabının yayımlandığını gördüm. Semtinin kitabını bastırmayı başarmıştı, kütüphaneme katmak için hemen satın aldım… Bülent arkadaşım öyle dolu dolu yaşamış, yayımladığı kitabının sayfalarında da pek çok anıya yer bulmuş. Bu anılardan birini sağlığında bölük pörçük dinlemiştim. Amerikalı aktörler Charles Bronson ile Tony Curtis’in “Paralı Askerler” filminin çekimleri için 1969 yılı sonbaharında İzmir’e gelmeleri ve rahmetli arkadaşımın komşuları Nadya Price’a misafir olmalarına ilişkin anısını kitabında şöyle anlatmış:

“1960’lı yılların sonunda bir filim çalışması için İzmir’e gelen dünyaca ünlü aktörler Charles Bronson ve Tony Curtis merhum Nadya’nın evine gelmişler. Nadya ölen eşinden dolayı aynı zamanda Amerikan vatandaşı idi. Bu ünlü sanatçılarla Birinci Kordon’daki Amerikan Subaylar Kulübü’nde tanışmış ve arkadaş olmuşlar. Annemin anlattığına göre Bronson ve Curtis, Nadya’nın evine ziyarete geldiğinde bir çok hayranları evin altında toplanmışlar. Hatta rahmetli babam Beliğ Moralı bu iki dev sanatçıyı spor salonundaki Mevlana’nın Şeb-i Aruz gösterisine götürmüştü. Charles Bronson, İzmir’e ailesi (eşi) ve iki devasa Rus tazısı köpeği ile gelmişti.” 

Bülent Moralı, “Punta’dan Alsancak’a (Alsancak’ın Tarihine Kısa Bir Bakış)” semt sakinlerinin yolu Alsancak’tan geçen ünlü sanatçılar ve devlet adamlarına dair anılarını kaleme almış ve kitabının sayfalarında yer vermiş. 

“Çirkin kral” Bronson’un gelişi

“Çirkin Kral” lakaplı Amerikalı sinema sanatçısı Charles Bronson’un asıl adı Charles Buchinsky’dir. Litvanya’dan Amerika’ya göç eden Tatar Türkleri’ndendir. Ünü aktör, 1969 yılı sonbaharında “Paralı Askerler” (Orijinal adı You Can’t Win ‘Em All) adlı tarihsel serüven filminin çekimleri için Türkiye’ye gelmiş. İstanbul, İzmir ve Kuşadası’nda üç ay kalan Charles Bronson’un Tony Curtis ile başrolünü paylaştığı filmin çekimleri o günlerde Türk magazin medyasına bolca konu olmuş. 

“Kökendil Türkçe” adlı Facebook grubunun sayfasında Zeynep Çiçek‎’in yazısında aktardığına göre, aktör Charles Bronson, bir gazeteciyle konuşurken “Türk olduğum için Tanrı’ma kut kıvançlarım olsun” diye Türkçe konuşmuş. Bronson’un bu sözü Türk basınında “Türkiye’de Allah’a şükürler olsun” diye çevrilerek yayınlanmış. Nedense ünlü aktörün aslının o yıllarda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği içinde bir Baltık ülkesi olan Litvanya’nın Tatar Türkleri’nden olduğu yazılmamış.

“Paralı Askerler” filmi

Charles Bronson ve Tony Curtis

Söz Bülent Moralı’nın anı kitabından açılmış ve Charles Bronson’dan söz etmişken Türkiye’ye geliş nedeni olan filmden söz etmemek olmaz. Ünlü aktör, senaryosunu Leo Gordon’un yazdığı, Peter Collinson’un yönettiği, başrollerini Tony Curtis ve Michèle Mercier ile paylaştığı “Paralı Askerler” filminde Amerikalı eski asker ve maceraperest Josh Corey rolünü canlandırmış. 

Ordu kaçkını iki Amerikalı askerin [Adam Dyer (Tony Curtis) ve Josh Corey (Charles Bronson)] ağzına kadar silah yüklü bir gemiyle 1922 yılında işgal altındaki İzmir’e gelişleriyle başlayan “Paralı Askerler”, bu iki çıkarcı adamın Türk Kurtuluş Savaşı’nda sık sık saf değiştirerek “yollarını bulma” çabalarını anlatan eğlenceli bir serüven filmiydi. Sonunda Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğindeki Kuvayı Milliye güçleri tarafından derdest edilerek Türkiye’den kovulan film kahramanları, Anadolu’da umduklarını bulamayınca bu kez de dünyanın diğer karışık bölgelerine doğru açılıyorlardı. 

Fikret Hakan, Salih Güney, Yüksel Gözen, Erol Keskin, Mümtaz Alpaslan, Bülent Gültekin, Suna Keskin gibi ünlü Türk sanatçıları da rol almış. Senaryosunda Türkiye’yi ve Türkler’i kötüleyen herhangi bir unsur bulunmamasına karşın filmin ülkemizde gösterilmesi sansür kurulu tarafından uygun bulunmamıştı. Bunda Türk medyasından bazı gazetecilerin bir bardak suda kopardığı fırtınanın etkisi de vardı. Sansür kurulu anlamsız biçimde yasaklanan film, ülkemizdeki genç kuşak sinemaseverler için “bilinmez” olma özelliğini koruyor. 

860 kez okundu.