İtfaiye aracıyla küçük kıza doğum günü sürprizi

Ebru Karaismailoğlu Yumurtacı

26 Nisan 2020 Pazar, öğle saatlerinde, Karşıyaka Donanmacı Mahallesi. Fazıl Bey Caddesi’nde (1738 Sokak) yaşandı bu olay…

Siren sesini duymamızla birlikte balkonlara fırladık… Siren çala çala sokağımıza gelen itfaiye aracı yanımızdaki apartmanın önünde durunca kaygılandık.

İtfaiye görevlilerinin merdiveni yükselttiğini görünce, “Duman kokusu filan da yok. Ne oldu, bunlar neden geldi ki?” derken yüksek volümlü bir “İyi ki doğduuun!” melodisi çalmaya başlıyor… Karşı apartmandaki bir kız çocuğunun doğum günü kutlaması için gelmişler meğer…

Doğum günü pastası görevliler tarafından balkondan kıza veriliyor… Ailesinin ve biz şaşkın komşulardan bazılarının alkışları eşliğinde birkaç dakikalık bir kutlama yapılıyor… Daha üç gün önce 23 Nisan coşkusu ile balkonlarda çoğunu tanımadığımız “komşularımız” ile aynı heyecanı yaşamış olma duygusu da taze ya… Bu sürpriz partinin davetsiz misafirleri olarak bir süre izliyoruz töreni.

Sanırım altmış beş yaş üstü olup da yalnız yaşayanlara iyice bir değişiklik oluyor, adeta evlerine misafir gelmiş gibi… Tabii ki olay biz dahil tüm komşu balkonlardan sosyal medyadan eş dosta duyurulmak üzere kayıt altına alınıyor…

Madem ki basın yok, elbette bu görev bizlere düşüyor. Bu sırada alt kattaki komşularının video kaydı en garip açıdan olan olsa gerek.

Hani haberlerde görüyoruz ya bazen… Yabancı ülkelerde oluyor, hasta bir çocuğun hayalini gerçekleştirmek için filan yapıyorlar… Onun gibi bir şey…

Türkiye’de itfaiye aracının/itfaiyecilerin böyle bir iş için kullanılabileceğini bilmiyordum, duymamıştım. Sanırım bir parti organizasyon şirketi tarafından araç itfaiyeden kiralanarak yapıldı…

Komşunun kızı ile birlikte ben de bir yaşıma daha girdim.

Not 1: Pastayı kızın annesi yapmış gibi görünüyordu ama neli olduğunu çıkartamadım.

Not 2: “Komşuda pişer, bize de düşer” demiş atalarımız. Madem böyle bir şamata yaptınız, hani bizim pastamız?

Not 3: Başka zaman olsa bir gönül almalık çiçek ile kapılarını çalıp, “Bir lokma da bize yok mu?” diye latife ederdim. Ama bu süreçte yapamam. Başka zaman olsa belki de küçük kızın arkadaşlarının da yanında olduğu “normal” bir doğum günü partisi ile onu sevindirmek mümkün olacak ve böyle alışılmadık bir kutlama yapmak akıllarına bile gelmeyecekti, kim bilir?

Bu olayı sosyal medyada arkadaşlarımla “paylaştığımda” yapılan olumlu ve olumsuz yorumların sayısı aşağı yukarı eşitti. Bir grup bunu en hafifinden can sıkıntısı, en ağırından şımarıklık olarak görürken, diğer kutuptakiler ne olursa olsun bir çocuğun yüzünü güldürmenin, hele de içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullarda haftalardır evde, arkadaşlarından uzakta canı sıkılmakta olan bir çocuğu sevindirmenin alkışlanacak bir davranış olduğu görüşündeydi..

Siz ne dersiniz?

Bunları da sevebilirsiniz