Küllerimizden nasıl doğacağız?

“Savaş çıktı çıkıyor” derken deprem oldu, uçak düştü, mülteciler sınır kapılarına hücum etti, daha neler neler… Ardından korona virüsü bütün dünyayı sardı ve her şey unutuldu. Öyle bir sürecin içine girdi ki insanlık, çaresizce çırpınışları izlemeye başladık sadece.

Dünya karantinaya girerken, okullar tatil olduktan sonra bile olayın önemini anlayamayan Türk insanı, daha yeni yeni piknik yerlerinden vazgeçip kendini eve kapatmaya başladı. Düne kadar ekmek almaya parası olmayanlar, nasıl dolaplarını stoklarla doldurdu, anlaşılacak gibi değil. 

Ülkede işsizlik zaten alıp başını gitmişken kapatılan fabrikalar, mağazalar, kafeler, lokantalar vs sonucu evlere hapsolan bir sürü insan, şimdi nasıl ve neyle karnını doyuracak, düşünmek bile korkutucu. Pek çok olumsuzluğu her yerde görüyor ve okuyorsunuz zaten. Ben tüm bu olumsuzluklardan ne kazanabileceğiz, onu göstermek istedim. Sonuçta umudu fakirin ekmeği. 

Bu kadar olumsuzluk sizce bizlere neler kazandırabilir? Bu kadar kaosun sonu nasıl artıya dönebilir? Dünya, ülkemiz ve insanlık küllerinden doğmayı başardığında, neler kazanmış olabiliriz?

1 – İnsanlar, en büyük düşmanın yine insanoğlu olduğunu fark edip doğaya daha adil davranabilir.

2 – Ülkeler bir karış toprak ve petrol için gençlerini kaybetmenin anlamsızlığını anlayabilir.

3 – İnsanlar, kin, nefret ve düşmanlığın anlamsızlığını görüp tekrar dayanışma ve yardımlaşma duygularını anımsayabilir.

4 – Küsler barışabilir. Kırılmış kalpler “ölümlü dünya” mantığı çerçevesinde birbirini affedebilir.

5 – Hazır tüketmekten uzaklaşabilir, tekrar evde yapılan organik yiyeceklere ve doğal mutfağımıza dönebiliriz.

6 – Tüketim değil üretim toplumu olmanın değerini tekrar hatırlayabiliriz.

7 – Çocuklarımız evde oyun oynamaktan sıkılıp, tekrar bizlerle paylaşmaya ve sokakta oynamaya başlayabilir.

8 – Sosyal medyadan uzaklaşıp okumanın, araştırmanın ve bilginin kıymetini tekrar keşfedebiliriz.

9 – Büyüklerimiz, ailemiz, yakınlarımız, arkadaşlarımız ve hatta komşularımızı (!) özleyip onları kırmamak için bundan sonra daha fazla emek harcayabilir, gerçek ve doğal iletişimi tekrar keşfedebiliriz.

10 – Duaların bizi kurtarmayacağını fark edenler olduğu gibi, dua etmeyi unutanlar tekrar dua etmeye başlayabilir.

11 – Zengin, parasının kendini korumadığını görüp fakir ile paylaşmanın hazzını hissedebilir.

12 – İnsanlık dürüstlük, kardeşlik, sevgi, saygı, empati, hoşgörü, yardımlaşma, vicdan, acıma gibi duyguları tekrar keşfedilebilir.

13 – Küçük şeylerden mutlu olmayı, yetinmeyi, mutluluk ve huzurun aslında nelerde saklı olduğunu tekrar hatırlayabiliriz.

“Her kötülükten bir iyilik doğar” diye düşünüp küllerimizden yeniden doğacağımız günlerin en kısa sürede gelmesi umuduyla…

Sağlık, sevgi ve hoşgörü ile kalın.

1.010 kez okundu.