Kağıdın ve kitabın 2 bin yıllık serüveni sergileniyor

Bu hafta Bornova’da ziyaret ettiğim Türkiye’nin ilk ve tek Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi’ni anlatmak istedim kitap dostlarına. Gezmekten büyük zevk aldığım müze, kağıt ve kaleme dokunarak büyümüş bir nesilin üyesi olan benim için bile bir zaman yolculuğu tadındaydı, unuttuklarımı anımsattı. Öğrencilerin sıkça ziyaret ettiği müzenin kaleme ve kağıda dokunmayan, klavyelerle, akıllı telefonlarla büyüyen Z kuşağı için çok daha ilginç olduğuna kuşkum yok. Müzenin bana en ilginç gelen eserleri ise giriş katında sergilenen müzenin bahçesinde ve Ege Üniversitesi Kampüsü’nde yetişen zeytin, Datça hurması, yelpaze palmiyesi, incir, Lübnan sediri ağacından elde üretilmiş kağıt örnekleriydi.

Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi görülmeli

İzmir’de kitap dostlarının ziyaret etmesi gereken müzelerden biri Bornova’da Gençlik Caddesi’nde bulunan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi. Müzede kağıt ve kitabın papirüsten parşömene oradan da kağıda varan iki bin yıllık zahmetli ve uzun yolculuğunun neredeyse tüm aşamalarını görme olanağınız var. Kitaba ilişkin butik müzelerin dünyada az sayıda, Türkiye’de ise yalnızca İzmir’de olduğunu söylemek gurur verici. Ebru sanatçısı olarak da tanınan Nedim Sönmez’in çabasıyla oluşturulan müze 2012 yılından bu yana ziyarete açık.

İçeriği kadar binası da özel olan müze Bornova’da iki katlı bir levanten köşkünde yer alıyor. Kayıtlı en eski kullanıcısı Ballian Ailesi olan bina 19. Yüzyıl’ın ikinci yarısında yapılmış. Köşk 1900 yılında Charlton James Girud’un eşi tarafından Ballian’ın varislerinden satın alınmış. 1970 yılında Ege Üniversitesi tarafından satın alınan köşk, yıllar içinde lojman, hemşirelik yüksek okulu, arşiv ve EÜ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı olarak kullanılmış. Tavan süslemeleri ile dikkat çeken köşk 16 odadan oluşurken, tüm odalarda kağıt ve kitaba dair malzemeler dünyanın dört bir yanından gönüllü bağışlarla toplanmış.

Müzenin iki katında da yer alan eserler, objeler gerçekten görülmeğe değer ve nadide ürünler. Kağıt sanatı örneklerinin sergilendiği giriş katındaki odada yer alan eserlere Uluslararası Kağıt Sanatçıları Derneği (The International Association of Hand Papermakers and Paper Artists-IAPMA) eserleriyle destek vermiş. 38 ülkeden 42 sanatçının 2009 yılında bir araya gelerek hazırladığı One World haritası ve aynı sanatçıların daha sonra 2015 yılında İzmir’e gelerek hazırladığı kent haritası da müzenin giriş katında çok özel bir proje olarak ziyaretçileri karşılıyor.

Müzenin giriş katında organik yazı malzemeleri papirüs, parşömen ve kağıdın gelişimi anlatılıyor. Bu katta 15. Yüzyıl’dan günümüze, dünyanın değişik kültürlerinde bir çok teknikle renklendirilmiş, süslenmiş, değişik amaçlarla kullanılmış Dünya Renkli Kağıtları görülüyor. Bu bölümde 17. Yüzyıl’dan bugüne üretilmiş 126 orjinal renkli kağıt koleksiyonu bulunuyor. Koleksiyon, dünyada bir müzedeki en büyük renkli kağıt koleksiyonu olarak biliniyor. İkinci katta ise kitabın üretilişi, matbaa aşamaları, sanatçıların ürettiği kitaplar, çocuk kitapları, birbirinden ilginç kitap biçimleri, baskı teknikleri, tipografi örnekleri sergileniyor.

İlk Türk matbaasının kurucusu İbrahim Müteferrika’nın matbaasında basılan “Vankulu Lügatı”, Gutenberg Matbaası’nda 1475 yılında basılan kitaptan bir sayfa, 2001 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne alınan Budist Rahip Baegun tarafından yazılan “Jikji” kitabının tıpkı basımı (ikinci cildi Fransa Kütüphanesi’nde bulunuyor), Salvador Dali’nin tasarladığı ve yalnızca 50 adet üretilmiş, sanatçının imzaladığı özel baskı kitap, Renoir’in iki özgün gravürünün bulunduğu kitap, Jan Miro’nun taş baskılarını içeren kitap, Pablo Picasso imzalı taş baskının yer aldığı kitap ilk anda sayabileceğimiz eserlerden bazıları.

İzmirli ressam Gülay Beşikçi’nin iki exlibrisinin de (Latince “…’nın kitaplarından”, “…’nın kitaplığından” anlamını taşıyan özgün grafik çalışmalar) yer aldığı müzede çocuk kitapları ile origami bölümleri de keyifle izlenebiliyor. Yaklaşık bine yakın objenin yer aldığı müzede 15. Yüzyıl’dan bugüne gelen nadide eserler de bulunuyor. Josua Reicherts tarafından oluşturulan 32 sayfalık, Japon ipek kağıdına basılıp elle deriye ciltlenmiş 2.4 milimetre x 2.9 milimetre boyutundaki dünyanın en küçük kitabı müzeye gelenlerin en çok ilgisini çeken kitap konumunda. 5 miligram ağırlığındaki kitap resimli alfabe harflerini içeriyor ve büyüteçle izlenebiliyor.

Müzenin Sürekli Sergi Salonu’nda İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi Kurucu Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Saim Tekcan’ın özgün baskı resimleri yer alıyor. Yılda dokuz bin ziyaretçinin gezdiği müzenin en sadık gezginleri ise öğrenciler. Pazar ve Pazartesi günleri kapalı olan müze diğer günler 09. 00-17. 00 saatleri arasında gezilebiliyor. Müze ücreti öğrenciler için 5 lira, yetişkinler içinse 10 lira.

Büyük emekle oluşturulmuş Türkiye’nin tek Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi de, ne yazık ki “engelli” müzelerden biri. Girişte ve içeride engelli ziyaretçiler için ziyareti kolaylaştıracak bir düzen ne yazık ki yok.

Çocuk kitabı yazmak isteyenler Sezgin’in atölyesinde

Eğitimci Nevzat Süer Sezgin yönetiminde yetişkinlere yönelik “Çocuk Edebiyatı Atölyesi” Şubat ayında eğitimlere başlıyor. İzmir’de çocuk edebiyatı alanında kitap yazmak, dergi ya da bir yayın hazırlamak isteyen yetişkinlere destek veren Sezgin, beş yıldır Yakın Kitabevi ve Zikzak Öğretmen Kulübü’nde çalışmalarını sürdürüyor. Sezgin aynı çalışmayı iki yıldır Egeli Kadın Yazarlar platformundan çocuk edebiyatı ile uğraşan yetişkinler için de düzenliyor. 10 kişiyle sınırlı atölyede haftada bir gün, iki saatlik bir eğitim veriliyor. Çalışma 16 haftalık bir programdan oluşuyor. Program kapsamında çocuk edebiyatını yönlendiren etmenler, okul öncesi ve temel eğitim çağındaki okurların yaş gruplarına göre gelişim boyutları hakkında bilgilenme, çocuk edebiyatında dil ve anlatım, konu, kurgu, mekan, zaman konuları ele alınıyor. Çocuk edebiyatının ödüllü yazarları Güzin Öztürk, Dilge Güney, Hasan Karaca da atölyeden yararlanan ünlü yazarlar arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Gökovalı’nın adı oturduğu sokakta yaşayacak

Halikarnas Balıkçısı yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın manevi oğlu olarak da tanınan mitolog, şair, yazar, gazeteci, turist rehberi ve akademisyen Prof. Dr. Şadan Gökovalı’nın adı Alsancak’ta yaşadığı sokağa verildi. Konak Belediye Meclisi yılın son oturumunda aldığı kararla Mimar Sinan Mahallesi 1394 Sokak, artık yazarın adıyla anılacak. Konak Belediye Başkanı Abdül Batur, oy birliğiyle alınan kararı Prof. Dr. Gökovalı’ya bizzat iletti. Kararın kendisini çok mutlu ettiğini, onur duyduğunu dile getiren Prof. Dr. Şadan Gökovalı da meclis üyelerine ve Batur’a teşekkür etti. Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğrencisi olmaktan onur duyduğum Şadan Hocamızı yürekten kutluyorum.

Osmanlı’da Yahudi Kıyafetleri araştırmacılara kaynak

Kasım ayında Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Merkezi’nde (Portekiz Sinagogu) açılan, küratörlüğünü Silvyo Ovadya’nın yaptığı “Osmanlı’da Yahudi Kıyafetleri” sergisinin kitabı da araştırmacılar için yayımda. Ovadya, Gözlem Gazetecilik Basın Yayın A. Ş tarafından basılan kitabın önsözünde kitabın ve serginin öyküsünü anlatmış. Kitaptaki giysiler fotoğrafların çekildiği, gravürlerin veya çizimlerin yapıldığı dönemlere göre kronolojik olarak sıralanmış. Kitabın sonundaki bibliyografya da bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara kaynak olması için hazırlanmış. Kitap Osmanlı’da yaşayan müslüman kesim ile gayrimüslimler arasındaki kıyafet farklılıklarını, günlük yaşamda kullanılan, sokağa çıkarken giyilen kıyafetlere, takılan mücevherlere, aksesuarlara, düğün kıyafetlerine ilişkin bilgiler de içeriyor. Kitapta İzmir, İstanbul, Edirne, Selanik, Rodos, Bursa, Kudüs-Halep kentlerindeki yahudi erkek ve kadınların kıyafetleri detaylı çizimlerle yer alıyor.

Ben ne okudum?

annesininkızı / Güler Sarıgöl Köymen / Boyut Yayınları


Mutfakta olmayı sevenlerin, lezzet garantili anne tariflerinin peşinden gidenlerin başucu kitaplarından biri “annesininkızı” kitabı. Uzun yıllar grafik tasarımcı ve kreatif direktör olarak çalışan Güler Sarıgöl Köymen kitabın proje tasarımını ve yönetimini üstlenmiş. Bir oya gibi işlenen kitapta İzmir ve ilçelerinde yaşayan kırk bir kadının anneleriyle ürettikleri lezzetlere dair öyküler ve tarifleri de yer almış. Birer mutfak ustası, yemek kültürümüzün hafızası annelerimizin reçetelerinin kayda alındığı bir sözlü tarih çalışması gibi kitap. Ama hepsinden önemlisi bir kızın annesine verebileceği en güzel armağanı hazırlamış Güler Sarıgöl. Kitabın kahramanı çocukluğu Birgi’de kalabalık sofralarda, akrabalarıyla geçen Güler Hanım’ın annesi maharetli Perihan Sarıgöl. Kitabın görsel olarak bir şölen niteliğindeki yemek fotoğraflarını Tolga Yurdaer çekmiş. Lezzetle okunan, anne tarifleriyle büyüyen kızları, anneleri için bir şeyler yapmak üzere mutfağa yollayan bir kitap annesininkızı…

Çok satanlar listesi

Kara Kutu – Soner Yalçın – Kırmızı Kedi
Kamu İhalelerinde Olağan İşler – Çiğdem Toker – Tekin Yayınları
Her Yerde Kan Var – Ayşe Kulin – Everest Yayınları
Kalbimin Can Mayası – İclal Aydın – Artemis Yayınları
Şehvetiye Tarikatı – İsmail Saymaz – İletişim Yayınları
Menzil Bir Tarikatın İki Yüzü – Saygı Öztürk – Doğan Kitap
Kral Şakir 7 Mor Bir Fil Gördüm Sanki Varol Yaşaroğlu – Eksik Parça
Beni Kör Kuyularda – Hasan Ali Toptaş – Everest Yayınları
Aşkımız Eski Bir Roman – Ahmet Ümit – YKY
Olağanüstü Bir Hayat Uğur Dündar – Gökmen Ulu – Sia

Bu liste Duvar Kitabevi, Kırmızı Kedi Yayınevi, Kitapsan, Pan Kitabevi ve Yakın Kitabevi katkılarıyla hazırlanmıştır.

92 kez okundu.

Bir cevap yazın