TMMOB: Yeşilin ve ekosistemin korunduğu bir park istiyoruz

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Kültürpark Raporu Bilgilendirme Toplantısı Mimarlar Odası İzmir Şubesi İzmir Mimarlık Merkezi’nde yapıldı. Toplantıya Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Alpaslan, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri – Makine Mühendisleri Odası İzmir Şube Sekreteri Melih Yalçın, TMMOB Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Şenyol Kocaer ve TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Başkanı Özay Yerlikaya, Kültürparka Dokunma Platformu üyeleri ve konuya duyarlı çok sayıda İzmirli katıldı.

Sözlerine, “Memleket kan gölü. Niye Kültürpark’la uğraşıyorsunuz? diye bize eleştiriler geliyor” diye başlayan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri – Makine Mühendisleri Odası İzmir Şube Sekreteri Melih Yalçın, “Biz yaşamın her alanıyla uğraşıyoruz. Memleketin kan gölü olmasından çok da bağımsız değil bu bakış açısı” dedi. Kentimizde, bölgemizde yaşam alanlarındaki dönüşüme ilişkin bir takım kararların alındığını, ancak bunların bir kısmı sosyal medyaya düşerken yazılı basına gerçek anlamda düşmediğini belirten Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bölgemiz açısından kentin köyleri, ormanları, tarım alanları ciddi bir yapılaşma baskısı altında rant politikalarıyla kuşatılmış durumda. Yaşadığımız bütün alanlar on yıl sonra böyle göremeyeceğiz bir şekilde bir takım kararlar alınarak bazı şekillere dönüştürülüyor. Sürece müdahale edemediğimiz sürece sadece Vah vah demekten başka seçeneğimiz kalmaz. Bizim kentliler olarak karar alma aşamasında meşru zeminde bu süreçlere müdahale etmemiz gerekiyor. Kentlilik bilincini, birlikte yaşama müdahale etme bilincini biz böyle görüyoruz.”

TMMOB’a bağlı meslek odaları olarak Kültürpark’la ilgilenmeye revize projesi çıktığında değil, 1960’lı yıllarda başladıklarını anlatan Melih Yalçın, “Burası en az 80 yıllık ciddi bir ekosisteme sahip, kolay kolay da para pulla yeniden yapılamayacak önemli bir değerdir. Orayı bir kongre merkezi bahçesi gibi göremiyoruz, bir park gibi görüyoruz, her şeyi oraya bir müdahale gibi görüyoruz” diye konuştu. Fuarın Gaziemir’e taşınma kararı alınmasının ardından 2014 yılında, Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerini Kültürpark’a toplantıya çağırdığını anlatan Yalçın, toplantıda kendilerine “Nasıl bir Kültürpark istediklerinin sorulduğunu söyledi. “Kültür ve parkın iç içe olduğu, yapılaşmanın azaltıldığı, yeşilin ve ekosistemin korunduğu bir park istiyoruz” dediklerini anlatan Melih Yalçın, toplantının ardından Büyükşehir Belediyesi’ne bir rapor gönderdiklerini dile getirdi.

2014’den 2016’daki Kültürpark revize projesi tanıtım toplantısına kadar kendilerine bir bilgi verilmediğini, geri dönüş yapılmadığını, kurumsal olarak yapılan çalışmaların iletilmediğini anlatan Yalçın, şu bilgileri paylaştı:

“2016 yılında TMMOB’a bağlı meslek odalarının ve işadamlarının dernekleri ve bağlı olduğu meslek odalarının temsilcileriyle bir toplantı yapıldı. Proje bize tanıtıldı. Bu yaklaşık 15 dakikalık bir video gösterildi. Bu görüntülerde sadece kültür ve park kelimeleri özenle kullanılmıştı. En sonda da Kültür Merkezi aktarıldı. Biz çalışmaların projelerini görmek istediğimizi ilettik. Gönderilenleri inceleyince daha önceki raporlarda söz ettiğimiz konuya uymayan yapılaşma çalışmaları var. En büyüğü ise 3 bin 500 kişiye varan bir kongre merkezi. Ondan sonra Kültürpark Çalışma Grubu olarak bir rapor hazırladık ve Büyükşehir Belediyesi’ne gönderdik ve kamuoyuyla paylaştık. Bizim şu ana kadar Büyükşehir Belediyesi’ne gönderdiğimiz konuyla ilgili bu raporların hiçbirine yanıt verilmedi.”

“Büyükşehir Belediyesi Kültürpark’ın revize projesi hazırlanırken projenin kamuoyuyla paylaşıldığını, meslek odalarından görüş alındığını ve katılımcı anlayışla hazırlandığını söylüyor” diyen TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sekreteri Melih Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu şekilde yaptığımız itirazımız manipüle edilmeye çalışılıyor. Biz herhangi bir meslek odası değiliz. Bu konunun uzman kuruluşuyuz. Herhangi bir sanayici derneğiyle bir tutmak yanlıştır. Raporumuz uzman odalarımız tarafından hazırlanmış rapor TMMOB’a bağlı İzmir’deki tüm meslek odalarının yer aldığı İl Koordinasyon Kurulu’nun tamamı bu raporun arkasındadır. Biz arkadaşlarımızın hazırladığı rapora güveniyoruz ve arkasında duruyoruz. Kültürpark konusu hakkında belediyenin Ziraat Fakültesi’ne sipariş ettiği ağaç envanteri raporu dışında hazırlanmış başka bir teknik rapor yok. Bu konuda bizimki dışında başka bir teknik rapor yok.”

Sundukları raporun “istemezükçüler” yaftasıyla görülmezden gerilip yok sayılmasını doğru bulmadıklarını anlatan Melih Yalçın, “Bu raporu kentin duyarlı kesimlerine, emek örgütlerine, herkese anlatmayı görev biliyoruz. Çünkü Kültürpark geleceğimizi ilgilendiriyor. Yapılacak projeye oldu bittiye getirilmeden başlanmamalı, tartışılmadan yapılmamalı. Burası torunlarımıza bırakılacak bir miras” dedi.

Kültürpark ekolojik hassas bölge

Peyzaj Mimarları Odası İzmir Şube Başkanı Özay Yerlikaya, düzenledikleri raporun daha iyi anlaşılması için hazırladıkları, Prof.Dr. Ümit Erdem tarafından seslendirilen bir video sunumu yansıttı. Sunumda Kültürpark’ın bir kültürel miras olduğunu, 420 bin metrekarelik bir alana kurulu, 200 bin metrekarelik yeşil alana sahip Kültürpark’ın İzmir’in merkezinde tek, ülke genelinde ilk ve tek kent parkı olduğu anlatıldı. Peyzaj mimarlarının gözüyle bir çalıştay hazırlandığı dile getirilirken, sonuç raporunun Büyükşehir Belediyesi’yle paylaşıldığı belirtilen video sunumda şu görüşler dile getirildi:

“Bizim kimseyle inatlaşma derdimiz yok. Amacımız meslek ilkeleri doğrultusunda Kültürpark’ı daha yeşil bir park olarak geleceğe taşımak.Kültürpark ekolojik hassas bölge olarak ayrı bir kimlik kazanmıştır. Bu yüzden böyle yerler çok titizlikle ele alınmak zorundadır. İnşai dokunuşlar yerine mevcudu rehabilite ederek kullanmak önemli ve zorunludur.Kültürpark’ın bir kent parkı olması önemlidir. Projede yeşil yoğun noktalardaki müdahaleler tedirgin edicidir. Bu fırsat iyi kullanılmalı yıkılan tesisler yerine yeşil doku ikame edilerek Kültürpark işlevsel açıdan zenginleştirilmelidir. Yaya yollarının artırıldığı görülmektedir.Bu yeşil dokunun parçalanmasına neden olmamalıdır. Yeni yolların minimum düzeyde tutulması daha uygun olacaktır.Çim alanlarının çokluğu ayrı bir sorun olarak görülmektedir. Su fakiri ülke olmamız ve İzmir iklimi düşünüldüğünde konunun önemi daha da anlaşılmaktadır. Gölet alanının genişletilmesinden çok göletin rehabilitasyonunun ve biyolojik bir gölet kimliğinin oluşmasının daha öneli olduğunu düşünmekteyiz. Duvarsız Kültürpark özgür biralan olarak düşünülse de bizim Kültürparkımızda bu durum tarihsel açıdan sakıncalıdır. Duvarlar daha sevimli hale getirilebilir. Kapılara dokunulmamalıdır.Çünkü her kapı simgesel bir tarih öyküsüdür. Bunlar azaltılamaz ve çoğaltılamaz da.B bölgesindeki yıkılacak hangarların yerine öngörülen uluslararası fuar ve sergi kongresi, bu şekliyle endişe yaratmaktadır.Bu kompleks daha ayrıntılı biçimde belirlenmelidir. Uçuk bir yapılanma yerine yıkılması düşünülen İsmet İnönü Kültür Merkezi gibi mütevazi bir kültürel bir doku oluşturulması daha doğru olduğu düşünülmelidir. Kongre merkezi lafı yeniden ele alınmalıdır. Kültürpark kültürel bir niştir, tarihsel bir değerdir, doğla bir yeşil dokudur, ekolojik hassas bir bölgedir ve çevresile birlikte yaşayan bir varlıktır, korunmalıdır, yaşatılmalıdır. Kültürel bir park işleviyle geleciğe taşınmalıdır. Gördüğünüz gibi biz yeter ve hayırcı değiliz, istemezükçü hiç değiliz. Sadece mesleğimizin hakkını vermeye çalışan meslek insanlarıyız. Yönetimsel olarak yeniden değerlendirilmelidir. Öneri proje peyzaj mimarlığı başta olmak üzere ilgili meslek dallarının katkılarıyla İzmirli’yi düşünen bir proje durumuna getirilmelidir.”

Yerlikaya: Yüzde 44’ün vehameti büyük

Sunumun ardından söz alarak Kültürpark’ın tarihçesini özetleyen Özay Yerlikaya, Kültürpark’ta itirazlara karşın Büyükşehir Belediyesi’nin 2004 yılında imar plan değişikliği yaparak inşa edilen kapalı otoparkın üstünde, odaların itiraz ettiği sonuçları yaşandığını, şu an bir tek ağaç yetişmediğine dikkat çekti. Yerlikaya, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemde büyük bir vurguyla ifade ettiği, ‘Kültürpark tarihinde yeşil alanı ilk defa yüzde 56’ya çıkartıyoruz’ diye gurur duyduğu bir söylemle karşılaşıyoruz” diyerek şu görüşleri paylaştı:

“Evet 56’lık bir yeşil alandan sözediyoruz ama yüzde 44 ne oluyor? Yüzde 44 bina oluyor, yol oluyor, su ögesi oluyor. Burada yüzde 56 yeşil alan ama 44’ün vehameti gerçekten çok büyük. Nüfusu 180 bin olan İzmir’de 1930’lu yıllarda 420 bin metrekarelik bir yeşil alan üreten belediye anlayışından, nüfusu 4,5 milyon olan İzmir’de 420 bin metrekarenin yarısını betona teslim etmeyi düşünebilen bir belediye anlayışına dönüşmüş durumdayız. Bu da gerçekten acı bir durum.”

Kültürpark’ta öncelikle koruma amaçlı imar planı yapılması zorunludur diyen Özay Yerlikaya, “Kültürpark İzmir’in ilk kent parkıdır. İzmirin merkezinde yer alan tek yeşil alan ve yeşil ağının başlangıç noktasıdır” dedi. Yerlikaya, sözlerini “Kültürpark’ın Yunanlılar tarafından yakılıp yıkılan İzmir’in küllerinden yükselen bir uygarlık mesajıdır. Bu nedenle Cumhuriyet döneminden kalma simgesel bir kültür mirası olarak korunmalıdır” diye tamamladı.

Kocaer: Yapıya fazla misyon yükleniyor

Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer yapılan çalışmaların, mücadaleyi yürüten 25 bin bileşeni olan bir platform ve onunla birlikte yürüyen Kültürpark’a Dokunma Grubu’nun yanında dayanışma gösteren gruplarla, yürüttüklerini çalışmaların kent hakkı düzleminde değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Kocaer, 90 yıllık Kültürpark’ın, 26 yıl önce yapılan ve yapılış aşamasında bile birçok itirazlar gelen bir proje üzerinden değerlendirilmesinin doğru olmayacağını belirtti. “Bu sürece, bu şekilde getirilen projeye mevzuat açısından itirazlarımız var” diyen Özlem Şenyol Kocaer, şu görüşleri dile getirdi:

“Kültürpark bu projeyle birlikte birçok misyon üstleniyor. Kamuoyunda gördüğünüz bazı açıklamalar var. Burada yapılacak bir kongre yapısı, bir kültür sanat merkezi olarak nitelendiriliyor. Ancak projenin içine detaylı baktığınızda ki süreç 2013’den beri bir kongre yapısının burada olacağı yönündeydi. Kongre merkezi, kültür sanat merkezi yapılacak. Bu yapının burada ve 420 bin metrekarelik bu park alanına bir metrekare daha yeşil alandan, bu yapının daha fazla olacağına dair açıklamalar var. Görüyoruz ki hangarların yıkılıp yerine yapılacak yapıya oldukça fazla misyon yükleniyor. Basmane, Kemeraltı bölgesindeki çöküntü olarak adlandırılan alanda, çevresindeki otellerin, ticari alanların hatta kentin tamamının ekonomik açıdan canlandırılacağı yönünde. Bu kadar misyon üstlenmiş, İzmir’in geneline katkı sağlayacağı söylenen projenin 26 yıl öncesinden yapılan bir mimari proje üzerinden değerlendiriliyor olması sizlere soruyorum gerçekten bilimsel midir, gerçekçi midir? Yoksa o yapı özelinde bizlerle paylaşılmayan farklı amaçlar, senaryolar var mıdır?”

Alpaslan: İZFAŞ Gaziemir’e gitmeli

Kültürpark’ın yönetim modelinin değiştirilmesi gerektiğini belirten Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Alpaslan, Kültürpark’ın içindeki İZFAŞ’ın yerinin artık Gaziemir’deki yeni fuar alanı olduğunu belirtti. Alpaslan “İZFAŞ, ihtisas fuarlar düzenlemek amacıyla kurulmuş. Onun yeri artık Gaziemir. Orada ülke ve dünya çapında fuarlar düzenleyecektir” dedi.

İZFAŞ’ın bir anonim şirket olduğunu ve böyle bir anonim şirketin hisselerinin herhangi bir kimse tarafından alınabileceğine dikkat çeken Halil İbrahim Alpaslan, şirketin yönetim kurulunda farklı profilde insanlar bulunduğunu belirterek şu görüşleri dile getirdi:

“Yarın öbür gün bambaşka profildeki kişiler İZFAŞ’ın hisselerini satın alabilirler. Böyle bir anonim şirketin Kültürpark dediğimi, kentlilerin parkı dediğimiz bir yerin üstünde söz sahibi olması gerçekten çok sorunlu bir duruma işaret ediyor diye düşünüyorum. İZFAŞ kuruluş amacına uygun olarak fuar düzenlemek üzere Gaziemir’de yerini almalıdır. Kültürpark’ın yönetimi ise daha katılımcı, kentlilerin, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve belediyenin organizasyonuyla bir araya gelmesiyle oluşan bir yapıyla yönetilmelidir. Bundan sonraki kararlar bu şekilde alınmalıdır.”

Projenin en tartışmalı alanının hangarlar yerine yapılacak alan olduğunu anlatan Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı, alanın belediyenin belirli bir zamana göre “kongre merkezi” diye sonduğu, sonradan “sergi – kültür merkezi” olarak adını verdiği yapının, 35 bin metrekarelik, 2 bin kişilik bir alan olduğunu söyledi. Yapının doğru olmadığını düşündüklerini, çünkü buranın mevcut plan kararlarına aykırı olduğunu dile getiren Alpaslan, planın Behçet Uz tarafından temelleri atılan Kültürpark’ın doğasına da aykırı olduğunu anımsattı. Kültürpark’ın kongre işleviyle değil kent parkı yaratmak amacıyla ve “halk okulu” olarak kurulduğunu anlatan Halil İbrahim Alpaslan, yapının trafik yükü ve altyapı yükleriyle çevreye ciddi sorunlar getireceğine de değindi.

“Biz kongre merkezi ya da sergi mekanı yapılmasın demiyoruz” diye konuşan Alpaslan, yeni kent merkezi planlarında kongre merkezi için ayrılan yerler olduğunu dile getirdi. Gaziemir’de yaklaşık 40 bin metrekarelik, içinde otel de bulunan bir kongre merkezi alanı olduğunu anımsatan Halil İbrahim Alpaslan, “Bunun yeri Kültürpark değil diye düşünüyoruz” dedi. Kültürpark’a topografik müdahalelerin ise mümkün olmadığını söyleyen Alpaslan, “Tarihi bir sit alanında topografyayı değiştiremezsiniz. Burası İzmir’ni yangın yeri. Daha önce burada Rum ve Ermeni mahalleleri var. Bu alanı Kültürpark’a dönüştürmüşsünüz. Burada bir yapay tepe yok.Bu kentin belleğinde böyle topografyada tepeler yok” diye konuştu.

Projede betonlaşmaya da dikkat çeken Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Alpaslan, “Yeşil alan artırılıyor deniyor, ama betonlaşma da artıyor” dedi. Belediye yöneticilerinin “Hiçbir ağacı kesmeyeceğiz” sözlerini hatırlatan Alpaslan, sözlerini ”Daha önce tramvay inşaatı için de öyle denmişti. Ama böyle yoğun bir inşaatın oradaki bitki örtüsünün etkilemeyeceğinin garantisini kimse veremez” diye tamamladı.
49 kez okundu.

Bir cevap yazın