Termal turizm alanında yatırımcı sıkıntısı var

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı(ETİK) ve Türkiye Otelciler Federasyonu(TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Ege Bölgesi’nin termal turizm açısından önemli potansiyele sahip olduğunu ancak bu bölgelerin yatırımcı bulma yönünden sıkıntı çektiğini belirtti. İzmir’in termal turizmle “sürdürülebilir turizm” avantajı bulunduğuna dikkat çeken İşler,EXPO 2020 için üretilen projelerin de yaşama geçirilmesini istedi.

Ege’nin termal turizm açısından büyük olanaklara sahip olduğunu dile getiren ETİK Başkanı Mehmet İşler, İzmir’de işletme belgeli termal tesislerin ağırlıkla Çeşme’de bulunduğunu ancak burada da sezonun iki buçuk ay sürmesini büyük bir kayıp olarak niteledi.

Mehmet İşler, şu görüşleri dile getirdi: ”Tarihsel anlamda bakacak olursak, İzmir kaplıcaları yıllardan beri, termal merkezi olarak adlandırılmıştır. Agamemnon Kaplıcaları’nın hikayesini zaten herkes biliyor. Yüzyıllardan beri Agamemnon Kaplıcaları (Balçova) günümüzde Nordik (İskandinavya) ülkeleri diye tabir ettiğimiz ülkelerden ciddi şekilde talep görmektedir. Dolayısıyla, bugün Türkiye’nin değil, dünyanın belki de en güzel sahillerine sahip olan Çeşme plajlarımız yazın turistlere kapılarını açmışken; hem denize girebileceğiniz; hem de kendi denizinin içinden termal suyunun çıkma özelliğine sahiptir. Bu özelliğiyle Çeşme, dünyada ender rastlanan yerler arasında yer almaktadır. Ancak, otellerin açılma ve kapanma süresi bakımından Çeşme sezonu süresinin sadece iki buçuk ay olduğunu görüyoruz. Oysa Çeşme, sahiliyle ve iklimiyle, özellikle de termal turizmini ön plana çıkartarak “12 ay sürdürülebilir” bir turizmin yapılabileceği bir destinasyon merkezi haline gelmesi potansiyeli olan bir turizm yeridir. İzmir, maalesef bu açıdan da mağdur durumda ve mahrum olmaktadır.”

İzmir’de işletme belgeli termal tesislerde toplam bin 950 oda ve 4 bin 213 yatak kapasitesi olduğunu tahmin ettiklerini belirten Mehmet İşler, “İşletme Belgeli termal tesislerin en fazla Çeşme’de yer aldığını görmekteyiz. Bu rakamlar da, Çeşme’nin termal turizmiyle 12 ay sürdürülebilir turizm yapması için ne kadar elverişli olduğunu gözler önüne sermektedir. Yatırım belgeli termal tesislerimiz yine daha çok Çeşme’de yer alıyor. Dikili’yle beraber yatırım belgeli termal tesisler yönünden toplam 544 oda ve bin 622 yatak kapasitesine sahibiz” dedi.

Hamam kültüründen uzaklaşılmalı

Termal turizmin “hamam kültürü” mantığından uzaklaşılarak ve alternatif tıpla paralel olarak modern sağlık ve kür merkezlerine dönüştürülmesi gerektiğini söyleyen İşler, bu alanda adeta “devrim” yapılması gerektiğini vurguladı. Termal turizmin, dış ülkelerden döviz getirebilecek bir anlayışla hak ettiği yere gelebileceğini kaydeden Mehmet İşler, İzmir’in sahip olduğu gastronomi, kruvaziyer, fuar ve kongre etkinlikleri ve kültür-inanç turizmiyle büyük bir potansiyel taşıdığını da belirtti.

İnciraltı’na sağlık merkezi

İzmir’in EXPO 2020 adaylığı sürecinde İnciraltı için üretilen projelerin de yaşama geçirilmesini isteyen Mehmet İşler, İnciraltı’nda bulunan yaklaşık 550 hektarlık alanın bir kısmına Osmanlı mimarisini yansıtan, içinde termal havuzların, hamamların ve SPA merkezlerinin olduğu 5 bin kişilik sağlık merkezinin yapılabileceğini söyledi. İzmir’i medikal turizmde söz sahibi yapmanın en önemli şartının, turizm çeşitliliğini arttırmak olduğunu vurgulayan İşler, “İnciraltı Bölgesi’ne İzmir’i uluslar arası platformda pazarlayabilecek anıtsal bir proje yapılması önerisinde bulundu.

İnciraltı Bölgesi’ne yapılabilecek sağlık merkezi sayesinde yeşil alanların korunacağını da söyleyen ETİK Başkanı İşler, “İzmir’i sağlık turizminin anıtsal çekim ve cazibe merkezi haline getirelim ki, Türkiye’ye ve Avrupa’ya örnek bir model yaratmış olalım. Balçova’nın termal sağlık turizmi konusunda birikimi var. Uşak, Afyon ve Denizli’yi içine alan büyük eserin merkezi olarakda İzmir’i medikal turizmin başkenti yapalım. Örnek bir projeyle sağlık turizminde söz sahibi olan Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Orta Avrupa ülkeleriyle rekabete girelim. Sağlık turizminden faydalanmak için kentimize Almanya, Hollanda, Avusturya, Belçika ve Türkiye Cumhuriyetleri’nden insanlar geliyor. Dijital pazarlama yapıp, aynı zamanda fuarlara katılalım.Kruvaziyer turizmi ile İnciraltı’na gelen insanlar, bölgeyi ziyaret etsin” dedi.
39 kez okundu.

Bir cevap yazın