Zencefilli karides ve tuzda balık… Şarap… Rakı…

Haftanın yemeği: Zencefilli karides ve tuzda balık,
Haftanın şarabı: Sauvignon blanc,
Haftanın rakısı: Beylerbeyi yaş üzüm…

Bu hafta 14 kişiydik… Osman Abi ve ailesi; uzun süredir planlıyorduk, sonunda gerçekleşti…

Osman Abi’yle alış verişe çıktık, bittiğinde “Oh be, dünya varmış” dedim…

Herhangi bir ürün almak için elimi attığım her şeye “Gökhan bu en iyisidir di mi?” diye sorar mı sürekli bir insan? Osman Abi soruyor.

Balık istemişti Osman Abi, daha önce gene Badem’de yaptığımız tuzda balıktan…

Ama tuzda balığa gelene kadar öncesinde daha başka neler vardı, bakın:

Genelde olduğu gibi tam yağlı Ezine ve İzmir tulumu ile başladık.
Biraz da taze kırma yeşil zeytin. Ne de severim ağızda bıraktığı o acımsı tadı.
Somon füme geldi sonra. Üzerine kırılmış tane karabiber, kapari ve sızma zeytinyağı ile.

Ha, bu arada, ne mi içiyoruz?

Yine sevgili Bahar’ın önerisi ile Kavaklıdere Côtés d’Avanos Sauvignon Blanc 2006. Harika bir seçim, yemeğin başından sonuna kadar zengin aromalarıyla biz eşlik eden bu zarif ve dengeli şarap ağzımıza attığımız hemen her lokmada harika bir uyum yarattı. Ancak, bir de rakımız vardı bu sefer.

Eh, konu Osman Abi olunca rakısız bir masa adeta mümkün değil ve sanki gerisi teferruat… Üç kere distile edilmiş Beylerbeyi yaş üzüm rakısı. Egeli bir rakı, yumuşak içimli, menümüze çok iyi eşlik ettiğini söylemeliyim.

Yemeği anlatmaya devam edelim şimdi;

Nilgün Abla’nın nefis börülce salatası süsledi masayı başlarda. Börülceler henüz ılıkken verilen sos ve nar taneleri harika bir birliktelik oluşturdu.

Hazır eli değmişken Nilgün Abla ve ekibi yeşil salatamızı da yaptılar, üstelik istakoz parçalarıyla süsleyerek… Bu güzel salata yemeğin başından sonuna kadar ihtiyaç duyduğumuz her an masada önümüzdeydi.

Sonra arka arkaya ahtapot ızgara, jumbo karides ızgara veee zencefilli jumbo karides…
Zencefilli karidese yıllar önce sevgililer günü için menü hazırlarken bir dergide rastlamıştım. Denedim ve tavsiye ediyorum.

Zeytinyağında ince doğranmış zencefilleri yaklaşık iki saat marine ettik. Sonra haydi tavaya…

Yağ ısındıktan sonra kafasını ve sırtı temizlenmiş karideslerimizi zencefilli yağda soteledik. Üzerine taze soğan ve tereyağı attıktan sonra biraz daha ve en son kırmızı pul biberle biraz daha ve sonra servis…

Daha sonra ise İzmir mutfağına Rahmetli Kemal Usta’nın armağanı; tuzda balık…

Taptaze deniz levreklerimiz vardı. Kalın tuza yumurta akı ilave ederek iyice karıştırdık. Harç kıvamını alınca tepsinin altını tuzla kapladık. Sonra balığımızı yerleştirerek onu da güzelce hiç hava almayacak şekilde tuzla kapladıktan sonra 200 derecedeki fırınımıza verdik yaklaşık yarım saat sonra balığımız hazırdı. Tuzları kırıp balığımızın derisini de ayıkladık ve kendi suyunda pişmiş nefis balığı afiyetle yedik.

Herkes bir şeyler yaptı ve çok eğlendik.

Efendim, tavsiye ediyoruz. Sevgi ve lezzetle kalın…

Zencefilli karides:

– 4 parça jumbo karides
– Bir tutam taze zencefil, ince doğranmış.
– 4 çorba kaşığı zeytinyağı
– İncesinden 2 adet ince doğranmış taze soğan,
– Yarım çorba kaşığı tereyağı
– Bir tutam pul biber.

Tuzda balık: 1 kilogram levrek için

– 1 kilogram levrek; temizlenirken pulları alınmayacak
– Yaklaşık 1 – 1,5 kilogram kalın tuz.
– 2 ya da 3 adet yumurta akı
33 kez okundu.

Bir cevap yazın