O meclis üyeleri, seni devirir mi başkan…

Biliyorsunuz, İzmir Buca’da, neredeyse daha seçim sandığı açılır açılmaz kavga koptu.
Oysa CHP tam 38 yıl sonra belediye başkanlığını kazandı. Ama ortalık yangın yerine döndü
Başkan Ercan Tatı, hedefteki adam oldu…
Gürültü önce başkan yardımcılığı atamasında yaşandı…
CHP gibi köklü bir parti, hiç değilse tecrübeleriyle bilmeliydi.
Bu tür makamlara, meclis dışından bir isim getirmeliydi.
Seçilmiş meclis üyeleri arasından birini tercih etmek, küskünlüklere huzursuzluğa yol açardı.
Nitekim de öyle oldu..
?Muhalifler? kazan kaldırdı.
Bir başka hata…
Borç batağından söz eden başkan Ercan Tatı’nın, ayağının tozuyla, koltuğundan masasına, duvarından lambasına makam odasını baştan aşağı değiştirmesiydi..
Gerçi, borç rakamları da tartışılır, o da ayrı konu…
Şimdi Buca’da elden ele dolaşan, mobilya, tadilat faturları var..
?Bomboş kasa devraldık? diyen Başkan Tatı, 80 bin liranın vicdan muhasebesiyle karşı karşıya…
İpler iyice gerildi..
Başta Levent Köstem, Adnan Öztekin, Osman Ergündoğar, Kemal Erözel, Erkut Tamay, Güngör Kaya, Murat Işık, Muzaffer Kater, Rıza Zayıfoğlu ve Veli Balyemez…
Kim neyi yer, neyi yemez onu bilemem.
Ama bu on isim de pırıl pırıl, hepsi üniversite mezunu, işinin gücünün adamı… Belediye meclis üyeliğini, zamanlarından, ailelerinden, mesailerinden fedakarlık ederek yapıyor… Ceplerine maaş falan girmiyor.
Hepsi yürekten CHP’li ve CHP’li Belediye Başkanı Ercan Tatı’nın muhalifleri…
İçlerinden Doktor Levent Köstem’i daha yakından tanırım…
Sözünü esirgemez, doğru bildiğini savunur… Dürüsttür, düzgündür, inatçıdır..
Ama siyasette henüz acemidir..
Yanlışlığı olduğuna inandığı grup kararına uymamıştır.
İşte bu yüzden, disiplin kurulunu boylamıştır.
Levent Köstem’e ifade verirken sordular:
Neden Başkanı eleştirdin, Meclis’ten çıkarken ‘Bu işin üstüne bir bardak soğuk su içelim bitsin’ dedin…
Niçin ‘CHP’ye kaliteli insanlar gelsin, siyasetin de kalitesi yükselsin’ dedin…

Adım adım çıkmaz sokağa…

Bu tartışmalar, içinden çıkılmaz bir yola doğru sürükleniyor..

Perşeme günü Buca’da CHP’nin örgüt yemeğii vardı. 400 kadar partili katılmıştı..
Ercan Tatı mikrofonu eline aldı, dedi ki:
?Bu meclis üyelerinin amacı beni devirmek!?
Sonra sıraladı:
?Yalan yanlış beyanatlarla beni suçluyorlar..
Benden ihale istediler, vermedim…
Bir de CD’den söz ediyorlar.. O CD olsa olsa, otomobilimden çalınandır…
Partinin bazı üst düzey yöneticileri basına belge sızdırıyor..?
O gece, hiç de yeri değildi.
Buz gibi hava esti..
?Bunların hepsi iftira, ıspat et, suçlama? diyen meclis üyelerine cevap hakkı vermediler.
Ama bir isim vardı ki, susmadı:
Partinin Merkez Yürütme Kurulu Üyesi, İzmir Milletvekili Bucalı Mehmet Ali Susam..
Tatı’ya dönerek dedi ki;
?Seçim zamanı seni destekledik. Hep arkanda olduk. Böyle duygusal konuşmalar sana yakışmıyor. Buca senden hizmet bekliyor..?
Susam daha sonra on meclis üyesiyle salonu terk etti.
Başbakan ne demişti:
“Söz ola kestire başı…”
Ya Baykal, “Sen önce ‘Söz ola kese savaşı’ noktasına gel.?
Bakalım, Buca’daki bu düello, sonunda başı mı kesecek, savaşı mı? (HT)

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın