Çamura gökdelen olur mu?

İzmir’i üç aşağı beş yukarı bilenler, hemen söyler. Bu şehir, birinci derece deprem kuşağındadır… Sahillerin çevresinde zemin pelte gibidir…
Peki, koskoca Büyükşehir Belediyesi, bunu bilmez mi? Elbette bilir… İmarını, imarını buna göre ayarlar…
Sözü, ?İzmir’in Manhattan’ı? olması tasarlanan Alsancak Limanı ile Bayraklı arasındaki bölgeye getirmek istiyorum…
Yanılmıyorsam yedi yıl önceydi. Ahmet Piriştina, hayalindeki en buyuk proje için düğmeye basmıştı. Çoğu yıkık dökük binayla dolu, bu devasa alanda kentsel değişim yaratmak istiyordu.
Düşük profilli bir bölgenin her karışı altın gibi değer kazanacaktı.
Yüksek binalar, yat limanları, alışveriş merkezleri, eğlence mekanları, turistik tesisler olacaktı…
Uluslarasası ödüllü yarışma düzenlendi. Almanlar’ın projesi birinci seçildi ve buna uygun imar planlaması yapıldı.
Çok konuşuldu, tartışıldı. Mahkemeler, düzeltmeler birbirini kovaladı.
Ve sonunda, başta Basmane’deki Dünya Ticaret Merkezi olmak üzere imar planlarına ?kamu adına? itirazlarıyla ünlü, eski Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Yüksel Çakmur sahneye çıktı.
Sözün özüyle Çakmur, idari yargıda dava açıp dedi ki;
?Çamurun üzerine Manhattan olmaz. Elinizi vicdanınıza koyun. İzmir deprem bölgesi… Böyle bir plan yanlıştır.?
Mahkeme, bir kaç gün önce Çakmur’u haklı buldu. Bilirkişiler raporlarında, “Planlanan alan Deprem Yönetmelikliği’nde tanımlanan ve en zayıf zemin türü olan Z4 tipindedir. Tüm veriler zeminin taşıma kapasitesinin düşük olduğunu gösteriyor. Planın jeolojik haritası ve bilgiler ise sadece 2.5 sayfalık bir görüş yazısı olarak sunulmuş? dedi, ayrıntılı etüd istedi…
Çakmur’un çıkışını tartışmıyorum.
Gerekirse bir başka yazıda değerlendiririz…
Ama gerçek şidir. Şimdi dosya yeniden alınacaktır.
Başkan Aziz Kocaoğlu’nun söylediğine göre, kapsamlı bir zemin etüdü yapılarak, mahkemenin kararına itiraz edilecektir. En az bir yıl daha geçecektir.
Sormak gerekmiyor mu?
?Bu zemin etüdleri niye daha önce ayrıntısıyla yapılmaz.?
İşin içindeki önemli isimlerden biriyle konuştum…
Ahmet Piriştina döneminde İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyeliği yapan, ardından Konak Belediye Başkanlığı’na seçilip ?İzmir’in Manhattan’ı? projesine imar izni verenlerden Muzaffer Tunçağ’a sordum:
?Gerçekten ayrıntılı bir zemin etüdü yok mu?? diye…
?Çok net hatırlamıyorum. Var… Ancak mevzuat açısından, Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün bakışı açısından nedir bilemiyorm. Belgelere bakmam lazım? dedi, sonra ekledi:

Bayraklı’da yüksek bina yok mu??

?Gören göz kılavuz istemez. Burada zemin gevşek. Önemli olan inşaatın teknolojisi ve kalitedir. Evet, çamurun üzerine yüksek yapı sorun olmaz. Temeller kazıkla sağlamlaştırılır. Tartışılan o bölgede hali hazırda yüksek yapılar bulunuyor. Örneğin Makina Mühendisleri Odası’nın binası… İzmir’in en dayanıklı yapılarındandır. Benzer durum Mavişehir için de söz konusu…?
Durum budur…
Ortada bir yargı kararı vardır…
Eğer bu memleketin parası paraysa, hukuku da hukuktur…
Elbette, geçikmelerden ötürü yatırımcı tepkilidir, hatta haklıdır.
Keşke, itirazlara yol açmayacak bir plan hazırlansaydı…
Belirsizlik yaratılmasa, kafalarda soru işareti kalmasaydı…
Artık, telafi zamanıdır. Her şey kitabına uygun ve doğru yapılmalıdır. (HT)

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın