Hüseyin Çapkın’ın sırlarını açıklıyorum

“Sık sık arkadaşlarımın, yakınlarının, mahalle sakinlerinin evlerine, otomobilerine hırsız girdiğini duyuyordum.

Ben de 45 yıldır bu şehirde yaşıyordum.

Gerçi bir bayram günü, apartmanın kapısını söküp götürmüşlerdi ama hala bizim eve hırsız girmemişti.

Kendi kendime “ne tedbirli adamım” diyordum.

Ama tam da emniyet müdürünün geldiği gece işler değişti.

Sonunda bizim eve hırsız girdi.

Bir çantam vardı. Alıp götürdüler.

İçinde cep telefonum, kredi kartlarım, kimliklerim, üç beş kuruş da para…

Paraya pula, telefona değil de, belgelere üzülüyorum.

Şimdi tecrübeli arkadaşlar teselli ediyor, “Çantayı bir kenara atmışlardır. Bekle… Merak etme, bir kaç gün sonra.bulunur” diye….

İşte İzmir böyle… Hoş geldin müdür bey… İşin zor. Allah kolaylık versin.”



Bu satırları üç yıl önce yazmıştım.

Tam da o gün, Bursa’dan İzmir’e atanan Hüseyin Çapkın. ayağının tozuyla koltuğuna oturmuştu,.

Kendisini hiç tanımıyordum.

Ama “iyi polistir” diye duyuyordum.

Sonrasını İzmirliler biliyor.

Şehir huzura kavuştu.

Kapkaç terörü bitti..

Gasp kabusu sona erdi.

Hırsızlık istatistikleri alt üst oldu.

Kapılardan. balkonlardan demir parmaklıklar söküldü.

Evlerdeki hapis hayatı tarihe karıştı

Camı pencereyi açık bırakıp uyumayı keşfettik.

Bu 2.5 milyonluk şehirde, gece gündüz, özgürce gezip dolaşmanın, korkusuzca yaşamanın tadını çıkarmaya başladık.

O dehşetli günler hala hafızalarda duruyor, silinmedi.

Kolay mı, zor mu oldu?

Orasını bizzat biliyorum.

Çünkü, Hüseyin Çapkın’ı çok yakından tanıdım.

Ama o iş başka, bu iş başka…

Ben gazeteci, o polis…

Bildiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum.


İstanbul’a müdür olmak zordur


Evet, Hüseyin Çapkın şimdi Türkiye’nin konuştuğu bir adamdır. Tireli gariban çiftinin oğludur.

Akranları, emniyet amiriyken, o henüz 37 yaşında emniyet genel müdür yardımcısı olmuştur.

Tam 25 yıl boyunca bir çok ilde emniyet müdürlüğü yapmıştır.

İster sağdan, ister soldan hiç iktidar kılına dokunamamıştır.



En üst düzey kadrosunda içki içen de vardır. namaz kılında..

Siyasi görüşleri, etnik kökenleri dikkate almaz..

Kürt-Türk, Alevi-Sunni, sağcı-solcu ayırmaz..

Pusulası iştir..

Doğru yapana, düzgün çalışana hak ettiği makamı verir.



Hüseyin Çapkın, zengin sofralarını, ziyafetleri sevmez.

Kokteyleri, resepsiyonları umursamaz.

Tantanalı ziyaretler lugatında yazmaz.

Tevazu, hayat tarzıdır.

Halk adamıdır…

Tercihi esnaf lokantasıdır, pasaport kahvesidir.

İnce ruhludur. şairdir…

Yazmaya kalksa, kendi ifadesiyle beni cebinden çıkarır.



Hüseyin Çapkın sokak polisidir.

Mesleğine aşıktır. Gece yarılarına kadar ayaktadır. Kurmayları da, ekipi de tetiktedir.

Bilgisiyle. kıdemiyle polis teşkilatının en etkili isimlerindendir.

Başarısının sırrı aklıdır, karizmasıdır. disiplinidir, şefkatidir, tecrübesidir, yöneticiliğidir.



Evet, İstanbul’a emniyet müdürü olmak zordur.

Ama Hüseyin Çapkın olmak daha da zordur..

Güle güle müdür bey… Sen başarırsın… Yolun açık olsun. (HT)

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın