Son Kemal!



İki yılı aşkın süredir İzmir İl Başkanlığı görevini deruhte eden Kemal Karataş, uzatma dakikalarında attığı golle, ağır psikolojik ortamda geçen adaylık mücadelesini galip bitirdi.
Kapağı Konak’a attığı gibi Bayraklı – Bornova gibi ilçelerde de aday değiştirmeyi başardı.
Kemal Karataş’ta benim bilmediğim ve de algılayamadığım doğa üstü güçler olduğundan şüphelenmeye başladım.
İl başkanlığı sürecinden hatta 2005 kurultayındaki sarı atkılı döneminden bu yana yakından izlerim kendisini.
İzmir’de Selçuk Ayhan’ın kazandığı il kongresinde adaylığa niyetlenip olamadığını, hatta Önder Sav ekibi tarafından mahallesinde delege yapılmayıp dosya delegesi olarak değerlendirildiğini bilirim.
İl başkanlığını Önder Sav ekibinin imzalarıyla seçilip aynı ekibin iki yılı aşkın süredir devirme planı yapmasına rağmen deviremediğini de…
İki ilçe dışında örgütün neredeyse tamamıyla kavgalı olmasına rağmen iki yılı aşkın süredir İzmir’i “idare” etmeyi başardı.
Başarılı oldu mu?
Dedik ya… İdare…
Kimi zaman muhalif korkusuyla partinin kapısını kilitleyip Ankara’ya gitti. Çoğu zaman ilde toplantı bile yapamadı. İl yönetiminde il sekreteri, il saymanı, eğitim sekreteri, disiplin kurulu seçimlerinde hep kaybeden taraftı.
Kendisini o makama getirenlerin kongre salonunda başlayan ve aylar süren “götürme” operasyonu fayda etmedi.
Üstün yetenekleriyle koltuğa tutunmayı başardı.
Tüm bu süreçlerde İzmir’de yanında bir kişi vardı: Dr. Merih Şan.
Ama bizim Kemal, Konak adaylığı sözü verip, sonrasında aynı makama talip olunca onu bile kaybetti.
Uzun lafın kısası bu Kemal başka Kemal. Eşi benzeri yok.
Mustafa Kemal’in partisindeki son Kemal. Son Mohikan gibi…
İki ayı aşkın süredir Siyasi Partiler Yasası’nı delerek hep Konak adaylığını hem de il başkanlığını koltuğunun altında taşımayı başaran Kemal.
Dün genel merkezde Aziz Kocaoğlu’nu bile koluna takmayı başardığı düşünülürse gerisini siz düşünün. “Yeniçeri.” diyerek suçladığı ilçe başkanlarıyla kolkola girip protesto ettiği Aziz Başkan’ı…
Yetenekli mi yetenekli…
Bir gün “ak” dediğine yarın “kara” diyebilir… Dün kavga ettikleriyle yarın kol-kola girebilir…
Yetenek deryası… Tutarlı mı tutarlı… Omurgalı Kemal…
Ama helal olsun.
Her şeye ve herkese (bana da) rağmen hayalini kurduğu Konak adaylığını kapmayı başardı. Ben kendisini Güzelbahçe’ye uygun görmüşsem de o Konak’ı kopardı…
Ahmet Sarışın karşısında seçilmeyi başarırsa Yeşildere’yi Saint Antonio Nehri’ne çevirir, Konak Meydanı’nı da Kızıl Meydan’a dönüştürür artık…
Kemeraltı’nı ne yapar siz düşünün. Tabiiki bunları yapabilmesi için adaylık sürecini burnundan getirdiği, toplantılara sokmadığı Aziz Kocaoğlu’ndan da izin almak zorunda…

***

Dr. Merih Şan’la Tüzük Kurultayı’nda genel merkezde beraberdik. Kendisine Karataş’ın Konak adaylığına sıcak baktığını söylediğimde hiç unutmuyorum Dr. Şan şöyle demişti üzerine basa basa:
“Siz Kemal’i tanımıyorsunuz. O Aziz’in altında bir koltuğu kabullenmez.”
“Kabullenmez” vurgulayarak…
Dr. Merih Şan kim?
Karataş’ı il başkanlığı sürecinde sırtında taşıyan adam…
Siyaset bu işte… Bir yerlerden tutunmak, tükürdüğünü yalamak, dostlarını satmak, her türlü ayak oyunu var…

Dünkü MYK’da ne mi oldu?
Karataş-Önder Sav işbirliği ile hazırlanan İzmir listesinde Aziz Kocaoğlu’nun isteğiyle Urla’da aday değişikliğine gidildi. Karaosmanoğlu Urla adayı… Torbalı’da heykelini diken başkan yeniden aday gösterildi. Gerisi aynen bildiğiniz gibi…
Yani dün olan Bülent Baratalı’ya oldu. Urla’yı da aldılar elinden.
İzmir listelerinde Mehmet Ali Susam, Bülent Baratalı yok…
Kim var. Bol miktarda Kemal Karataş, Önder Sav… Az miktarda Aziz Kocaoğlu…
Peki bu listeler seçim kazanır mı?
Baykal’a göre “Odun da koysalar İzmirli seçer.”
Bu soruya yanıt vermek bize düşmez…
Size de düşmez! Paşa paşa gidin oyunuzu bildiğiniz gibi kullanın. Büyüklerimiz öyle uygun görmüşler.

Bir cevap yazın