Ergenekon tertibinde tsunami

Bu kadar dalga üst üste gelirse adı tsunamidir.
Açıkçası, devletimiz tsunami altında.
Şöyle bir tepelere çekilip yukardan aşağı bakacak olursak, görülür ki, devletimizin kulelerine doğru su yükselmeye başladı. Bu, tufan manzarasıdır!
Bir siyasi parti, İşçi Partisi’nin başkanı, yöneticileri, alındı götürüldü… Ermeni soykırım iddialarına şamar gibi yanıtlar veren bir siyasi parti, tek başına Türk ulusal dış politikasını belirleyen bir parti…
Sular Türk ulusal siyasetinin kulesine yükseliyor…
Bir hukuk adamı, Sabih Kanadoğlu, Türk ulusal hukuk kulesinin en üstündeydi, yaptığı açıklamalarla tıkanan meclisi açıyordu…
Sular Türk ulusal hukuk kulesine yükseliyor…
Tuncer Kılıç Paşa, Hurşit Tolon Paşa, diğer emekli komutanlar ve şimdi görev başından alınan subaylar… Vatan savunmasında karargâhta olanlar, Milli Savunma Genel Sekreterliği yapmış komutanlar…
Sular Türk ulusal savunma kulesinde yükseliyor…
Kurtuluş Harbi kahramanlarının torunları, Emin Gürses’ler…
Sular Türk ulusal direniş tarihinin kulesinde yükseliyor…
Yalçın Küçük ve Cumhuriyet’in diğer aydın yazarları…
Sular aydınlanma kulesinde yükseliyor…
Atlantik’te kriz fırtınası koptu, ayakta kalan tek iş kolu silah sanayi, para kazansın diye acelesi var. 60 yıl önce İsrail adında bir ileri karakol kurmuşlardı, şimdi onu büyütme zamanıydı. Büyük Ortadoğu, yani İsrail’i büyütme projesi, Bush’un ağzıyla “3. bin yılın haçlı seferi” hızlandırılacaktı. Ön hazırlıklar tamamdı.
Geriye ulusal direniş noktalarının dağıtılması kalmıştı. Bunun için, postmodern bir dava başlatarak, daha önce direnmiş ve ileride direnmesi muhtemel şahsiyetleri hapse atmak, bir bozuk pazılı ellerine vermek! Dalgalarla büyüyen, kaç yıl süreceği belirsiz yeni bir esaret yöntemi kullanmak…
Bu tertipte içeri alınan Sürmeneli bir hemşerimiz var, emekli Deniz Yarbay İlyas Çınar. Onu Berlin’de tanıdım. Talât Paşa Komitesi’nin düzenlediği “Ermeni soykırımı tarihsel yalandır” mitinginde beraber yürümüştük.. İyi denizci olduğunu şimdi daha iyi anladım, onun bu tsunamide güvertede dimdik kalacağından hiç kuşkum yok!
Bu hafta tam da Emin Gürses’in savunmasına sıra gelmişti ve muhteşem cevaplar verdiğini öğreniyorduk ki yeni dalga onun haberlerini kesti.
Onuncu tertip alınanlara da geçmiş olsun.
Ancak bu kez alınan muvazzaf subaylar da var. Bu durum özellikle TSK komuta kademesi için özel önemdedir. Bu akşamki toplantıdan ne çıkacak, ben de merak ediyorum. Tuncer Kılıç Paşa’nın eşini ziyarete gitmiş olan komutan eşleri ile avunabileceğimi sanmıyorum.
Bu tsunaminin arkasından bir artçı dalgayı daha kaldıramayız, bu açıktır!

Bir cevap yazın