Mahcup istifacılara koltuk aranıyor…

CHP lideri Deniz Baykal’ın birkaç gün önce İzmir’de önümüzdeki süreçteki adayı için mevcut Başkan Aziz Kocaoğlu’nu tarif edip, Çeşme’deki birebir toplantılarda da bu yönde mesaj vermesinin ardından ilginç gelişmeler birbirini izliyor.
Baykal’ın engelliler tarafından bile algılanan tarifine rağmen kafasında hala soru işareti barındıranlar da var, Deniz Bey’in bu raddeden sonra kıvıramayacağını düşününler de. Ben ise CHP liderinin kafasındaki adayın Kocaoğlu olduğundan kesin kes eminim. Neden açıklanmadığını bir önceki yazımda gerekçeleriyle kaleme almaya çalıştım.
Kafasında soru işareti barındıranlar bütün gün Baykal’dan gelen yağmur gibi övgüleri, vücut diliyle ve tartışmaya yer bırakmayan sözleriyle yaptığı tarifi, Çeşme’deki gizli toplantıda konuşulanları ve de Ankara’da oluşan eğilimi görmezden gelip, satır aralarından sızan umut ışıklarının izinden gidiyor. Neymiş efendim. Baykal, “İzmir’e efendi başkan lazım” demiş, bu tanım Kocaoğlu’na yeterince oturmuyormuş.
Başkan Kocaoğlu’nun örgüt yöneticileri ve bazı sivil toplum liderleriyle yaptığı kavgaları en fazla kaleme alanlardan birisiyim.
Kavga kaçınılmazsa yaparsınız. Bu sizin efendiliğinize halel getirmez. Efendi kelimesinden medet umanlar, yıllarca herkesle kavga eden Baykal’ın efendilikten ne anladığını sorgulaması gerekir.
Baykal’ın sadece Kocaoğlu ile değil, mevcut CHP’li başkanların bir çoğuyla “yola devam” edeceğinin anlaşılması, bazı ilçelerdeki bazı mahcup adayları da sıkıntıya soktu. Dün gazetelere yansıyan habere dikkat…
Karşıyaka’ya Ertam Özen, Konak’a Kemal Karataş…

***

Haber, Baykal’ın Çiğli alt geçit açılışına gelirken parti otobüsünde yaptığı şakayla karışık birkaç cümleden hareketle kaleme alınmış. CHP lideri Bayraklı sınırlarından geçerken Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak’ı çağırıp, tepeleri gösterir. Ve de “Burası neresi?” sorusunu sorar. Bayraklı yanıtını alınca da gülümseyerek “Sen bırak Karşıyaka’yı… Buraya aday yapalım. Burada çok iş var. Karşıyaka’da yapacak işin kalmadı” der.
Durak’tan, “Siz nasıl isterseniz öyle olur” yanıtını alınca da, “Şaka şaka. Ama senden de böyle bir yanıt bekliyordum. Senden sadece Karşıyaka’yı değil, Bayraklı’yı da istiyorum” der. Yani Bayraklı’daki kritik seçimde Durak’ın da çalışmasını istemektedir Baykal.
Bu bölgenin son belediye başkanı olarak tabii ki… Benzer sözlerle Konak Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ’a da takılır.
Olay bundan ibarettir.
Siz, Baykal’ın sözlerinde Ertam Özen ve Kemal Karataş‘ı görebildiniz mi? Ben de göremedim. Zaten, 30 Kasım’da adaylık için istifa eden “delikanlılar” arasında da yoktu bu ikili. Şimdi nereden çıktılar dersiniz?
Yoksa istifa ettiler de bu haberi İzmirli gazeteciler atladı mı?
Yoksa bu ikili için YSK özel bir yasa çıkardı da haberimiz mi olmadı?
Yani, CHP’nin yaşını başını almış tecrübesiyle önder olması gereken bu iki örgüt başkanının 30 Kasım’da istifa edip etmediği, ettilerse halen il ve ilçe başkanı sıfatını nasıl taşımaya devam ettikleri ayrıca merak edilmektedir. Yani Karataş ve Özen İzmir örgütünün mahçup istifacılarıdır. Ve de şu sıralar Özen ve Karataş’a koltuk aranmaktadır.
Arayan da bizzat kendileridir.
Aylardır Durak’ın Bayraklı’ya, Karataş’ın da “proce” açıklayıp durduğu Konak’a aday olacağına yönelik servisler Ankara’ya düzenli olarak yapıldığı için Baykal’ın iki başkana şakayla karışık takılmasının kimler tarafından basına servis edildiği çok net.
Görünen o dur ki; servisi biri yapmış, teyidi diğeri…
Mahcup istifacıların senaryosuna en güzel yanıt ise Cevat Durak’tan geldi. Dün öğle saatlerinde Durak, Karşıyaka adayı olacağına ilişkin başvuruyu İlçe Başkanı (!) Özen’e verdi.
Tunçağ’dan da benzer bir hareket bekliyorum…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın