EXPO’da 12. madde uygulansın

EXPO ile yatıp EXPO ile kalkıyoruz. İzmir gündemi sürekli EXPO ile meşgul.
Geçtiğimiz günlerde Paris’te ‘EXPO İzmir 2015’ ile ilgili tanıtımlar yapıldı.
Her ne kadar Paris’teki sunuma Yakın Plan Gazetesi olarak katılım göstermesek de, katılan arkadaşlardan bazı bilgileri aldık.
İzmir’in tanıtımı Milano’yu beşe katlamış.
Sadece; mış.
Bence bu iş; mışla muşla olmaz.
Her seçim gibi, EXPO 2015 de sandıkta kazanılacak.
Her şeyden önce EXPO’nun kazanılması için seçim kazanmak lazım.
Seçim derken; BİE delegelerinin oyu ‘İzmir’ olmalı.
Bu durumda; ‘sandıkta nasıl kazanılır?’ onu sorgulamak lazım.
Kazanmak için neler yapmak gerekir?
Mesela; delege avına çıkacaksın. Olmadı, yığma üyeler yapıp, 12. maddeden geçirip, aralarından seni seçecek delegeler çıkaracaksın.
Sayıları her geçen gün artan, bir yılda 98’den 140’a ulaşan BIE üyesi ülkelerin sayısının artmasına sen de katkı koyacaksın.
Örneğin, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yapılan İslam Ülkeleri Toplantısı’na katılan tüm ülkelerin temsilcilerini, 150 Avrupa papeli yatırıp, BİE üyesi yapacaksın, 12. maddeden bile geçirmene gerek olmadan hemen sandığa yollayacaksın.
Kabul görmedi mi?
Bu işin profesörüne danışacaksın.
Yok mu ‘koyun gibi delege nasıl yapılır’ profesörü?
İzmir’de gırla.
Tabi bu iş, enternasyonal diyebilirsiniz.
O zaman Pirizıdınt Mistır Buş’tan 12. maddeyi devreye sokması için yardım isteyeceksin.
Bak bakalım o zaman, şahıs mülkiyeti olan arazide EXPO yapsan da, bir başkasının mutsuzluğu üzerine EXPO mutluluğunu kursan da, geliyor mu, gelmiyor mu oylar.
Tabi elimizi de çabuk tutmak lazım.
Şunun surasında dört ay kaldı. Fazla zaman da yok.
Haydi İzmir, bu seçimi almalısın.

Melahat Teyze

Anlaşıldı… Kemal Karataş, İl Başkanlığına aday olacaklara göz açtırmayacak. Baksanıza; muhtemel aday olmak isteyenlere, ciddi destekleri olacaklara, şimdiden göz dağı veriyor.
“İl kongrelerinde, örgütle ilgisi olmayan ne Aziz Kocaoğlu’nun ne Alaattin Yüksel’in ne de Selçuk Ayhan’ın delegeler üzerinde gücü olamaz”
Olamaz.
Haklı.
Haklılık nedenlerini bir bir gazetede de sıralamış. Keyfle okudum.
Karataş;İl kongresinde karşısına kimsenin rakip çıkmaya cesaret edemeyeceğini çünkü kendisinden başka hiç kimsenin tüzük gereği 600 delegenin 120’sinin imzasını alamayacağını savundu. “Örgütle bağlantısı olmayanları delegeler tanımaz. Onların örgütte güçleri yok. İlçelerde benim desteklediğim isimler kazanacağı için il delegesi seçimlerinde de sıkıntı olmaz. Bu yüzden kimse rakibim olmaya cesaret edemez. Buna mangal gibi yürek ister” dedi.
Bu açıklamaya ben değil “Melahat teyze’ çok üzülmüş!
Kendisi için değil…
CHP’nin düşürüldüğü duruma üzülmüş.
Melahat teyze;
“Benim partimde böyle şeyler olmamalıydı” diyor.
Haklı!
Melahat Teyzeye göre;
Bu bir yarışmış.
Eşit şartlarda sürmeliymiş ki, kazanan haketmeliymiş.
Aksi takdirde yapılacak kongre, kongre olmaktan çıkarmış.
Daha şimdiden şaibe söylentileri de duymuş Melahat Teyze..
Ah Melahat Teyze ah… Başkası duymasın aman, bu yaşına bakmadan sana da; ‘anlat kızım Melahat’ derler sonra.
Senin bilmediğin şeyler var artık.
Sen Atatürk zamanından kalmışsın.
Şimdi CHP’de moda; “atama”
Delegemi; kavun misali.
İlçe Başkanları; kapı kulu askeri.
Yani;
Yaz yaz. Çiz çiz.
Ali oyu at. At Ali at.
Anlatabildim mi Melahat Teyze.

Sıtkı Kürüm

Konak İlçe Başkanlığı seçimleri yapılacak.
Önce olağan, sonra normal.
Sıtkı Kürüm her iki kongrede de aday.
Bence Sıtkı Kürüm’ün bu adaylığı ilkeli.
Neden mi?
Çünkü; yaz yaz, çiz çiz delegelerle seçime gitmeyecek.
Seçim kaybettiği delegelerin karşına çıkacak.
“Ben yine adayım diyecek”
Bunun için mangal gibi yürek lazım.
Aday olduğuna göre; bu yürek Sıtkı Kürüm’de var.

Bir cevap yazın