CHP’de ‘ceza’ suskunluğu

Tayland’a yapılan “İzmir çıkarması” bazı çevrelerin baskısına CHP içinde olması gereken adımın atılmasıyla sonuçlandı. Geziye katılanlar Disiplin Kurulu’na sevk edildi. ?Parti Disiplin Kurulu mekanizması henüz çalışmaya başlamadı ama şimdi parti çevrelerinde başka bir senaryo üzerinde tartışma yoğunlaştı: “Gidenlere ceza verilemez veya göstermelik ceza verilir. Çünkü, cezalandırılması istenen kişiler partide bu anda yerel erki elinde bulunduruyor! Eğer bu üyeler ceza alırsa, karşılığında bazı ilişkilerde CHP’lileri cezalandırır.”?Açıkçası, bu tartışmalar geçmişte de yaşanmıştı. Bazı yerel erk sahibi kişiler “CHP Genel Merkezi’ne rağmen istedikleri gibi davranma konusunda” başarılı olmuşlardı. Ancak, bu başarıları bir sonraki süreçte partiyi zor durumda bırakmıştı. Şimdiki senaryoyu üretenlerin en büyük dayanağı zaten geçmişteki hatalar değil mi??Baskı yapılabilir?CHP İzmir örgütünde daha önce Disiplin Kurulu’na sevkedilen belediye başkanları oldu. Bir de bakıldı ki, bu kişiler Disiplin Kurulu’na “kafaya” almaya çalışıyor. Topluca Disiplin Kurulu’nun yemeğe götürülüp, pazarlık yapıldığı günleri anımsıyorum. O grubu fotoğraflayan gazeteci arkadaşımın peşinde az koşmadılar. (O şimdi konuşamaz bir noktada!!!)?Geçmişteki bu süreçte, Disiplin Kurulu üyeleri dahil, parti yöneticilerine inanılmaz baskılar da yapıldı. Açıkçası, şimdi de benzer adımlar atılabilir. İl Başkanı Selçuk Ayhan dahil, birtakım parti yöneticilerine ve Disiplin Kurulu üyelerine baskı gelebilir. ?Cezasız kalırsa?Peki diyelim ki, CHP’nin başındaki yöneticilere “Faşist” diyen, havaalanından gitmekten vazgeçenleri bile son dakika telefonlarıyla ayağa kaldırıp Genel Başkan Deniz Baykal ve Genel Merkez yöneticilerine karşı adeta “Kalkışma” içerisine sokanlar ceza almazlarsa ne olur. ?Eğer bu kadar tartışıldıktan sonra bazı gerekçeler yaratıp, Disiplin Kurulu’na verilen bu gruptaki bazı eylemciler ceza almazsa, bu partinin içerisinde “Kurum, kural, Genel Başkan” tanıyan insanlar cezalandırılmış olur. ?Geçmişteki bildik anlayışın sürdüğü, bundan sonra da her türlü hareketin rahatlıkla yapılabileceği yargısı “legal” hale gelir.?Peki CHP bunu mu yapmak istiyor. ?Görülen o ki, bu sefer artık bu tavır geçerli değil. Çünkü, kimsenin beklemediği biçimde parti üst yönetimi bu davranışın yanlışlığını ortaya koydu. Bundan sonrası ile partideki diğer görevlilere kalıyor. ?Hatta CHP üst yönetimi cezalandırma kriterlerinde biraz insaflı davranmışa benziyor. Aleni “küfür” niteliğinde açıklamalar yapıp, ondan sonra da CHP adına yerel yönetimin en üst organlarında görev yapanların bazıları uzun süredir bu cezaları hak eden birçok açıklamalar yaptılar.?Kim diye sorarsanız, ben bu isimleri yazmam. Bu isimler, bir yandan CHP’nin kurumsallığına rahatlıkla hakaret edip, bir yandan aynı partinin üyesi olarak Büyükşehir Belediyesi koridorlarında dolaşıyorlar. Hatta, bizim bildiklerimiz bazı partililerin bilgi dağarcığından çok eksik. ?”Bizi aramadılar, bize son gün söylediler” sözleri altında CHP Genel Merkezi’ne karşı savaş açanların, bu konuda da kamuoyuna doğruları söylemediği gün gibi aşikar. ?Bunu öğrenmek isteyenlere ise bir adres gösteriyorum: CHP Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Oyan. ?Bu konuda sorusu olanları elbette aydınlatacaktır diye düşünüyorum…

Bir cevap yazın