İki nikah İki iddia

Bu devirde evlenmek kolay değil.
İzmir’de iki bürokrat kızlarını evlendirdi.
Allah mesut etsin, bir yastıkta kocatsın.
Tez zamanda torun sahibi olsunlar inşallah.
Ancak, iki bürokratın ‘düğün sahibi’ olduğu iki nikahla ilgili görmezden gelinen bazı gelişmeler olmuş muydu?

***

İşte birinci iddia:
“Her şeyin başı” dediğimiz o kutsal kavramın İzmir’deki yönlendiricisi, bu aralar üst üste alınan başarısızlıklara yanıt verememe sancısındayken; bakalım bu mesut günleriyle ilgili bir iddiaya nasıl yanıt verecek?
Nikahı, Balçova’da kıydıktan sonra, tepe amiri olduğu hizmet alanının “sosyal tesisi” konumundaki ve en iyi İzmir manzarasına sahip yerde; konuklara yemek verildi.
Afiyet olsun, burası sosyal tesistir ve tabii ki bu tür etkinliklere açıktır.
Kullanmaya hakları var ve buna diyecek hiçbir sözüm yok.
Etkinliklere açıktır açık olmasına da, “ev” sıfatlı bu gibi yerleri kullanmanın bazı kural ve kaidelerini bu bürokratın bizden daha iyi bilmesi gerekir!
Örneğin, iddiaya göre yemeğin bütün konuklarının ellerini açarak, arka arkaya ettikleri Arapça dualar eşliğinde yemeğe başlamaları ne demek oluyor?
Tabii ki çiftin mutlu olması için dualar edilir, anlarım ve hak veririm.
Çünkü ben de, aile içindeki bu gibi mutluluk buluşmalarında dua ederim.
Bir kamu tesisinde, üstelik törensel yapmam duamı!
Ama bu gibi kamu kurumlarında, üstelik tepe amiri olduğun ve içeriye girerken kılığın kıyafetin bile belli kriterlere uyması gerektiği sosyal tesiste; iddiaya göre ayakta ve eller havada uzun uzun dua edersen, bu mekanın kurallarına aykırı hareket etmiş olursun.
Hele hele, bu sosyal tesisin müdürünün, büyük bir telaş içinde (aman her an bir gazeteci gelebilir) endişesiyle gözü ve kulağı kapı eşiğinde beklemesi daha vahim.
Üstelik şair olan müdür sıfatlı bürokrat bunu yaparsa, memura da her şeyi yapma hakkı doğar!
Bu gibi kamu binalarında yapılan törenlerde nasıl davranılması gerektiğinin önce tepe yöneticilere anlatılması gerekiyor.
Kısacası “eğitim” şart!
Umarım söz ettiğim bu olay, sadece iddiadır. Sırada ikinci iddia var:

***

Diğer bürokratımız, İzmir’de bir sosyal güvenlik kurumunun başında.
İşleri çok yoğun; titiz bir kişiliğe sahip.
Hatta bir ulusal gazetenin bölge ekinde, kendi uzmanlık alanıyla ilgili vatandaşların sorularını büyük bir özenle yanıtlıyor.
İşini gayet sistematik yapan bir bürokrat olarak tanınıyor.
Zaten bu yönü, pek çok iktidar değişikliğine rağmen görevini sürdürme istikrarının nedenini ortaya koyuyor.
Ben, bu kadar titiz bir bürokratın kızını evlendirirken; pek çok kuruma kurye ile gönderdiği davetiyelerin asıl ‘göndericisi’nin kim olduğuna nasıl dikkat edemediği iddiasını anlayabilmiş değilim.
Bu kişiyle bu olay arasında organik bir “bağ-kuramadım”, inanamadım!
Davetiyeler, kuryeye Çiğli’deki bir esnaf örgütü tarafından verilmiş.
Ne alaka, neden bir esnaf örgütü; bir bürokratın kızının nikah davetiyesini davetlilere göndersin ki?
Yoksa birileri koltuğunda istikrarla oturan bu iki bürokratı silmeye mi çalışıyor?
Amacım bazı çevrelerin diline doladığı ve devletin çeşitli kurumlarınca da “not edildiğini” duyduğum bu olayların doğruluğunu sorgulamak.
Kimseyi karalamak değil.
Yanıtlarını vermesi gerekenler verir.
Vermezlerse de canları sağ olsun!
Hepinize iyi haftalar…

Bir cevap yazın